Mehmet Bidav
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İnsanların Ne Giydiğiyle Uğraşmayın!

İnsanların Ne Giydiğiyle Uğraşmayın!

featured

Türkiye’nin çözmesi gereken meselelerin listesi hayli uzun.
Ekonomik kriz, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk, eğitim, sağlık, adalet, liyakat, göç, bölgesel eşitsizlikler, gençlerin gelecek kaygısı…
Ama “devlet ciddiyeti” bu sorunların çözümüyle değil, bir valinin bisiklet sürerken ne giydiğiyle uğraşıyor.

Ardahan eski Valisi Mehmet Fatih Çiçekli‘nin profesyonel bisiklet kıyafetiyle çekilmiş fotoğrafları önce siyasetin, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındı.

Hem de kim tarafından?
Kendisini “aydın”, “çağdaş” ve “özgürlükçü” bir siyasi geleneğin temsilcisi olarak gören CHP’nin Kars Milletvekili İnan Akgün Alp tarafından…

Kime şikâyet edildi?
Hükümete.
Cumhurbaşkanına.
AK Parti’ye…

AK Parti ki, yıllarca başörtüsü meselesini kıyafet özgürlüğü mücadelesi olarak Meclis kürsüsüne taşımış, bunun üzerinden siyaset yapmış ve geniş toplum kesimlerinin desteğini kazanmış bir parti.

Bir tarafta özgürlükçülük iddiasındaki muhalefet, bisiklet süren valinin taytını Meclis’e taşıyor.
Diğer tarafta yıllarca “İnsanların kıyafetine karışmayın” diyerek iktidara yürüyen AK Parti Valiyi görevden alıyor.
Bir devlet görevlisinin başarısını veya başarısızlığını tartışmıyoruz. Yönettiği şehre ne kattığını, halkla nasıl bir ilişki kurduğunu, hangi sorunları çözdüğünü konuşmuyoruz. “Tayt”ı konuşuyoruz. İnsanların ne giyip ne giyemeyeceğini… Giysilerin ülkeyi yıkma potansiyelini…

Türkiye’nin insan bedeni ve kıyafetle eski bir hesabı var.
Devlet, siyaset ve toplum; insanın başına, saçına, sakalına, eteğine, pantolonuna bakmadan duramıyor. Yıllarca bunları konuştu. Siyasetin gündemi haline getirildi.

Türkiye’nin son yirmi beş yıllık siyasi tarihini hatırlayanlar bilir.
AK Parti’nin siyasal yükselişinin en güçlü argümanlarından biri kıyafet özgürlüğüydü. Başörtülü öğrenciler üniversite kapılarında bekletildi. Kadınların ne giyebileceği devlet meselesine dönüştü. Bir kadının başındaki örtü eğitim hakkının, kamuda çalışmasının, hatta Meclis’e girmesinin önüne konuldu.

AK Parti ve muhafazakâr siyaset bütün bunların karşısına güçlü ve haklı bir cümleyle çıktı:
İnsanların ne giydiğiyle uğraşmayın.

Doğruydu.
Devlet insanların kıyafetini belirlememeli.
Siyaset insanların bedenleri üzerinde vesayet kurmamalı.

Başörtüsünde “bireysel tercih” deyip taytta “devlet ciddiyeti” demeye başladığınız anda savunduğunuz şey özgürlük olmaktan çıkar. Fiili olarak toplumu baskı altına alır, ayrıştırır ve yeni bir kıyafet yönetmeliği yazmaya başlarsınız. “Devlet ciddiyeti” dediğiniz şey bu!

“Devlet ciddiyeti” bir kıyafet biçimi değildir.
Hukuktur.
Liyakattir.
Haktır.
Adalettir.
Özgürlükleri korumaktır.
Hesap verebilirliktir.
Ülkenin ve toplumun sorununu çözme kapasitesidir.

Bir vali takım elbisesiyle on saat makamında oturup şehrin sorunlarına dokunmuyorsa, kravatının devlete sağlayacağı katkı sıfırdır. O vali yüktür!
Bir vali bisiklet taytıyla halkın arasına karışıyor, insanlarla konuşuyor, gençleri spora teşvik ediyor, şehrinin doğasını tanıtıyorsa, sorunlarını çözüyorsa, çözmeye çalışıyorsa o vali sadece iyi bir vali değil, iyi bir insandır da…

Recep Yazıcıoğlu’nun yıllar sonra hâlâ hatırlanmasının nedeni doğal davranışları ve halkla iç içe olmasıydı. “Halktan biri!” Aynı zamanda sorumlu yönetici. Çözümcü. Düşünen, soru soran yanıt arayan biri olmasıydı.
Toplum yöneticilerin çoğunun adını unutur. Ama kendisine dokunan yöneticiyi kolay kolay unutmaz.

Son söz olarak; bisikletle ileri gitmek istiyorsanız pedal çevirmek zorundasınız.
Sürekli insanların ne giydiğine bakarsanız; kimin başını örttüğünü, kimin saçını açtığını, kimin eteğinin kısa olduğunu, kimin sakal bıraktığını, kimin kravat takmadığını, kimin tayt giydiğini tartışırsanız ileri gidemezsiniz.

Dante‘nin İlahi Komedya‘sındaki cimriler ve savurganlar gibi: Ağır yükleri birbirlerine doğru itersiniz; çarpışır, bağırır ve sonra dönüp aynı şeyi yeniden yaparsınız…

Başörtüsü, etek, sakal, tayt…

İnsanların ne giydiğiyle uğraşmayın.
Güzel insanları üzmeyin.

İnsanların Ne Giydiğiyle Uğraşmayın!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter