Basit, çok basit bir sorum var:
“Çözüm Süreci”nde ne olup bittiğini bilen var mı?
Mesela ne görüşülüyor ya da görüşmelerde ne kadar yol alındı ya da alınmış mıdır; alınmış ise alınan şey nedir? Çelişkiler var mı varsa nelerdir, hangi noktalardadır, kabul gören – görülmeyen nedir filan…
Açıklamalarda tek ipucu yok.
Sadece klişeler var: “Görüşmeler iyi geçti, yararlı oldu” falan filan.
Bu bir “tedbir mi?”
“Tedbir” bir yere kadar kabul edilebilir; tamam. Lakin bu kadarı fazla.
Belli ki toplumsal tabanı sürece katmayan her şeyi üstten kendince halletmeye çalışan bir baskın akıl var.
Bu hiç değişmiyor.
Her defasında, her açıklamada “katılım, destek, duyarlılık” bekleniyor.
Çok soyut…
Katılım sağlanacak şey nedir?
Yanıt yok!
Bildiğim tek şey şu:
Bu bir diplomasi değil; kitle diplomasisi hiç değil…
Unutmamalıyız ki açıklık, tek politik ahlaki disiplindir.
“Görüşmeler” sonrası yapılan basın açıklamalarına bir bakın: Her biri ketum, taştan-demirden… İnsanlar satır aralarında bir şeyler bulmak için çırpınıyor.
Bu halk bunu hak etmiyor.
90’lı yıllara bir bakın!
90’lar bu halkın onurlu adını taşıyor. Büyük acılar ve yokluklar yaşayan halkın…
Bu halk bu kapalılığı, bu ketumluğu, bu dışlanmışlığı, bu süreç dışı bırakılmışlığı hak etmiyor.
2000’lerin siyaset elitinin 90’lı yıllar samimiyetine ve direncine yaptığı şey, tek kelimeyle EZİYET’tir…
Başka da bir şey değil.
