Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yorulmaz Arayış: Sonuçsuz Sevginin Kutsallığı

Yorulmaz Arayış: Sonuçsuz Sevginin Kutsallığı

featured

Şartsız, beklentisiz, yasasız bağlananlara…

Ben sendeki arayışı sevdim.
O yorulmaz arayışını…
Yokluktaki cüret edişini…
Yalınlığını ve yalnızlığını sevdim.
O yer çekimine karşı koyuşunu…

O sıra dışı, şaşırtıcı metafiziğini…

* * *

Trajedi nedir diye sorarsanız, yaşamın akışını değiştirememektir derim.
Sevmemiş olmaktır birini…
Birini ya da bir şeyi o kadar istersiniz ki ve o da sizi ister ancak başaramazsınız. Zaman değişir/geçer, hayatınıza yığınca şey girer; bir başkasıyla olursunuz örneğin ama unutamazsınız. Hiç görmediğiniz, görüşmediğiniz halde oradadır. Ve bu duygu o kadar baskındır ki sürüklendiğinizi görürsünüz ancak yapabileceğiniz bir şey yoktur. Hayatın altında kalmıştır o. Bir daha yaşanmayacağını bildiğiniz ve buna inandığınız halde vazgeçemezsiniz.

Latife-i Rabbaniye gibi, zihnimizde tamamen bizim dışımızda ve asla kontrol edemeyeceğimiz, değiştiremeyeceğimiz bir noktanın, bir şeyin varlığına işaret eder bu. Delicedir. Her şeyinizi kontrol edebilirsiniz ancak bunu kontrol edemezsiniz.  Yıllar geçer, iklimler değişir, hayatınızda birçok şey olur, fikirleriniz, mekanlarınız değişir; köprü altından çok su geçer mesela, farklı ilgiler edinirsiniz ancak o değişmez.

Bilimin kelamı şudur: Biriyle ya da bir şeyle yoğun bir sevgi veya aşk bağı kurduğumuzda, beyin adeta bir ödül mekanizmasına dönüşür. Dopamin (ödül ve motivasyon), oksitosin (bağlanma ve şefkat) ve serotonin (mutluluk) hormonları tavan yapar. Beyin bu yoğun kimyasal kokteyli “hayati bir ödül” olarak kodlar. İlişki bitse bile, beyin o yüksek “iyi hissetme” haline geri dönmek ister ve o kişiyi hatırlatarak bu hissi arzular.

Böylece zaman asla kendini “geçmiş”, “şimdi” ve “gelecek” olarak kodlamaz. Yaşanan şeyi geride bırakmaz; “geçti gitti” diye “geçmiş”in kucağına atmaz.

Bu dünyada “mazi” yoktur ve kendinizi savunma/sakınma gereksinimi duymazsınız. Öylece kalakalırsınız. Her şey üzerinize üzerinize gelir; boğulacak gibi olursunuz yine de vazgeçmezsiniz.  Reel dünyanın yaptığı telkinler, mantık çağrıları karşılık bulmaz.  Öyle ki, o korkunç reddediliş, o boşluk hissi; o güzel varlığın kıymet bilmezliği bile yıkamaz sizi; canınız yanar ama dayanırsınız.

Nesimi, “aşkı, özne ile nesne arasındaki mesafeyi sıfırlayan eritici bir güç” olarak tanımlar. “Bu güçle aşık ile sevgili arasındaki mesafe kalkar ve geriye sadece ‘birlik’ kalır” der. Bu tanımlama elbette bilgecedir ve evrensel olana yakındır.

Bendeki farkı şudur: Sevgi, aşk, tutku ya da bağlanış her durumda “birlik” ya da “uzlaşma” aramaz. Özlü duygular birlik, ilgi ve uzlaşı arayışına değil sevilenin (ya da sevgilinin) varlığına odaklanır. Çünkü, derin duygulanımları yaratan şey sonuçlar değil, arayışın kendisidir.

Ve içinizde tutkulu bir nehir geçer: Ben sendeki arayışı sevdim. O yorulmaz arayışını… Yokluktaki Cüret edişini… Yalınlığını ve yalnızlığını sevdim. O, yer çekimine karşı koyuşunu… O sıra dışı şaşırtıcı metafiziğini…

Öyle ya: Biriyle yoğun bir sevgi veya aşk bağı kurduğumuzda, beyin adeta bir ödül mekanizmasına dönüşür. Bağlanma, şefkat ve mutluluk hissi tavan yapar. Ve beyin bunu “hayati bir ödül” olarak kodlar.  İlişki bitse bile, beyin o yüksek “iyi hissetme” haline geri dönmek ister ve o kişiyi, o şeyi ya da o varlığı hatırlayarak bu hissi arzular.  Ve böylece zaman asala kendini geçmiş, şimdi ve gelecek olarak kodlamaz. Yaşanan şeyi geride bırakmaz; “geçti gitti” diye “geçmiş”in kucağına atmaz.

Aşk ki, arayışın kendi kutsallığı ve tek taraflı varoluşuysa eğer (ki öyledir) bendeki bu çaresiz ancak saygın adanmışlık da karşılık beklemeden sürüp gider… Altımızdaki toprak, üstümüzdeki gök kubbe çekilse de; zaman tüm soruları yanıtsız da bıraksa değişmez…

Editörün Notu: Munzur Press’te yayımlanan köşe yazılarında dile getirilen görüş, değerlendirme ve ifadeler yazara aittir; Munzur Press’in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Yorulmaz Arayış: Sonuçsuz Sevginin Kutsallığı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter