“Sağlık sadece hastalıkların olmaması değildir.” Prof. Dr. Nusret Fişek
Soma’dan yine aynı haber: Özel bir işletmede üç işçi daha öldü. Toplam beş can. Birer sayıya indirgenmeden söyleyelim: Onlar işçiydi, babaydı, evlattı…
Dünya ne yapıyor? Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, 2025’te küresel elektriğin %17’si güneş ve rüzgârdan üretildi…
Kömür santralleri bir bir kapanıyor. Kömüre bağlı ölümler azalıyor diye sevinirken bizde neden artıyor?
Neden bizde?
Birincisi: Enerji Politikası Sınıfsaldır
Kömür, en ucuz ve en güvencesiz emeği gerektirir. Taşeron, rödovans, günübirlik iş… Güneş paneli kurmak yerine kömürde ısrar, daha fazla sömürü demektir. Ölüm, maliyet kalemine yazılır…
İkincisi: Koruyucu Hekimlik İlkeleri Rafa Kalktı
Ülkemizde yaşamsal olan koruyucu hekimlik ilkeleri maalesef rafa kalktı…
İşçi sağlığı, iş cinayetinden sonra gelen ambulans değildir.
İşçi sağlığı, cinayet olmadan önce havayı ölçmek, tozu indirmek, gazı izlemek, işçiyi dinlendirmektir…
Soma’da 2014’te 301 can gitti. Tek bir patron cezaevinde kalmadı…
Denetim özelleşti, sendika susturuldu, müfettiş sayısı bilinçli olarak azaltıldı…
Üçüncüsü: Her İş Cinayeti Önlenebilir Bir Toplum Sağlığı Sorunudur
Mesaj nettir: Her iş cinayeti önlenebilir bir toplum sağlığı sorunudur.
Beş işçinin ölümü, işverenin kâr hırsı ile devletin denetimsizliğinin ortak ürünüdür…
Kömürün değil, yaşamın enerjisini istiyoruz.
Güneşi ve rüzgârı sermayeye değil, halka açın…
Madenleri kâr için değil, insan için denetleyin…
Yoksa Soma hep 301 olarak kalacak. Yazık ki ne yazık!..
Sevgilerimle…
Dr. Mustafa Torun
