Barışın Karşılığı Eşitlik ve Güvence Olmalı

featured

Kürt sorununun çözümü için kullanılan “Türk modeli” ifadesi sorunlu bir adlandırmadır. Türk halkı ile devletin ve iktidarın politikaları aynı şey değildir. Bir halkı iktidarla eşitlemeden, önerilen çözümün içeriğini tartışmamız gerekiyor.

İktidarın Kürt sorununda nasıl bir çözüm öngördüğünü bilmek istiyoruz. Kürt halkının dili, kimliği ve kültürü hangi haklarla güvence altına alınacak? Eşit yurttaşlığın önündeki engeller nasıl kaldırılacak?

Desteklenebilecek çözümün ölçüsü açıktır: Asimilasyonu ve inkârı reddeden, Kürt halkının kendi kimliğiyle eşit ve özgür yaşamasını sağlayan demokratik bir düzen. Görüşmelerin böyle bir düzenin kurulmasına hizmet etmesini bekliyoruz.

Devletin geçmişte Kürt meselesine verdiği cevapları biliyoruz. Kimliğin reddedildiği, dilin yasaklandığı, kültürün baskı altına alındığı dönemler yaşandı. Köyler yakıldı ve boşaltıldı; insanlar yerinden edildi, öldürüldü, kaybedildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Cizre’de, Nusaybin’de ve Yüksekova’da yaşanan çatışmaların ve yıkımların izleri de toplumun hafızasında duruyor.

Bu nedenle yeni bir dönemin başladığını söylemek, tek başına güven yaratmaya yetmez. Devletin mağduriyetleri gidermesi, adalet taleplerine karşılık vermesi ve aynı acıların yeniden yaşanmasını önleyecek adımlar atması gerekir. Geçmişle yüzleşmek, barışın toplumsal temelini güçlendirir.

Ancak Kürt halkının geçmişi yalnızca acılardan oluşmuyor. Mücadele içinde korunan kimlik, elde edilen kazanımlar, gelişen toplumsal bilinç ve biriktirilen siyasi deneyimler de bu tarihin parçalarıdır. Kürt hareketinin bugünkü barış ve demokratik çözüm yaklaşımı, bu birikimin içinden gelişmiştir. Hareketin bugünkü tutumunu, geçmişini bir tarafa bıraktığı düşüncesiyle açıklayamayız. Geçmişin kazanımları ve deneyimleri, geleceğe ilişkin politikalarının oluşmasında da rol oynamaktadır.

Devletin sorumluluğu, bu barış iradesine demokratik haklar ve hukuki güvencelerle karşılık vermektir. Kürt kimliğinin tanınması, dil ve kültür haklarının korunması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesi, çözümün temel başlıklarıdır.

Bu hakların insanların gündelik hayatında karşılığı olmalıdır. İnsan kendi dilini kullanırken baskı görmemeli, kimliğini ifade ederken korkmamalı, siyasi iradesiyle yönetime katılabilmelidir. İktidarın hangi düzenlemeleri yapacağını açıklaması ve bunları uygulaması, sürece duyulan güveni artıracaktır.

Biz Türk halkının da Kürt halkının da kimliğini koruyarak eşit haklarla yaşayacağı bir ortak gelecek istiyoruz. Çatışmaların sona ermesini, insanların hayatını kaybetmemesini ve sorunların demokratik siyaset yoluyla çözülmesini önemsiyoruz.

İktidara yönelttiğimiz soru açıktır: Kürt halkının eşit ve özgür yaşaması için hangi somut adımları atacaksınız?

Görüşmelerin başarısını, ortaya çıkacak kararlar ve bu kararların hayata yansıması gösterecek. Barış, geçmişin acılarıyla yüzleşen ve mücadeleyle gelişen hak taleplerini güvenceye alan bir düzenle kalıcı olabilir.

Editörün Notu: Munzur Press’te yayımlanan köşe yazılarında dile getirilen görüş, değerlendirme ve ifadeler yazara aittir; Munzur Press’in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Barışın Karşılığı Eşitlik ve Güvence Olmalı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter