Emekli Hekimin Yoksulluğu Bir Emek Tasfiyesi Öyküsü mü?

featured

“Bu toplumda çalışanlar kazanmazken, çalışmayanlar kazanmaktadırlar.” Friedrich Engels

Emekli hekimlerin bugünkü yoksulluğu bireysel bir talihsizlik değil, 40 yıllık neoliberal sağlık politikalarının bilinçli bir sonucudur…
Bu politika maalesef son yirmi yılda ivme kazanmıştır…
Hekim emeği önce değersizleştirildi, sonra tasfiye edildi. Şimdi ise emeklilikte açlığa mahkûm ediliyor…
Tabloyu en alttan yukarı doğru okuyalım…

Bağ-Kur Emeklisi Hekim

En derin yoksulluk… Muayenehanesi kapatılan, özel sektörde parça başı iş yapmaya itilen hekimdir…
Yıllarca primini cebinden, yüksekten yatırmak zorunda kaldığını anımsayalım…
Bugün eline geçen maaş 20–26 bin TL civarındadır…
TÜRK-İŞ’e göre açlık sınırı 26 bin TL’yi aşmışken, bu maaşla nasıl yaşanır?
Bu hekim 70 yaşında nöbet tutuyorsa hekimliği çok sevdiğinden değil, ev kirasını ödeyemediğindendir…
Bu düpedüz açlık sınırıdır dersek çok mu abartmış oluruz? Yazık ki ne yazık!

SGK (Eski SSK) Emeklisi Hekim

Ucuza sömürülen tecrübe…
Özel hastane zincirlerinde yıllarca sigortalı çalıştırılmış hekim…
Patronun primini hep asgari ücretten gösterdiğini anımsayalım…
Emekli olduğunda maaşı Bağ-Kur’dan biraz daha iyidir…
Özel hastane patronu için ise bulunmaz bir nimettir…
Emekli olmuş, mecbur kalmış, tecrübeli hekimi asgari ücrete yakın bir ücrete, hem de güvencesiz çalıştırıyor…
Hekimin emekliliği patronun kâr marjı oluyor…

Emekli Sandığı Emeklisi Hekim

Cezalandırılan sadakat dersek konu daha iyi anlaşılır…
Devlete 30–35 yıl hizmet vermiş, en kıdemli, en donanımlı hekim…
Maaşı diğerlerine göre yüksek olup 55–65 bin TL civarındadır…
Ama büyük şehirde insanca yaşamaya yetmediğinin altını çizelim…
Geçim derdiyle özel sektöre adım attığı anda devlet onu resmen cezalandırıyor…
5510 sayılı Kanun ve Sosyal Güvenlik Destek Primi ile emekli maaşı %50’den fazla kesiliyor…
Yani devlet diyor ki: “Seni yoksul bıraktım, çalışırsan da cezalandırırım.” Bu, yıllarca hizmet etmiş memura reva görülen açık bir cezadır…

Peki, Bu Üçlü Tablo Neyi Göstermektedir?

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın mantığını gösteriyor…
Genç hekimi performansa, ciroya, 5 dakikada hasta bakmaya mahkûm eden sistemi işaret ediyor…
Yaşlı hekimi ise yoksulluğa mahkûm ediyor…
Amacın aynı olduğunu; hekimi yalnızlaştırmak, emeğini ucuzlatmak ve özel sağlık sermayesine ucuz iş gücü yaratmak olduğunu özellikle vurgulayalım…

Çözüm Nedir?

Üzülmek, hekime plaket veya sadece “yeşil pasaport” vermek değildir…
Çözüm sınıfsal olup sınıf mücadelesindedir…

Ne Yapılmalı?

a) Talebi Birleştirmek

Emekli hekim maaşları arasındaki bu kast sistemi derhal kaldırılmalıdır…
TTB, “Tüm hekimlere insanca, tek ve emekliliğe yansımış temel ücret” talebini gerektiğinde etkin eylemlerle yükseltmelidir…
En düşük hekim emekli maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır…

b) Yasal Gaspı Kaldırmak

Emekli olup çalışmaya devam eden hekimden kesilen “Sosyal Güvenlik Destek Primi” derhal kaldırılmalıdır…Çalışmak bir ceza değil, yaşam hakkıdır. Bu kesinti, anayasal çalışma özgürlüğüne aykırıdır…

c) Ortak Mücadele Hattı Kurmak

Emekli hekim dernekleri ve sendikaları bir dayanışma ve çay kulübü olmaktan çıkmalı, tabip odalarının içinde aktif bir güç olmalıdır…“Genç Hekim–Emekli Hekim Buluşmaları” yapılmalıdır…

Bugün asistanın nöbeti ile emekli hekimin yoksulluğu aynı patronun eseridir. Bunu asla unutmayalım…
Ankara’da SGK önünde, Meclis’te, Sağlık Bakanlığı önünde, alanlarda “Emekli Hekim Nöbetleri” başlatılmalıdır…Beyaz önlük emeklilikte de giyilmeli ve eylemlerde tüm hekimler yan yana olmalıdır…

Son Sözümüz Ne Olmalı?

Unutmayalım ki bir toplum emekli hekimini açlığa terk ediyorsa o toplum sağlığını da terk etmiş demektir…
Bu kavga sadece emekli hekimin değil, bütün hekim emeğinin, tüm emeklilerin, ezilenlerin kavgasıdır…
Ya yan yana olacağız ya da başımıza gelenlere razı olacağız…
Sözlerimi Mahzuni Şerif ustamızla bitireyim…

Bugünüm harap oldu
Dünden iyi midir ki
Doktor hasta ben hasta
Benden iyi midir ki

Sevgiler…

Dr. Mustafa Torun

Editörün Notu: Munzur Press’te yayımlanan köşe yazılarında dile getirilen görüş, değerlendirme ve ifadeler yazara aittir; Munzur Press’in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Emekli Hekimin Yoksulluğu Bir Emek Tasfiyesi Öyküsü mü?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter