Dersim’de avukat Barış Yıldırım tarafından, Bingöl’ün Genç ilçesi ile Diyarbakır’ın Lice ilçesi sınırlarında Sarım Çayı ve yan kolları üzerinde yapılması planlanan BİRSU Hidroelektrik Santrali (HES) projesine verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada bilirkişi raporu hazırlandı.
Bilirkişi heyeti, BİRSU HES projesine ilişkin ÇED raporunun hidroloji, hidrojeoloji, ekoloji, flora-fauna, orman, tarım ve kümülatif çevresel etkiler açısından önemli eksiklik ve belirsizlikler içerdiğini belirtti.
Raporda, 3 Ocak 2023 tarihli ÇED Olumlu kararının yeterli bilimsel ve mühendislik temeline dayanmadığı yönünde değerlendirmede bulunuldu.
Sarım Çayı’nın ekolojik yapısına dikkat çekildi
Bilirkişi incelemesinde Sarım Çayı ve çevresindeki biyolojik çeşitlilik de ele alındı.
Raporda, bölgede bulunan Batman bantlı çöpçü balığı ile su samurunun ekolojik açıdan özel önem taşıdığına dikkat çekildi. Projenin su rejimi ve habitat sürekliliği üzerindeki olası etkilerinin yeterince ortaya konulmadığı belirtildi.
Dava dilekçesinde de bölgede yaban keçisi, keklik, vaşak, bozayı ve kurt gibi türlerin bulunduğu, ayrıca dünyada neslinin tükendiği sanılan Batman bantlı çöpçü balığının Sarım Çayı’nda tespit edildiği belirtilmişti.
BİRSU HES kapsamında 2 regülatör, 3 bent, 5 iletim tüneli, yükleme havuzu, cebri boru, santral binası, kırma-eleme tesisi ve hazır beton santrali yapılması planlanıyor. Dava dilekçesinde bu yapıların habitat tahribatına yol açacağı savunulmuştu.
“Can suyu yeterli değil”
Bilirkişi raporunda, proje kapsamında bırakılması öngörülen can suyunun özellikle kurak dönemlerde ekolojik ihtiyaçları karşılayıp karşılamayacağına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Raporda, hidrolojik veriler, akış rejimi ve çevresel akış hesapları açısından eksiklik ve belirsizlikler bulunduğu belirtildi.
Heyet ayrıca projenin su rejimi üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kümülatif etki değerlendirmesi
Bilirkişi raporunda, BİRSU HES’in Sarım Çayı’nın içinde bulunduğu Dicle Havzası’ndaki diğer baraj ve HES projeleriyle birlikte oluşturacağı kümülatif etkinin yeterince değerlendirilmediği belirtildi.
Dava dilekçesinde de havzada işletmede, yapımı tamamlanmış veya planlama aşamasında çok sayıda baraj ve HES projesi bulunduğu, bunların BİRSU HES ile birlikte oluşturacağı etkinin ÇED raporunda kümülatif olarak ele alınmadığı savunulmuştu.
Proje alanındaki risklere dikkat çekildi
Raporda proje alanındaki orman ve doğal alanların yanı sıra erozyon, heyelan, çığ ve kaya düşmesi gibi risklerin de yeterince değerlendirilmediği yönünde tespitlere yer verildi.
Dava dilekçesinde ise proje sahasının diri fay hattı üzerinde ve 1. derece deprem bölgesinde bulunduğu belirtilmişti.

Yıldırım ÇED kararının iptalini istemişti
Dersim’de avukat Barış Yıldırım tarafından açılan davada, BİRSU HES projesine verilen ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edilmişti.
Dilekçede, yöre halkının Halkın Katılımı Toplantısı’nda projeye karşı çıktığı, ancak itirazların ÇED raporunda yeterince değerlendirilmediği savunulmuştu. Ayrıca HES nedeniyle köylülerin kullandığı su kaynaklarının ve yeraltı ve yüzey sularının zarar görebileceği ileri sürülmüştü.
Yıldırım, mahkemeden ÇED Olumlu kararının yürütmesinin durdurulması ve ardından iptaline karar verilmesini talep etmişti.
Bilirkişi raporunun mahkemeye sunulmasının ardından gözler, BİRSU HES projesine verilen ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada mahkemenin vereceği karara çevrildi.
