Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde 1992 yılında hizmetli olarak işe başladığı feribotta temizlik yapan, yolculara çay dağıtan, araçların giriş-çıkışına yardımcı olan ve halatları kıyıya bağlayan Süleyman Erbil, kaptan köşkünü izleyerek öğrendiği mesleğini 30 yıldır sürdürüyor. Keban Baraj Gölü’nün sularında her gün dümenin başına geçen Erbil, kimi zaman hastaneye yetişmeye çalışanları, kimi zaman evine dönenleri, kimi zaman da birbirine kavuşmayı bekleyenleri iki kıyı arasında taşıyor.
Fırat Nehri üzerinde 1965 yılında yapımına başlanan ve 1974’te tamamlanan Keban Barajı ile bölgenin coğrafyası büyük ölçüde değişti. Baraj sularının yükselmesiyle Elazığ ile Tunceli arasındaki bazı yerleşim alanları ve eski ulaşım güzergâhları su altında kaldı. Çemişgezek ve Pertek ilçelerinin Elazığ ile bağlantısında ise feribotlar yıllar içinde günlük yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri haline geldi.
Keban Baraj Gölü’nün iki yakası arasında yıllardır süren bu yolculuğun en eski emekçilerinden biri de Süleyman Erbil oldu.

HALATLARDAN DÜMENE UZANAN HİKAYE
Çemişgezek’in sarp dağları arasında bulunan bir köyde büyüyen Erbil, ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başladı. Köyde çobanlık yaptı, karşısına çıkan farklı işlerde çalıştı. 1992 yılında kendisine yapılan bir öneri ise hayatının yönünü değiştirdi.
O yıllarda feribotta çalışmaya başlayan Erbil’in ilk işi kaptanlık değildi. Araçların feribota alınmasına yardımcı oldu, güverteyi temizledi, yolculara çay taşıdı. Feribot kıyıya yanaştığında halatları alıp iskeleye bağladı. Ancak günlük işlerini yaparken gözü sık sık kaptan köşkündeydi.

Bir yandan elindeki işi yapıyor, diğer yandan kaptanın dümeni nasıl çevirdiğini, feribotu kıyıya nasıl yanaştırdığını, rüzgarı ve suyu nasıl hesapladığını dikkatle izliyordu.
Günler aylara, aylar yıllara dönüştü. Erbil’in kaptan köşküne duyduğu merak ve mesleği öğrenme isteği hiç azalmadı. Yaklaşık 4 yıl boyunca işi gözlemleyerek ve öğrenerek kendisini geliştiren Erbil, sonunda bir zamanlar halatlarını bağladığı feribotun dümenine geçti.
Bir zamanlar kıyıya yanaşan feribotun halatını tutan Süleyman Erbil, bugün aynı feribotun dümenini tutuyor. Aradan geçen yıllarda Keban’ın kıyıları, yolcular ve hayatlar değişse de Erbil’in her gün çıktığı rota değişmedi. Sabah Çemişgezek kıyısından başlayan yolculuğunda, 30 yıldır Fırat’ın iki yakası arasında insanların yollarını birbirine bağlıyor.

30 YILDIR AYNI SULARDA
Erbil, yaklaşık 30 yıldır Çemişgezek Belediyesi’ne ait feribotta kaptanlık yapıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesaisi kimi gün gece yarısına kadar sürüyor. İlk seferini saat 07.00’de yapan Erbil, son seferini ise 23.30’da tamamlıyor.
Kışın soğuğunda, yazın sıcağında, kimi zaman sakin, kimi zaman dalgalı Keban Baraj Gölü’nde dümenin başına geçen Erbil için taşıdığı insanlar yalnızca birer yolcu değil. Yıllar içerisinde hastaneye yetişmeye çalışan hastaları, düğüne gidenleri, cenazesini memleketine götürenleri, işe yetişenleri, öğrencileri ve uzun bir ayrılığın ardından evine dönenleri karşı kıyıya ulaştırdı.
Martıların feribota eşlik ettiği, dağların gölün iki yakasını çevrelediği güzergahta Erbil, aynı sularda binlerce kez gidip geldi. Değişen yolculara, araçlara ve mevsimlere rağmen onun yeri yıllardır aynı kaldı; kaptan köşkü.

‘AZMİM VE HEVESİMLE KAPTANLIĞI ÖĞRENDİM’
Mesleğe başladığı yılları anlatan Erbil, kaptanlığın kendisi için yalnızca bir iş olmadığını belirterek, “1992 yılında kapakçı olarak bu işe başladım. Burada özel feribot vardı, işçi alıyorlardı. Ben de köyde çobanlık yapıyordum, daha doğrusu ne iş olsa çalışıyordum. Çalışkan olduğumu bilenler beni önermiş. Geldim, kaptanla konuştum ve beni işe aldı. İlk başta araçları indirip bindirdim, feribotun temizliğini yaptım, çay servisi yaptım. Feribotun halatlarını kıyıya bağladım. Bütün bu işleri yaparken de sürekli kaptanı izledim. Azmim ve hevesim sayesinde bu işi öğrendim. Yaklaşık 30 yıldır da kaptanlık yapıyorum” dedi.
Yıllar boyunca çok farklı hayatlara tanıklık ettiğini söyleyen Erbil, “İnsanları taşımaktan dolayı çok mutluyum. Hastasını taşımışım, işi olanı yetiştirmişim, sevenleri buluşturmuşum, cenaze taşımışım. Elimden geldiği kadar feribotta herkese yardımcı olmuşum. İşimi çok seviyorum. Sevmesem hizmetlilikten buraya gelemez, yıllardır da bu işi yapamazdım” diye konuştu.
‘BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ’
İlçe sakinlerinden Mazlum Duymaz da Erbil’in feribotta çalışmaya başladığı yılları hatırladığını belirterek, “Çemişgezek’ten Elazığ’a gitmek için Keban Barajı üzerindeki feribotlar kullanılıyor. Süleyman feribotta işe başlamadan önce köylerde çeşitli işlerde çalışıyordu. Maddi imkanları kısıtlıydı, ne iş olsa çalışırdı. Sonra feribotta işe başladı. Halatçılık yaptı, feribotu temizledi, araçların feribota alınmasına yardımcı oldu. Sonra kaptan oldu. Yıllardır kaptanlık görevini en iyi şekilde yapıyor. Gerçekten bir başarı öyküsü. Azmi ve çalışkanlığı sayesinde bugünlere geldi” ifadelerini kullandı.
İlçe sakinlerinden Medai Demir ise Erbil’in yıllardır aynı heyecanla çalıştığını ifade ederek, “Süleyman’ı küçük yaşlarından beri çok iyi tanırım. İlk zamanlarda feribotu kıyıya bağlıyordu. Daha sonra temizlik ve elektrik işlerini yaptı. İşi öğrendikten sonra kaptanlığa başladı. Yaklaşık 30 yıldır da kaptanlık yapıyor. Yıllardır bizi bu feribotla iki kıyı arasında taşıyor. Kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

Bu haber, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Basın Konseyi Dayanışma ve Geliştirme Vakfı tarafından yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamındaki FSTP Hibe Programı desteğiyle hazırlanmıştır. Haberin içeriğinden yalnızca Munzur Press sorumludur ve içerik Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
