Tunceli’nin Ovacık ilçesinde, Munzur Dağları’nın eteklerindeki verimli arazilerde yetiştirilen organik kuru fasulyenin hasadı başladı. Haziran ayında toprakla buluşan fasulye, yaklaşık 3 aylık bakım ve sulamanın ardından kadınların yoğun emeğiyle tarladan sofraya uzanan yolculuğuna devam ediyor. Sabah saat 06.00’da tarlalara giren kadınlar, gün boyu güneş altında fasulyeleri tek tek topraktan söküyor. Günlük 2 bin lira yevmiyeyle çalışan kadınlardan kimi ailesinin geçimine katkı sağlıyor, kimi de üniversitede okuyan çocuklarının eğitim masraflarını karşılıyor. Hasat edilen Ovacık fasulyesi Türkiye’nin farklı kentlerinin yanı sıra Almanya, İsviçre, Kanada, Belçika ve İngiltere’ye de gönderiliyor.
Munzur Dağları’nın eteklerinde kurulu Ovacık ilçesinde, dağlardan gelen su kaynaklarının hayat verdiği tarım arazileri, bölgedeki birçok ailenin önemli geçim kaynakları arasında yer alıyor. İlçede her yıl yüzlerce dönüm araziye ekilen kuru fasulye ise Ovacık’ın öne çıkan tarımsal ürünlerinden biri olarak biliniyor. Haziran ayında ekilen fasulye tohumları, yaz boyunca sulanıp bakımı yapıldıktan sonra eylül ayının sonlarına doğru hasat olgunluğuna ulaşıyor.

GÜN DOĞMADAN TARLADA MESAİ BAŞLIYOR
Fasulye hasadının başlamasıyla ilçedeki tarlalarda sabahın ilk ışıklarıyla hareketlilik yaşanıyor. Tarla sahipleriyle günlük 2 bin lira yevmiye karşılığında anlaşan kadınlar, saat 06.00 sıralarında tarlalara geliyor. Eldivenlerini takan kadınlar, sıralar halinde ilerleyerek olgunlaşan fasulye bitkilerini köklerinden tek tek söküyor.
Saatler boyunca eğilerek ve güneş altında çalışan kadınlar, söktükleri bitkileri tarlada yığınlar halinde bir araya getiriyor. Gün ilerledikçe artan sıcaklık ve yorgunluğa rağmen hasadı sürdüren kadınlar, zaman zaman söyledikleri türkülerle tarladaki uzun mesailerine devam ediyor.
Kadınların emeği ise fasulyenin topraktan sökülmesiyle sona ermiyor. Hasat edilen bitkiler, nemini kaybetmesi için birkaç gün boyunca açık arazide güneş ve rüzgar altında kurumaya bırakılıyor. Kuruyan fasulyeler daha sonra yeniden toplanarak patoz makinesinden geçiriliyor.

TOPRAKTAN SOFRAYA UZANAN EMEK
Patoz makinesinde sap ve kabuklarından ayrılan fasulye taneleri torbalara doldurularak evlere veya ambarlara taşınıyor. İşlem sırasında geriye kalan saman da atılmayarak üreticiler tarafından kış aylarında hayvan yemi olarak değerlendiriliyor.
Fasulyenin satışa hazır hale gelmesi için kadınların mesaisi yeniden başlıyor. Patozdan geçirilen fasulyeler kadınlar tarafından tek tek elden geçirilerek içerisindeki taş, toprak, yabani ot ve diğer yabancı maddeler ayıklanıyor. Temizlenen ürünler daha sonra paketlenerek satışa hazırlanıyor. Böylece haziran ayında tohumun toprağa bırakılmasıyla başlayan üretim süreci, eylül sonunda yine büyük ölçüde kadınların emeğiyle tamamlanıyor.

OVACIK’TAN YURT DIŞINDAKİ SOFRALARA
Protein ve lif değeri yüksek olan Ovacık fasulyesi, pişerken kolay dağılmaması ve kabuğunun sertleşmemesi gibi özellikleriyle tercih ediliyor. Ürün, kalitesine göre kilogramı 150 ile 200 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.
Ovacık’ta üretilen fasulyeler Türkiye’nin birçok kentine gönderilirken, bazı kooperatifler, firmalar ve üreticiler aracılığıyla yurt dışına da ulaştırılıyor. Munzur’un suyuyla yetişen ve kadınların emeğiyle hasat edilip satışa hazırlanan fasulyeler başta Almanya olmak üzere İsviçre, Kanada, Belçika ve İngiltere’deki tüketicilere ulaşıyor.

‘EMEĞİMİZLE, ALNIMIZIN TERİYLE KAZANIYORUZ’
Hasatta çalışan Emine Sarıgöl, geçimini sağlayabilmek için gün boyu tarlada çalıştığını belirterek, “Sabah 6’da tarlaya geliyoruz, eldivenlerimizi takıp fasulyeleri tek tek topraktan çekiyoruz. Çektiklerimizi yığın haline getiriyoruz. Daha sonra bu fasulyeler birkaç gün bekletilip patosa vurulacak. Fasulyelerimiz doğal, organik. Güneşin altında hep çalışıyoruz. Belimiz ağrıyor, kolumuz ağrıyor. Bizim başka bir geçim kaynağımız yok. Sabahtan akşama kadar çalışıyoruz ki geçinebilelim. İhtiyaçlarımız var. Kimsenin eline bakmadan emeğimizle, alnımızın teriyle çalışıyoruz ve kazanıyoruz” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIN OKUL MASRAFLARINI ÇIKARIYORUM’
Hasatta çalışan Gülten Sarıgül ise üniversitede okuyan 2 çocuğunun eğitim ve barınma giderlerine katkı sağlayabilmek için tarlada çalıştığını söyledi.
Sarıgül, “Sabah erkenden kalkıp tarlaya çalışmaya geliyorum. İki tane üniversite okuyan çocuğum var. Birine yurt çıktı, diğerine çıkmadı ve kiralar pahalı. Ben de onun masraflarını çıkarabilmek için gelip fasulye tarlasında çalışıyorum. Sabah 6’da tarlaya geliyoruz. Eldivenlerimizi takıp fasulyeleri tek tek çekiyoruz. Kuruduktan sonra topluyoruz, patosa veriyoruz. Tane haline geldikten sonra torbalarla eve götürüyoruz. Taşını, otunu temizleyip satıyoruz” diye konuştu.

‘FASULYELERİMİZ ORGANİK’
Üretim sürecinde suni gübre, ürün paketlendikten sonra da katkı maddesi kullanılmadığını belirten Sultan Opuz Şengül de “Ekiyoruz, kurutuyoruz. Ondan sonra patosa veriyoruz. Patostan sonra tek tek eleniyor ve satılıyor. Fasulyemiz tamamen organiktir. Hiçbir gübre ve katkı maddesi kullanılmıyor” dedi.
Ovacık’ta eylül ayının son günlerinde devam eden hasatla birlikte, aylar boyunca toprakta büyüyen fasulye kadınların el emeğiyle tarladan çıkarılıp satışa hazırlanırken, hasadın önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor.

Bu haber, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Basın Konseyi Dayanışma ve Geliştirme Vakfı tarafından yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamındaki FSTP Hibe Programı desteğiyle hazırlanmıştır. Haberin içeriğinden yalnızca Munzur Press sorumludur ve içerik Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
