Şu yaşadığımız mavi gök kubbenin altında bütün milletlerin özgürce yaşama hakkı vardır ve bu her millet için ana sütü kadar helaldır. Bu helallık sadece hristiyan veya bilmem kaç tane devlete sahip Arap veya müslümanlara yönelik ilahi bir hak değildir. Yahudilerin de üzerinde özgür bir insan olarak yaşayabileceği bir toprak parçası olmalıdır.
Siyonizm
Siyonizm, Siyon sözcüğünden türer. Eski zamanlardan beri Kudüs’teki bir tepenin adı olan Siyon, aynı zamanda Kudüs kentinin şiirsel adlandırması olarak kullanılmıştır. Çünkü bu kent Yahudi Devletinin merkezi olmuş, bu ad da Filistin’deki Yahudi ülkesini belirtmiştir.
M.S. 66 yıllarında Romalılara karşı isyan eden Yahudi direnişçileri ‘’Siyon’’ kelimesini ‘’Siyon’un özgürlüğü’’ ve ‘’Siyon kurtuluşu’’ şeklinde kullanmışlardır. (1) Yani, Siyon terimi başta Kudüs ardında anlamı genişletilerek ‘’Yahudi ülkesi’’ olarak Yahudilerce kullanılmıştır. Siyonizm modern zamanlarda ise diasporadaki Yahudilerin vatan topraklarına tekrardan dönmesi demek olmaktadır.
Yahudi Diasporasının Kısa Kronolojisi
● Eski Ahit’in yazdığına göre M.Ö. ikinci bin yıldan itibaren birçok sami kavmi Harran’a doğru yola çıkmış ve bu kavimlerden bazıları Harran’dan Ürdün kıyılarına doğru gitmiştir. İşte bu kavimler daha sonra İbrani olarak anılacaktır. Yine eski Ahit’te bu İbranilerin bir kısmı M.Ö. 1600 yıllarda sonradan Musa önderliğinde kaçacakları Mısır’a doğru yol alır. Yine M.Ö. 1212-1202 yıllarında Mısırlıların, Kenan seferleri sonrasında Memetaph’ın sütunlarında şöyle yazmaktadır: ‘’İsrail terk edildi, tohumları kısır’’ (1)
● İsrail’de 1020 yıllarında ilk kral olarak kabul edilen Seul iktidardadır ve onun halefide Davut’tur (David). Daha sonra kral Davut Kudüs’ü başkent yapacaktır. Davut’un ardında yerine oğlu Süleyman (Salomon) geçer ve tarihte bilinen ve bu gün sadece bir duvarının (ağlama duvarı) kaldığı meşhur mabedi yapar.
● İsrail 853 yıllarında Asurluların saldırılarına uğrar. kısa bir süre Samarya da (2) çok direnmelerine rağmen yenilirler. Böylece İbraniler için ilk sürgün başlamış olur.
Kısa bir dönem sonra İbraniler kendilerini toparlar ve İsrail’de ki yönetimi tekrardan ele alırlar.
● Babil kralı Nebukadnezar 587 yılında İsrail’e saldırıp Kudüs’ü ele geçirir. Ardında halkın bir kısmını Babil’e mecburi iskana (sürgüne) yollar.
● İbranilerin Babil sürgünü 539 yılında Ahamenid kral Kuroş’’un (3) Babil’i ele geçirmesi ile biter. Hemen sonrasında Yahudiler tekrardan anavatanlarına geri dönme imkanı elde ederler. Geri dönen bu Yahudiler İranlıların yardımı (siyasi, maddi) ile tekrardan ünlü Süleyman mabedini onarır ve bu arada geleneklerine göre kendi bölgelerini eskisi gibi ‘’İsrail’’ olarak tanımlarlar.
● İsrail toprakları M.Ö. 330 yılında büyük İskender ile beraber Yunanlıların eline daha sonra da Partların ve akabinde M.Ö. 63 yıllarında ise Romalıların eline geçer.
● Flavius Josephus’un Yahudi Savaşları adlı kitabında anlatığına göre; M.S. 70 yılında Yahudi ayaklanmacılar ile Romalılar arasında çatışmalar sonucunda Romalılar Kudüs’ü yakıp yıkar ve buna ünlü Süleyman mabedi de dahildir. Yahudi halkı ülkeyi terk etmeye zorlanır ve böylece bir acı sürgün daha başlamış olur. Bazı Yahudiler Kuzey ve doğu Avrupa’ya gidecek ve Eşkenazi olarak anılacak, 1948 yılında ise tekrardan kurulacak olan İsrail devletinin de motor gücü olacaktır.
● İsrail toprakları M.S. 638 yılında halife Ömer zamanında müslüman Arapların eline geçer. Bazı Yahudiler kendi dinlerine benzeyen islama geçip asimile olur. Yeni durumdan hoşlanmayan ve sonradan Sefarad Yahudisi olarak tanımlanacak olan kimi Yahudiler ise İspanya ve Portekiz’e gider. Bunlardan bir kısmı da sonra Hollanda ve Belçika’ya gidecektir.
● 20.yy. başlarında Aşkenazi Yahudileri Amerika’ya göç eder ve böylece diaspora son evresine ulaşmış olur.
Theodor Herzl ve Siyonizm
Siyonizmin önemli babalarından Theodor Herzl bu ideoloji için önemli bir kilometre taşıdır. İsrail devleti onun adı zikredilmeden anlaşılması bir hayli zordur. Bu noktada ondan ansiklopedik bilgi anlamında kısada olsa bahsetmemek olmazdı.
T. Herzl (1860-1904) Macaristan doğumlu ve mesleği gazetecilik olan bir Yahudidir. Bir gazeteci olarak Fransa’da ünlü Dreyfus (4) davasını izlemeye gider ve orada Yahudi karşıtlığını bir daha görüp şahit olur. T. Herzl’ı önemli kılan, Yahudi Devleti adlı kitabı ile siyonizmin uygulanabilir bir ideoloji olmasını sağlamasıdır. Bunun için siyonizmin hedefinin bir Yahudi devleti kurulması yönünde olması gerektiğini belirtmiştir. Bunun içinde kısa bir sürede ilk siyonist kongreyi örgütler. Bu kongrede alınan kararlar daha sonra siyonizmin alacağı mesafede önemli rol oynayacaktır. T. Herzl kongreden sonra günlüğünde: ‘’Basel’de Yahudi devletinin temellerini attım’’ diye yazmıştır. Bu arada Yahudi kongresi (WZO) onun önemli bir kısmı tıpkı T. Herzl gibi sosyalist siyonistlerden oluşmaktaydı.
19. yy. uluslaşma dönemidir ve her toplum ulus olmak istemiştir, bunlardan biride Yahudilerdir. Aynı zamanda siyonizm, 19. yüzyıl sonlarına doğru Doğu Avrupa’da Yahudilerin vahşi bir şekilde katledilmeleri ve Batı Avrupa’daki antisemitizme karşı bir cevap olarak doğmuştur. Bu sebeplerden dolayı siyonizm mantığına göre Yahudi varlığının Avrupa’da geleceği yoktur. Yahudilerin de diğer uluslar gibi hakları vardır ve uluslaşmak istiyorlarsa, bu ancak kendi topraklarına sahip olmaları ile mümkün olabilecek bir şeydir.
Araplardaki Yahudi Düşmanlığı
Araplar çağlar boyu antisemitizm söz konusu olduğunda semitik bir halk olmalarına rağmen herhangi bir istisna göstermezler. Günümüzde ellerine fırsat geçse Nazilerin yarım bıraktığı işi tamamlamak istediklerini belirtmek abartı olmayacaktır.
Siyonizm tanımı Türk ve müslümanlarca bir küfür ve hakaret terimi olarak kullanılmaktadır. Farklı bir izah ile müslüman ve Türk toplumlarında anti siyonizm aslında Yahudi karşıtlığının müslümancasıdır. Siyonizm aynı zamanda müslüman devlet-toplumlarca, islam romantizmi üzerinden müslüman safların sıklaştırılması için kullanılan bir malzeme olduğunu da yeri gelmişken altını çizmek gerekmektedir. Bu durumu kabaca, Filistindeki Arapların istismar edildiği şeklinde ifade etmek de mümkündür.
Sonuç olarak
Leon Pinsker’e göre ‘’antisemitizm değiştirilmesi mümkün olmayan yerleşik bir bakış açısıdır’’ ‘’Yahudi korkusu (Judenfobie) akılsal bir hastalıktır. Dolayısıyla iki bin yıldır süregelen kalıtsallığıyla iyileştirilmesi mümkün değildir’’ der. Günümüzde de Yahudi düşmanlığı hristiyan ve müslüman toplumlarda şu veya bu şekilde devam etmektedir; kah Filistin’deki Araplar bahane gösterilerek, kah kimi Yahudinin ticari başarıları yada siyasi hayattaki birçok olumsuz olayın Yahudiler üzerinden izah edilmesi ile yapılmaktadır.
Bütün uluslar gibi Yahudi halkının da özgürlük ve varoluş hakkı vardır ve bu Birleşmiş Milletlerin temel ilkelerine de uygundur.
Dipnot
1-Siyonizm’in Tarihi, Peter Edel Sayfa 50-51
2- Türkçe daha çok batı şeria veya Samarya diye geçer aslı İbranice שֹׁמְרוֹן Şomrōn, Yunanca Σαμαρεία; buradan Arapçaya ألسامرة as-Sāmara diye geçmiştir.
3- Ahamenidce Kūruş, Persçe کوروش بزرگ Kuroş-e bozorg ‘’Büyük Kuroş’’, Babilce Kuraş, Elamca Kuraş, Aramice Kureş, İbranice כורש Koreş, eski Yunanca Κῦρος Kŷros, lateine Cyrus; İ.Ö. 590 – Ağustos 530 yıllarında yaşamış Büyük Kiros.
4- Fransız vatandaşı Yüzbaşı Alfred Dreyfus 1894 yılında casusluk ile suçlanıp yargılanmıştır. Bu haksız yargılamaya Fransa tarihinde ‘’Dreyfus davası’’ adı verilmiştir. Bu davada ünlü Fransız yazar Emile Zola ‘’suçluyorum’’ adında Cumhurbaşkanına bir mektup yazmıştır. Bundan dolayı da yoğun baskı görmüş ve E. Zola bir süreliğine Londra’ya sürgüne gitmek zorunda kalmıştır. Dreyfus davasını izleyen T. Herzl burada Yüzbaşı Dreyfus’un Yahudi kökenli olmasından dolayı böyle bir iftiraya uğradığını ve bunun da Yahudi düşmanlığından kaynaklandığını görür. Böylece, bu dava onu ayrı bir Yahudi devleti kurmanın gerekli olduğu fikrene yöneltir.
Not: Yazının sorumluluğu tamamen bana aittir ve Munzur Press’in herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
