Türkçede bir erkeğe kimi zaman “kavat” veya “gavat” denilerek hakaret edilir. Bu kelimelerin kökeni ve anlamı merak konusudur.
Kavat Kelimesinin Kökeni
Peki! “Kavat” ne demek? neden bu tabir kullanılır?
Kavat kelimesinin kökeni Farsçadır. “Kāvat” şeklinde yazılır ve “güçlü, kudretli” anlamına gelir. Eski İran’da Kavat, Şah unvanı olarak kullanılmıştır.

Kavat Kelimesinin Anlamı
Kavat; ‘’güçlü, kudretli’’ anlamında olup: Eski Hindçe: Avay, Avesta; Kavaya, Kavi, Pazendca; Kai, Pehlevice; Ke, Kai, Ermenice; Kav, Persçe; Kava, Kavi, Kawos (Türkçe’leşmiş hali Kavus) Kürdi dillerde; Kava denmektedir.
Eski İranilerde Kavat Şah unvanı olarak kullanılmış, daha sonraları Kava, Ghobād-Qubat (Türkçe telaffuz ile Kubat) formlarını almıştır.
Firdevsi Şahname de Demirci Kava’yı büyük bir coşku ile anlatır. Zerdüşt’in hamisi olan aynı zamanda Ahamenid’lerin atası olan Kavi Viştaspa, günümüzde Celal Talabani’nin oğlu Qubat Talabani bunların hepsi aynı kelimelerdir.
Rum Selçuklular’ın, eski Sasani şahlarına öykünerek Pehlevice’den KeyHüsrev, Keykavus, Keykubat, isimlerini alıp kullanmışlardır…

Kayseri, Latince Caesarea
Yunanca καισαρία (Kaysaria) yani bildiğimiz Kayseri, Latince Caesarea ve bundan türeme Caesar/Sezar oradan Almanca’ya Keiser/Kayser, Rusça biçimi olan tsar (Rusça: цар, çar) olan imparator anlamındadır.
Bir de Almanca Kai ismi vardır. Bu isim ve sıfatların kavi kelime kökeninden gelip gelmediğini şimdilik bilemiyoruz. Çünkü elimizde yeteri kadar veri olmadığından bunu etimolojik olarak ispat edemiyoruz. Bu noktada sadece bu kısma soru işareti koymakla yetineceğim!
Peki, bu kelimenin bu derece anlam değiştirmesini nasıl algılamamız gerekir? nasıl izah edebiliriz?
Bir önceki yazımda Mazdek konusunu yazmış orada kısaca Şah Kava’dan kısaca bahsetmiş idim. Anlatacağım şey de tamda bununla ilintilidir. Bunun için Sasani dönemi ve Mazdak din`ine tekrardan bakmamız gerekiyor.

İrani Aristokrat Ve Ruhban Sınıfı
Sasani Şahı Kavad I. (Kava) döneminde İrani Aristokrat ve ruhban sınıfı, bir hayli güçlenmiş, palazlanmıştır. Bu hal, devlet mekanizmasında karışıklığa sebebiyet vermiş, üstüne sırdan halk daha da yoksullaşmış, huzursuzluk ise had safhaya çıkmıştır. Bu durum, iktidar paylaşımında asillerin elini aşırı güçlendirmiş, Şah üzerinde basınç oluşturmuştur. Bu verili durum aynı zamanda Zerdüşti ruhban sınıfını da yozlaştırmıştır.
İmparatorluk sınırları içinde yaşayan farklı inanç ve etnik kökenden olan topluluklara ve de genel halka uygulanan ekonomik, siyasi baskı, toplumda büyük bir huzursuzluğa sebebiyet vermiştir.
Bu tarihsel momentte akıllı, enerjik Şah Kavad ve Mazdek dinini kuran Mazdak aynı “kadere ortak olmuşlardır“. Mazdak antik çağdan kalma toplumsal yapıyı değiştirmek istemiş ve bunun için yeni bir din kurup, toplumun sorunlarına çözüm olmaya çalışmıştır.

Mazdak Dininin Yasaklanması
Mazdek dini desturundan birisi ise; kadınların eşit olarak paylaşılmasıdır. Burada ‘’paylaşmaktan’’ kasıt; her erkeğin bir kadını olmasıdır. Üstüne kadınların alınıp satılamayacağı ve de istediği erkek ile evlenme hakkı olduğunu belirtip savunmasıdır.
O dönemde saray ve aristokratların hareminde, yüzler hatta bazı tarihi anlatımlarda binlerce cariye bulunmakta, kadınlar pazarda “mal” olarak satılmakta idi. Şah güçlenen aristokrasi ve ruhban sınıfını, yoksulluğu kötülüğün kaynağı olarak gören ve bu duruma ilahi bir savaş açmış olan Mazdek dini ile geriletmek istiyordu. Mazdak ve Şah Kavad I. arasında böylece siyasi bir birliktelik söz konusu olmuş, bu durum karşıtlarınca hoş karşılanmayacak, Kavad`a karşı oğlu Hürmüz`ü şahlığa hazırladılar.

Zerdüşt’ü Ruhban Sınıfı
Asiller, zenginler ve Zerdüşt’ü ruhban sınıfı Şah Kavad ve destekçisi Mazdekcilere karşı büyük bir dini- siyasi ve fiziki linç kampanyasına girişip her türlü iftira ve hileye başvurdular. Bu arada şöyle bir iftira ortaya yaydılar; ‘’Mazdek, Şah`ın sarayına gitmiş ve o sırada Kraliçe çıplak ve banyo yapmaktadır. Kavad ise karısını Mazdek ile yalnız bırakmış, yani karısı ve Mazdek`in aynı yatakta yatmasını normal karşılamış ya da başka bir deyişle ona karısını ikram etmiştir’’.
Şehzade Hüsrev, babası Kavad’ı ortadan kaldırıp yerine geçmek için Aristokrat ve ruhban sınıfı ile anlaşıp babası ve Mazdek`i öldürüp taraftarlarını katliamdan geçirmiştir.
Daha sonraları Hüsrev’in şiddetli bir Mazdek karşıtı olmasının sebebi olarak; Kavad`ın eşi, Hüsrevinde annesi olan Kraliçe ile aralarında yukarıda yazdığım iftira sebep olarak gösterilmiştir.
Bu iftira Zerdüştiler tarafından, Mazdekçilere karşı sürekli olarak kullanılmıştır. Daha sonra Arap Müslümanlar, Sasanileri ortadan kaldırınca, bu iftirayı Araplar, Zerdüştilerden alıp kullanmıştır. Bunun üzerinden Arapçaya Şah Kavad’ın adı “gavvat“; ‘’randevucu’’ anlamını alarak geçmiştir. Oradan da Türkçeye geçmiştir. Günümüzde, karısını başka erkeklere peşkeş çekenlere vede kadın satıcılarına Türkçe “kavat veya gavat” denmesinin sebebi, işte bu anlatmaya çalıştığım tarihsel iftiradan kaynaklanmaktadır.
