Dr. Mustafa TORUN
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Trump Sadece Bir Görevli Mi?

Trump Sadece Bir Görevli Mi?

featured
Trump Sadece Bir Görevli Mi?

Faşistler ilk Komünistleri aldıklarında sessiz kaldım, sonuçta ben bir Komünist değildim.
Faşistler Sendikacıları aldıklarında sessiz kaldım, sonuçta ben bir Sendikacı değildim.
Faşistler Sosyal Demokratları aldıklarında sessiz kaldım, sonuçta ben bir Sosyal Demokrat değildim. Faşistler Yahudileri aldıklarında sessiz kaldım, sonuçta ben bir Yahudi değildim. Nihayetinde beni aldıklarında ise protesto edebilecek kimse kalmamıştı.” Martin Niemöller
Alman papaz Martin Niemöller ne anlamlı sözler etmiş. Evet, bu işgale dünya halkları ses çıkaramaz ise; vay dünyamızın haline!..

Trump Bir Lider Değil, Bir Mekanizma

ABD Başkanı Trump’ın emri ile Venezuela Devlet Başkanı Maduro, güya yargılanmak üzere dünyanın gözü önünde ABD’ye kelepçelenerek götürüldüğünü seyrettik…

TRUMP DELİ DOLU, NE YAPTIĞINI BİLMEYEN BİR LİDER DEĞİL; ABD EMPERYALİZMİNİN VE ONUN DERİN YAPILARININ VERDİĞİ GÖREVİ YERİNE GETİREN BİR GÖREVLİDİR. BU BÖYLE BİLİNE!..

Bu olay karşısında bırakın sağı, sol kesimde bile derin ayrışmalar yaşandı. Kimisi Maduro’yu faşistlikle itham etti, bu suçlamayı ve infazı hak ettiğini savunarak ABD’yi ve Trump’ı alkışladı. Oysa doğru tekti: Bir ülke, tüm uluslararası hukuk kurallarına rağmen işgal edilmişti…
Biliyorum, buna itiraz edenler çıkacak. Amerika’nın “demokrasi” adına yaptığı müdahalelerin çoğu zaman haklı olduğu, ülkelere özgürlük(?) götürdüğü söylenecek…
Ama bu kez Venezuela’ya yönelik saldırıyı ve bir devlet başkanının kaçırılmasını; sadece bir “operasyon” değil, açık bir emperyalist işgal olarak görmek gerektiğini, konuyla ilgilenmeyenler bile kabul eder…

Latin Amerika’nın Bitmeyen Hikâyesi

Önce ABD’nin Latin Amerika’daki siciline bakalım:

  • 1903’te Panama’nın koparılması,
  • 1961’de Küba’ya ambargo ve yaptırımlar,
  • 1989’da Panama’nın doğrudan işgali…

Her seferinde “demokrasiyi koruma” bahanesi, her seferinde aynı sonuç: stratejik çıkarların güvence altına alınması…
Bugün Venezuela’da yaşananlar da bu zincirin yeni bir halkasıdır…
Trump yönetiminin, Nicolas Maduro’yu “diktatör” ilan ederek yaptığı “demokratik geçiş” çağrıları; aslında petrol rezervlerine, stratejik konuma ve bölgedeki ABD nüfuzuna yöneliktir. Bunun böyle olduğunu unutmayalım…
Venezüella halkı açısından bakıldığında bu saldırı, yalnızca bir dış müdahale değil; doğrudan yaşam koşullarına yönelmiş bir tehdittir…

Hiperenflasyon, ilaç ve gıda kıtlığı zaten halkın sırtına bindirilmiş ağır yüklerdir.
Dışarıdan gelen bu saldırının krizi daha da derinleştireceğini hep birlikte göreceğiz…
Bu tablo, insanları daha fazla yoksulluk ve güvensizlikle yüz yüze bırakmaktadır…
Ezilen halklar için esas olan; KENDİ KADERİNİ TAYİN ETME HAKKIDIR.
Bu hakkın ABD gibi bir güç tarafından gasp edilmesi, emperyalizmin ta kendisi değil de nedir?..

Trump’ın “diktatör” söylemi, yalnızca bir retorik araçtır. Demokrasi, çıkarların üzerini örten bir şemsiye olarak kullanılmaktadır…
Bu yöntem sadece Venezuela’da değil, tüm Latin Amerika’da ve aslında dünyanın birçok bölgesinde aynı şekilde işlemektedir…
Bizler bu müdahalelere karşı, dünyanın ezilen halklarıyla birlikte sesimizi yükseltmeli; BU BİR ÜLKENİN İÇ SORUNUDUR” diyerek sınırların dokunulmazlığını her platformda savunmalıyız…

Son söz olarak: ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı, tekil bir olay değil; tarihsel bir emperyalist çizginin devamıdır…
Ezilen halklar açısından bakıldığında, gerçek motivasyonları görmek ve bu müdahalelere karşı ortak bir ses oluşturmak; anti-emperyalistlerin ve yurtseverlerin tarihsel sorumluluğudur.
Haydi, hep beraber çağlamaya…

Sözlerimizi büyük ozanımız Aşık Mahzuni Şerif ile bitirelim:

Mevlam Gül Diyerek İki Göz Vermiş
Bilmem Ağlasam Mı Ağlamasam Mı
Dura Dura Bir Sel Oldum Erenler
Bilmem Çağlasam Mı Çağlamasam Mı…

Sevgilerimle…

Trump Sadece Bir Görevli Mi?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter