Kıbrıs’ta Erhürman’ın ezici zaferi, adanın yarım yüzyıllık bölünmüşlüğüne son verecek “bi-zonlu bi-komünel federasyon” rüzgârlarını hızlandırıyor – barışın anahtarı bu modelde mi yatıyor?
19 Ekim 2025’te Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan cumhurbaşkanlığı seçimi, adanın yarım yüzyıllık bölünmüşlüğüne dair umut kıvılcımları yaktı. CTP lideri Tufan Erhürman‘ın %62’lik ezici zaferi, Ersin Tatar’ın iki devletli çözüm ısrarını rafa kaldırdı. Türkiye’ye daha bağımlı çizgisinden uzaklaşarak, “bi-zonlu bi-komünel federasyon” modelini savunan ılımlı bir yaklaşıma geçişi temsil ediyor.
Ekonomik çöküş, Türkiye’ye bağımlılık eleştirileri ve barış özlemi, seçmeni federasyon yanlısı bir lidere yöneltti. Bu, sadece yerel bir değişim değil; bölgesel dengeleri etkileyecek bir dönüm noktası.
Türkiye Açısından Risk mi, Fırsat mı?
Ankara için Tatar’ın yenilgisi prestij yarası – Erdoğan’ın “iki devlet” tezinin sembolüydü o. Ama Erhürman‘ın “istişareli dış politika” vaadi, gerilimi frenliyor. Kısa vadede milliyetçi tepkiler artsa da, pragmatik bir diyalog kapı aralayabilir. Unutmayalım: Türkiye’nin AB ile bozulan ilişkileri, Kıbrıs üzerinden yumuşayabilir.
AB ve Güney Kıbrıs: Yeniden Müzakere Masası?
Brüksel ve Atina için bu, 2017 Crans-Montana enkazından kalan bir umut ışığı. Erhürman’ın pro-Avrupa duruşu, kuzeyin izolasyonunu kırabilir; ekonomik entegrasyon ve Yeşil Hat ticareti canlanır. Ama başarı, Yunan tarafının esnekliğine bağlı – yoksa statüko, yeni bir kılıfla devam eder.
Momentum Kaçmazsa Kazan-Kazan
Bu seçim Kıbrıs’ta sadece lider değişimi değil, bir zihniyet değişimi. Adayı “reset”leyen bir buton. Eğer taraflar bu ivmeyi yakalarsa, Doğu Akdeniz’de barış dalgası yayılır. Türkiye-AB gerilimi azalır. Yoksa, eski yaralar kanamaya devam eder.
Statükonun altında ezilen iki toplumun da yorgunluğu ortada; ekonomik izolasyon, göç, belirsizlik… Erhürman’ın zaferi, tam da bu “kendi kaderini tayin” ruhunu canlandırabilir. Ama pratikte? Ankara ve Atina’nın jeopolitik satrancı, Doğu Akdeniz gazı, milliyetçi iç politikalar derken, ellerini çekmek o kadar kolay değil. Yine de, bu momentumla belki bir “yerel sahiplenme” dalgası başlar.
Bu, sadece Kıbrıs değil, bizim kapı komşumuzun geleceği – ve dolaylı yoldan, hepimizin.
Not: Bizonlu Bikomünel Federasyon, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununun çözümü için önerdiği federal modeli tanımlar: “Bizonlu” (iki zonlu, yani coğrafi olarak iki ayrı bölgeye ayrılmış ada), “Bikomünel” (iki komünel, yani Rum ve Türk topluluklarının eşit temsiliyete dayalı) bir federasyon yapısı. Bu, adanın birleşik bir devlet altında özerk bölgelerle yönetilmesini öngörür.
