Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza: Barış Toplumsallaşmalı

featured

Türkiye’de barış, eşit yurttaşlık ve demokratik çözüm arayışlarına toplumsal destek sağlamak amacıyla hazırlanan “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası İstanbul’da kamuoyuna duyuruldu.

Akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, siyasetçiler, hak savunucuları, işçiler, gençler ve farklı toplumsal kesimlerden isimlerin imzaladığı deklarasyon, 12 Eylül’de İstanbul Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantı ve panelle açıklandı.

“Gerçek masallar, toplumlar kendi geleceğini düşlemekten vazgeçmediğinde başlar” sözüyle duyurulan kampanyada, “1001” sayısının tükenmeyen umudu ve barış arayışını simgelediği belirtildi.

Barış Sürecinin Toplumsallaşması Hedefleniyor

Kampanyanın temel hedeflerinden biri, devam eden barış ve demokratik çözüm sürecinin yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülen bir süreç olmaktan çıkarılarak toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla genişletilmesi.

Deklarasyonda, çatışma ve ayrışma zeminine karşı toplumsal barışın savunulması gerektiği belirtilerek, şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılması ve silahsızlanmanın desteklenmesi çağrısı yapıldı.

Metinde ayrıca eşit yurttaşlığın anayasal güvence altına alınması, anadilinde eğitim hakkının tanınması ve tarihsel eşitsizliklerin giderilmesine yönelik adımlar atılması talep edildi.

Türkiye’nin özgürlükçü, demokratik ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda güçlendirilmesi gerektiği belirtilen deklarasyonda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının eksiksiz uygulanması da temel talepler arasında yer aldı.

Kampanya, sürecin aktörlerinin özgür ve eşit koşullarda müzakere edebilmesini savunurken, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları doğrultusunda “umut hakkı”nın hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Ahmet Türk: Topluma da Çağrı Yapıyoruz

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ahmet Türk, barış sürecinin yalnızca siyasi iktidarın ya da siyasi aktörlerin sorumluluğunda olmadığını belirterek toplumun bütün kesimlerine çağrıda bulundu.

Türk, Cumhuriyet’in yüz yıllık tarihinde Kürtlerin ve Türklerin büyük acılar yaşadığını belirterek, barıştan yana olan herkesin sürece destek vermesi gerektiğini söyledi.

Halkların ortak demokratik değerlerde buluşmasının önemine dikkat çeken Türk, ortaya çıkan fırsatın iyi değerlendirilmesi konusunda toplumun bütün kesimlerine görev düştüğünü ifade etti.

Fincancı: 1001 Değil, Milyonlarca İnsanla

Kampanyanın imzacıları arasında yer alan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise eşit yurttaşlık ve temel haklara vurgu yaptı.

Fincancı, yaklaşık iki yıldır çatışmalarda insanların yaşamını yitirmemesinin önemine işaret ederek, toplumun herhangi bir kesiminin eşit yurttaş olarak kabul edilmemesinin herkesin özgürlük ve eşitlik hakkını ilgilendirdiğini söyledi.

Anadilinde eğitim ve sağlık hakkının da güvence altına alındığı bir toplumsal düzen çağrısında bulunan Fincancı, barış talebinin yalnızca 1001 kişiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “1001 değil, milyonlarca insanla birlikte” mesajını verdi.

Farklı Kesimlerden İsimler Bir Araya Geldi

Etkinliğe siyaset, akademi, medya, insan hakları mücadelesi, Alevi örgütleri ve Barış Anneleri başta olmak üzere farklı çevrelerden isimler katıldı.

Kampanyanın imzacıları arasında Ahmet Türk, Şebnem Korur Fincancı, Akın Birdal, Ahmet Mümtaz Taylan, Ali Bulaç, Altay Öktem gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimler de bulunuyor.

Prof. Dr. Mehmet Gürses etkinliğe video mesajla katılırken, Prof. Dr. Levent Köker de mesaj gönderdi. Etkinlikte Barış Anneleri’nden Bedia Gökgöz, Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, gazeteci ve yazarlar Pakrat Estukyan, Faik Bulut, Naci Sönmez ve Çilem Küçükkeleş ile farklı toplumsal kesimlerden isimler söz aldı.

Deklarasyon metnini gazeteci Nezahat Doğan okudu.

Süreçte Yeni Aşama

Kampanya, Türkiye’de son iki yılda şekillenen yeni siyasi sürecin geldiği aşamada sivil toplumun daha etkin rol üstlenmesi çağrısını da içeriyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’teki çıkışıyla başlayan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile yeni bir aşamaya geçen süreç, daha sonra TBMM’de yapılan düzenlemelerle devam etti.

Kampanyayı hazırlayanlar, gelinen aşamada barışın kalıcı hale gelebilmesi için sürecin yalnızca siyasi kurumlar ve aktörlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor.

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” girişimi, imzaları çoğaltarak barış talebinin toplumsal tabanını genişletmeyi ve sürece sivil katkıyı güçlendirmeyi hedefliyor.

Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza: Barış Toplumsallaşmalı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.