DOLAR

32,8517$% 0.06

EURO

35,7107% 0.22

STERLİN

42,6421£% 0.31

GRAM ALTIN

2.531,59%0,10

ONS

2.398,64%0,05

BİST100

10.991,57%-0,88

BİTCOİN

2155731฿%-0.63003

Tunceli AÇIK 28°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Edebiyat Dersi Kitabında Ehmedê Xanî’ye Haksızlık

Öğün Yayınları tarafından 2019 yılında basılan ve Miyase Öztürk’ün kaleme aldığı 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabında divan şairi Ahmedi’nin tanıtıldığı sayfada Ahmedi yerine ünlü Kürt şair ve filozof Ehmedê Xanî’nin temsili fotoğrafı kullanılmış.

Kürt bir eğitimcinin tesadüfen denk geldiği kitabın 127.inci sayfasındaki bu hatayı hayretle karşılayan yazar Nihat Gültekin ve eğitimci Çetin Işık’a hem bu olayı hem de Ehmedê Xanî’yi sorduk.

Ölümsüz eseri “Mem û Zîn” ile birlikte “Nûbihara Biçûkan “ ve “Eqîdeya  Îmanê” isimli eserleri de bulunan, özelde Ağrı halkı, genelde ise Kürt halkı arasında büyük bir manevi değere sahip olan, halk arasında “Xanî Baba” olarak söz edilen büyük şairin temsili resmi ile birlikte kendisi hakkında yapılan çalışmalar hakkında bilgileri de sizlerle paylaşıyoruz.

“Amaç kafa karışıklığı ve hiçleştirmek”

Ehmedê Xanî üzerine yaptığı çalışmalarla tanıdığımız, kendisi de Doğubeyazıtlı olan yazar ve araştırmacı Nihat Gültekin, bundaki amaç kafa karışıklığı yaparak Xanî’yi hiçleştirmek olduğunu söylüyor:

“Ortaöğretim, 10.uncu sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitabında Ehmedê Xanînin resmi Ahmedi isimli bir şairin biyografisinin yazıldığı yerde kullanılmıştır. Ehmedê Xanînin altına da temsili yazılmıştır. Bunu ilk gördüğümde şaşırmadım. Nedeni şu, Ehmedê Xanî’nin ismi nasıl ki Ahmedî Xanê, Ahmedê Hani, şeklinde hangi amaçla yazılıyorsa  bu fotoğrafın orada kullanması ve altına da temsili yazılması aynı amaca hizmet ediyor. Amaç kafa karıştırmak, hiçleştirmektir. Bunu okuyan bir lise öğrencisi Ehmedê Xanî’yî hiçbir zaman iyi tanımayacak, resmi hakkında kafası karışacaktır. Oysa bilindiği üzere daha önce Xanî hakkında yazdığı kitabıyla tanıdığımız Murat Ciwan’ın verdiği bilgiye göre bu resim Aleksander .Jaba’nın Erzurum’da Mele Mehmûdê Beyazîdî’nin Xanî’yi tariflediği çehresinin Rusya’da çizilen kurgu resimdir.

Bu resmi sanatçı Qulixanê Memed tarafından resmedilmiştir”.

Nihat Gültekin
Nihat Gültekin

“Fransızlar için Victor Hugo ne ise Kürtler için Ehmedê Xanî de odur”

Fransızlar için Victor Hugo, Almanlar için Goethe ne ise Xanî’nin de Kürtler için o olduğunu söyleyen Gültekin, şöyle devam ediyor:

“İnsanlık, son yüzyılların siyasal tarihine damgasını vurmuş Fransızları kral Lüdovikler’le değil daha çok Viktor Hugo’larla ve Balzac’larla, güneş batmayan Büyük Britanya’yı Henrix’lerle değil daha çok Shakespeare’lerle,  geçen yüzyılda iki kez dünya savaşı çıkartmış Almanları Kansler’leri ile değil  Goethe, Kantı ve Marx’ları ile tanımaktadır. Kürtlerin dünyada tanınması olayına bu çerçeveden bakarsak farklı bir durumla karşılaşırız. Bırakalım dünya siyasetine damgasını vurmayı, Kürtler, aydınları ile değil, daha çok siyasal kişilikleri ile tanınmakta. Bunun kuşkusuz Kürtlerin kaderi ve tarihsel gelişim trendi ile yakından bağlantısı vardır”.

Türkiye’de başka ülkelere göre Xanî’ye yaklaşımın çok dar bir çerçeve olduğuna vurgu yapan Gültekin:

“Oysa yüzyıllar önce Kürtler arasından dünyanın en ünlü filozof, şair ve aydınları ile boy ölçüşecek düşünürler çıkmıştır. Ehmedê Xanî böylesi aydınların başında gelmektedir. Maalesef Türkiye’de Ehmedê Xanî’ye yaklaşım yukarıda belirttiğimiz çerçeveyi aşmamıştır. Kendi büyüğümüz ve büyük eserimiz hakkında aşağıdaki tespitleri de ilk yapan bizler değil yabancılar olmuştur. 

“Kürt halkı kendi evlatlarını İranlı, Türk, Arap, Ermeni adı altında kaydetmişlerdir ve bu halkların tarihini ünlü şair, müzisyen ve komutanlar olarak zenginleştirmişlerdir. Farslar için Firdovsi, Gürcüler için Rusataveli nasıl bir anlam taşıyorsa Kürtler için de Ehmedê Xanî aynı anlamı taşımaktadır. (…) 

Doğunun bütün halkları Ehmedê Xanî’nin “Mem ve Zin” eseri gibi azman bir kültürel eserle övünme şansına sahip değillerdir.” 

Yukarıdaki sözler Rus Kürdoloğu I. A. Orbeli’ye aittir “ diyor.

“1830 yılından itibaren Avrupa’daki dergilerde yer aldığını görüyoruz”

Hem kendisinin hem de başka yazar ve araştırmacıların Xanî ile ilgili çalışmalarından da çeşitli örnekler veren Gültekin, Xanî’nin ölümsüz eseri “Mem û Zîn” in ilk basımı hakkında da bilgi veriyor:

“Bazı bilgileri bir daha belirtmekte fayda var. Ehmedê Xanî Derneği’nin başkanlığını yaptığım dönemde, yine beş kitap çıkardığımız “Salnama Ehmedê Xanî” çalışmalarında Ehmedê Xanî’nin Kürdler ve insanlık için nasıl bir şans olduğunu dile getirmiştik. Büyük Kürt şairi ve filozofu Ehmedê Xanî, Ortadoğu’nun en ünlü Orta ve Yakın Çağ şairleri arasında yurt dışında en çok okunan ve yabancı dillere tercüme edilip hakkında kitap ve makaleler yazılanların hemen başında gelmektedir. Herhangi bir devlet veya kurumun sistemli bir destek ve teşviki olmamasına rağmen Xanî’nin ünü dünyada hızla yayılmaktadır. Neredeyse her geçen yıl başka bir yabancı dilde eserlerinin tercümesine ya da hakkında kitap ve araştırma yazılarının yayınlandığına tanık oluyoruz. 

Ehmedê Xanî yaşadığı dönemlerde de Kürt halkı ve yöneticileri arasında bir bilge olarak tanınmaktaydı. Ölümünden yirmi üç yıl sonra Bitlisli şair Ahmed Faik, Xanî’nin Mem û Zîn eserini 1730 yılında Osmanlıca’ya çevirdi. Yine Ehmedê Xanî adı ve eserlerinin en geç 1830 yılından itibaren Avrupa’daki dergilerde yer aldığını görüyoruz. O yıl Bayazid’e giden misyoner F. Martin Von Zaremba,  Mela Mehmûdê Bayazidî ve bir Zilan aşireti melası ile tanışıp Xanî’nin eserleri hakkında bilgi edinmiştir. Daha sonraları ise Alexander Chodzko, Prof. Dr. Richard Gosche ve Dr. O. Blau gibi oriyantalisterin çeşitli dergilerde yayınladıkları yazılarında Xanî hakkındaki bilgilere rastlıyoruz. Erzurum Rus konsolosu olarak görev yapan Alexander Jaba’nın Mela Mehmûdê Bayazidî ile yıllar süren ortak çalışmaları sonucu Xanî’nin birçok eserlerinin Rusya ve Avrupa’ya ulaşmasıyla şairimiz hakkındaki araştırmalar hız kazandı, hakkında sayısızca dergilerde yazılar yer aldı ve hemen hemen tüm Avrupa dillerinde eserlerinden bazı bölümler çevirilerek yayınlandı. 1856’da batılı bilim insanlarının başlattığı bu süreç Ehmedê Xanî araştırmalarının ilkbaharı sayılabilir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren Kürt dergilerinin yayınlanmasıyla Xanî hakkındaki araştırmalara özellikle Bedirxan ailesi mensubu ve diğer birçok Kürt yazarlarının da katıldığını görmekteyiz. Böylece Xanî’nin ölümsüz eseri Mem û Zîn 1919 yılında ilk defa bir matbaa baskısıyla yayımlanmış oluyordu”.

“Edebî yönü kadar manevî değer olarak da halk arasında seviliyor”

Xanî’nin ölümü sonrası sürece de değinen Gültekin, edebi yönü kadar halk arasındaki manevî değeri hakkında verdiği örneklerle sözlerini noktalıyor:

“Ehmedê Xanî’nin ölümünden bu yana en düzenli ve çok yönlü etkinliklerle anıldığı yer yaşadığı memleketi Serhad’ın Bayazit bölgesidir. Xanî’nin türbesi burada bulunmakta ve yüzyıllardan bu yana özellikle de Serhad yöresi insanlarının ziyaretgahıdır. Xanî’nin türbesinin bulunduğu alanda daha hayatta iken yaptırdığı medresenin duvar taşlarına oyulmuş beyitleri halen korunmaktadır. Eğitim dilinde Kürtçe:yi temel alan bu medrese geleneği daha sonraları Îsmaîlê Bayezidî, Murad Xan ve Mela Mehmudê Bayazidî gibi Xanî’nin takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. Yörede Xanî Baba olarak anılması, başına yemin edilmesi ve hakkında anlatılan sayısızca hikaye ve dervişler tarafından okunan beyitler de yine Xanî adının insanlarımızın manevi hayatının en önemli simgesi olduğunu göstermektedir. Dersim insanı için Munzur Baba neyi ifade ediyorsa Ağrı halkı için Xanî de aynı şeyi ifade ediyor.

Bayazıt’ta Ehmedê Xanî ve eserlerini koruma çalışmaları ilk olarak 1978 yılında kurulan Ehmedê Xanî Derneği ile başlamıştır. 1992 yılında ise Xanî türbesi ve çevresindeki alan Doğubayazıt Belediyesi öncülüğünde halk tarafından yeniden inşa edilip düzenlenmiştir”.

“Kendisinden bahsedilmiyor ama temsili fotoğrafı başka ismin altına konuluyor”

Xanî’nin büyük bir divan şairi olmasına rağmen edebiyat dersi kitaplarında yer verilmediği halde temsili resminin isminden bağımsız kullanılmasını çelişki olarak nitelendiren eğitimci Çetin Işık ise, bunu İzzet Altınmeşe’nin Kürtçe anonim şarkılar üzerine kaynak belirtmeden söz yazmasına benzetiyor:

Çetin Işık
Çetin Işık

“Kısa bir arşiv taraması yapıldığında topluma mal olmuş birçok edebi şahsiyetin, düşünürün, tasavvuf ehlinin  yaşadıkları dönemde belirtilen fiziki özelliklerinden yola çıkılarak tasvir resimleri çizildiği görülecektir. Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli bunlara örnek olarak verilebilir. Fakat kimsenin aklına bu tarihi şahsiyetlerin resimlerini başka bir tarihi şahsiyet için kullanmak geçmemiştir. Burada Ahmedê Xani’nin resmi maalesef başka bir edebi şahsiyet olan Ahmedi için kullanmaktan çekinilmemiş. Ahmedê Xani’nin bu toplum için hangi anlamları ihtiva ettiği ortada. Büyük ve derinlikli eserler veren Xani maalesef edebiyat kitaplarında şiirleri ile yer alamazken, temsili resmi isminden bağımsız bir şekilde yer almıştır. Bu büyük bir çelişkidir. Ortada bir sahipsizlik durumu olduğu için bu gibi durumlar ortaya çıkıyor. Bu yapılanın İzzet Altınmeşe’nin Kürtçe anonim müziklerin üzerine kaynak belirtmeden Türkçe söz yazmasından pek bir farkı yok”.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Areye Kay Tiyatro Grubu, Kırmancki’nin yaşatılması için mücadele veriyor

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

SON YAZI

TÜM YAZARLAR
Trafik Kazaları mı Trafik Cinayetleri mi?..

Trafikte ölüm, yaralanma ve mal kayıpları önlenebilir bir sağlık sorunudur. Bu sorunun diğer sorunlar gibi içinden çıkılmaz bir şekle dönüşmesinin nedeni bilimden ve akıldan uzaklaşmış, dışa bağımlı, taşeronlaşmış, kural tanımayan, liyakatten uzak üstenci siyasi anlayıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.