Mehmet Çil
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Zam Var Denildi, Geçim Yok Sayıldı

Zam Var Denildi, Geçim Yok Sayıldı

featured
Zam Var Denildi, Geçim Yok Sayıldı

Meclis’ten geçtiği söylenen emekli zammı, aylarca süren beklentinin, sabrın ve umudun ardından kamuoyuna bir “rahatlama” haberi gibi sunuldu. Ancak rakamların soğuk dili ile emeklinin yaşadığı hayat arasındaki uçurum, bu zammın daha ilk günden neden yetersiz kaldığını acı bir biçimde gözler önüne serdi.

Ay Sonu Değil, Ayın İlk Günleri

Bugün emekli, aldığı maaşla sadece ay sonunu değil, haftayı hatta çoğu zaman birkaç günü nasıl çıkaracağını hesaplayan bir muhasebeciye dönüşmüş durumda. Çünkü açıklanan artışlar; market raflarında her gün yeniden etiketlenen fiyatların, pazarda sabah başka akşam başka olan rakamların, elektrikten doğalgaza uzanan kabarık faturaların karşısında daha cebine girmeden eriyip gidiyor.

Kâğıt Üzerindeki Rakam, Hayatın Gerçeği

Meclis’ten geçen düzenleme, kâğıt üzerinde rakamları büyütmüş olabilir. Ama hayatın gerçekliği kâğıtla değil, mutfakla ölçülür. Tencerenin kaynamadığı, buzdolabının boş kaldığı, ilaçla gıda arasında tercih yapmak zorunda kalınan bir evde “zam yaptık” demenin hiçbir karşılığı yoktur.

Dinlenmesi Gerekenler Geçinmeye Çalışıyor

Yıllarca çalışmış, bu ülkenin taşına toprağına emeğini vermiş, sabahın köründe işe gidip akşam yorgun argın evine dönmüş milyonlarca emekli bugün, dinlenmesi gereken bir dönemde geçim mücadelesinin en sert yüzüyle karşı karşıya bırakılmıştır. Öyle ki bazıları ek iş aramakta, bazıları çocuklarına yük olmamak için sessizce kısılmakta, bazıları ise temel ihtiyaçlarını bile ertelemek zorunda kalmaktadır.

Ekonomik Değil, Vicdani Bir Mesele

Emeklinin yaşadığı bu tablo, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal vicdanı ilgilendiren derin bir yaradır. Çünkü bir ülkenin refahı yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, emeklilerin ne şartlarda yaşadığıyla, huzurlu bir yaşlılık geçirip geçiremediğiyle ölçülür.

Anlatılan Ekonomi, Yaşanan Hayat

Bugün gelinen noktada emekli, kendisine yapılan artışın açıklamasını televizyon ekranlarında dinlerken, aynı anda pazarda filesinin neden boş kaldığını, kasada neden eksik bıraktığını, evine dönerken neden boynunun büküldüğünü sorguluyor. Çünkü anlatılan ekonomi ile yaşanan ekonomi birbirini tutmuyor.

Zam Var Ama Rahatlama Yok

Zam var ama umut yok. Artış var ama rahatlama yok. Rakamlar yükseliyor ama hayat pahalı olmaktan vazgeçmiyor. Emekli artık süslü cümleler, geçici düzenlemeler ya da istatistik tabloları görmek istemiyor. Emekli; aldığı maaşla ay boyunca insanca yaşayabilmeyi, kimseye muhtaç olmadan alışveriş yapabilmeyi, torununa gönül rahatlığıyla harçlık verebilmeyi istiyor.

Sabır da Bir Yere Kadardır

Özetle; Meclis’ten geçen bu zam, emeklinin beklediği nefes olamadı, geçim sıkıntısına çare üretmedi ve bir kez daha milyonlarca insanı “sabretmeye” mahkûm etti. Ancak sabır da bir yere kadardır ve unutulmamalıdır ki, sabrı zorlanan bir emekli kitlesi, sadece ekonomik değil, sosyal bir alarmdır.

Zam Var Denildi, Geçim Yok Sayıldı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter