escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Hasan Sağlam
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. BİR EKİM GÜNÜYDÜ

BİR EKİM GÜNÜYDÜ

featured

Kol kola verip omuz omuza halay çektiler, renkler cümbüşü bir sonbahar günüydü. Gökyüzü seyrek bulutlu, sokaklar üşengeç ve ağaçlar yapraklarıyla vedalaşıyordu. Ankara sokakları resmi geçit törenlerinden mustarip, cıvıl cıvıl gençlerin şarkılarıyla inliyordu. Bir Ekim günüydü.

Artvin’den, Edirne’den, Siirt’ten, Nevşehir’den gelmişlerdi. Kucak dolusu sevgi ile… elleri birleşti İzmir’in, Varto’nun Cizre ile Muğla’nın. Oluk oluk akmışlardı meydana. Bir ekim günüydü.

Görkemli kalabalıkta sloganlar; “barışı, kardeşliği” söylüyordu. Malatya’dan Kars’a, Dersim’den İstanbul’a emeğin güzelliği ile süslenmişti her yan. Bir Ekim günüydü.

Meydan böyle yürek görmemişti, yürek bu kadar meydanda değildi nicedir. “Bir arada yaşanabilir” dediler. Hem de paylaşarak büyüyen bir orman kadar gür bir sesle; “bu meydan kanlı meydan” Bir Ekim günüydü.

Tuzakta bekliyordu halkların düşmanları. Başkentin resmi yüzü, şımarık devlet otoritesi tamtakır cehennemdeydi. Bu sinsi kıvılcıma kör sağır ve dilsiz kaldılar. Bir Ekim günüydü.

Bedbaht karanlık bir lahza, ateş yitirdi tılsımını. Su, sesine sığınmış bütün çığlıkları kustu. Rüzgâr, kanatları kırılmış güvercin misali, aşk mevhumunu yitirdi, Ankara bir gramofon gibi sustu. Bir Ekim günüydü.

Her yeri sarmış kan kokusundan sıyrılıp umutlu bir barışa ses yükselten kadın erkek çocuk, işçi, emekçi, öğrencisiyle ordaydılar. İnsanca bir arda yaşamanın şarkısını söylemek için çiçekli basmalarla dikilmiş elbiseli kadınlar, renkli karışık saçlarıyla ötekiler ve ezilenler…

Herkes aynı düşünmek zorunda değil, hayatta kalmak için. Bilmem bu kaçıncı yüzyıldır artık insanca yaşamanın tadını bulalım.

Aykırı sesler aynı notadan basıyorsa eşitliği, kim neden korkuyor? Bu telaş bu farklılığa olmayan tahammül, kör bir bıçak gibi iz bırakan bu kesik bitmeli. Bütün ortak duygular farklı hislerle aynı güzelliğe tekabül ediyordu. Kavalın vibratörlü tınısı, bağlamanın ortanca teli, tokmağın davudi sesi, çocuğun ağlaması, anaların ağıtları bunu söylüyordu. Ama bu muhteşem tabloyu “Bir Ekim günü” hançerlediniz.

Artık her yer kan ile barut, o ılıman iklimler çürüdü sayenizde. Leylekler mevsimleri karıştırdı, turnalar uçmuyor Ankara garının üstünden.

Çiçekler büsbütün matemli, Kadife artık Ankara’ya kırgın, her sabah bir yaprağını dökerek güne başlıyor. Kavaklar anaların başına gelenlere duyarsız değil, acılarına yel vurarak küllerini öpüyorlar. Bir Ekim günüydü.

Hangi dilde yazsam eksik kalacak bu melun katliam. Ne yapsak Ekim o gün bu gündür karalıdır. Büyük saygı ile anıyorum.

BİR EKİM GÜNÜYDÜ
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir