Bunların (sağ manipülatörler) Kürtlüğü de kimlik Kürtlüğüdür. Soy Kürtlüğüdür. Biraz zorlarsanız kültürel Kürtlüktür. Ötesi yoktur. Milliyetçilikleri de, yurtseverlikleri de yapaydır.
1.Bölüm: Katılık ve sağ manipülasyon
Tüm Ortadoks yapılar katıdır. Monarşik, oligarşik oluşumlar katıdır. Otoriter, totaliter yapılar katıdır. “Kürtçü”, “Türkçü”, “milliyetçi” gibi yapılar aynı biçimde katıdır. Katı olan ise, içinde korkunç bir tutuculuğu, dogmatizmi barındırır. Düz bir hat üzerinde durur ve öyle ilerlerler. Kaskatıdır. Sağa sola, ileriye geriye eğimler çizmeyi sapma olarak görürler. Onlar için “devrim”in de, “demokrasi”nin de “demokratik çözüm”ün de tek biçimi vardır. Başka biçimleri, alternatifleri yoktur.
Sağ ve sol tutuculuk aynı anlayışta birleşir. Sağ tutuculuk, milliyetçi-ulusçu çizgide ısrar eder. Durum ne olursa olsun üniter olanı arar. Başka hiçbir çözüm biçimi, hiçbir önermeyi değerli bulmaz. Sol tutuculuk ise, “devrim”i tek biçimde görür. “Sosyalizm” dışı çözümleri anlamlı bulmaz. İttifaklar meselesine de aynı yerden bakar ve sosyalist olmayan yapılarla her türlü ilişkiyi reddeder. Katı ideolojik değerleri politik görüşün ana unsuru yapar ve bu özelliğiyle oluşan ya da oluşacak uygun koşulları her zaman ıskalar…
Kürt demokratik güçleri oldum olası her iki yapıdan da muzdariptir. Kendi de belli dönemlerde bu yapılardan etkilenmiştir. “Katılık ile esneklik” arasındaki dengede zorlanmıştır. Daha genel anlamda ise, Suriye örneğinde olduğu gibi hayli manipülatif söylem ve dayatmalara maruz kalmıştır. Bugün de kaldığı gibi…
Sağ manipülasyonlar…

Bunlar genellikle aristokrat Kürtlerdir. Ya da Aşiret kültürünü aşmamış, bir adım ilerisi olan ulus-devlet tezine saplanıp kalmış yarı aydın tiplerdir. Görünürde “ayrı devlet, ayrık ulus” tezine sarılırlar. “Kürdistani” olduklarını ileri sürerek, politik duruş ve kimlikleri ne olursa olsun “birliği” propaganda ederler. Ancak pratikte öngördükleri “demokratik birlik” değil, “aşiretçilik”tir. Sağ manipülatörler, Suriye’de oluşan defaktoya dikkat çekerek “bağımsızlık için koşulların oluştuğunu, dolaysıyla buna odaklanmak gerektiğini, bunun dışındaki çözüm biçimlerinin geri olacağını” ileri sürmekteler.
Onlar için halkların ne yaşadığının, verilen ya da verilecek kayıpların anlamı yoktur. Gelecekte yaşanacak olanların da… “Önemli olan statüdür. Ulus-devlettir. Bunun dışındaki tüm statüler, tüm çözüm biçimleri geridir ve mutlak biçimde Türklere, Türkçülüğe hizmet eder”dir!
Bu eleştiri değil, “sağ manipülasyondur”. Eleştiri hakları vardır. Herkes eleştirebilir. Ancak eleştiri de samimiyet önemlidir. Samimiyeti sağlayan şey ise, sorunsal düşünmek, “çözüm odaklı” olmaktır. Feodal Kürt aristokratları ve onları izleyen Ortadoksçu sağ, “çözüm odaklı” değildir. Çözüm arzulamaz. Böyle bir edimi, arzusu yoktur; olmamıştır da. Onlar biçimsel Kürttür. “Devlet, bayrak” odaklıdır. Olsun da nasıl olursa olsun formundadır. Halkların çaresizliği, çözüm arzulayan güçlerin yaşadığı sıkışma umurlarında değildir. Bunların Kürtlüğü de kimlik Kürtlüğüdür. Soy Kürtlüğüdür. Biraz zorlarsanız kültürel Kürtlüktür. Ötesi yoktur. Milliyetçilikleri de, yurtseverlikleri de yapaydır.
Büyük değişime ihtiyaç var!
Gelecek bölüm: Sol manipülasyonlar…
