escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Post-modernizm ve “devrimci”liğin kavramsal evrimi-2

Post-modernizm ve “devrimci”liğin kavramsal evrimi-2

featured
Devrimci, iktidar arzulamayan ve iktidar davranışı sergilemeyen kişidir.

“Devrim”, iktidar olmak ya da iktidarı değiştirmek değil, iktidar davranışı göstermeyen birey ve toplumlar yaratmaktır. Bu da “devrimci kimdir?” sorusunu yanıtlar. Devrimci, iktidar arzulamayan ve iktidar davranışı sergilemeyen kişidir.

2. Bölüm: Kavramsal olarak “devrim,” “devrimci,” “devrimcilik…” (*)   

“Devrim, devrimci, devrimcilik” üçlemesinin sosyolojik temeli “insan”dır. İnsan, özgürlük sosyolojisinin ana konusu olduğu kadar öznesidir de. Birey, genellikle sosyal yapıların belirlediği sınırlar içinde yer alır ve yaşar. Davranış ve yaşayış biçimini de toplumun sosyokültürel yapısı belirler. Ancak bir farkla: Özgür birey, toplumcu bir refleksle sınırları zorlar ve kamusal alana doğru genişletir.  Böylece bireyin kolektife katılımı, bireysellikten toplumsallığa evrilir. Değişim geçirerek başka bir insan olur. Farklılaşarak biyolojik insanı aşar. Bu durumda birey-toplum denklemi tezat olmaktan çıkarak uyumlanır. Devrimci, daha doğru ve güncel ifadeyle “değişimci” de böyle ortaya çıkar. Edimiyle yeni sosyolojinin “öznesi” olur.

“Devrim”, “devrimci”, “devrimcilik”; politik çağrışımlar yapsa da kavramsal olarak sosyaldir.

Biyolojik insanın evrimi…

Biyolojik insan kendiliğinden ve döngüseldir. Doğar, yaşar ve ölür. Bu döngü, ne yazık ki günümüz insanının temel problemidir. Değişimci (devrimci) ise bilinçli eylemin ürünüdür. Eylemiyle döngüsel olanın dışına çıkar ve kendini yaratır. Eylem; doğa ve toplumdaki nesnelere, olay ve hareketlere yüklediği anlamdır. Bu çıkarsama, elbette insanın “kendini yaratma” ediminde önemli yer tutar; ancak yeterli değildir. Bir de “tutum almaya” ihtiyaç duyar. İnsan döngüsel olanın dışına çıkar, olaylara anlam verir, tutum alır ve insan olur. Değişimci (devrimci), insan evriminin önemli bir aşamasıdır. Burada insan, yarattığı aidiyet ve üstlendiği sorumlulukla, biyolojik varlığının oluşturduğu kimliğin ötesine geçer.

Ancak insanın “kendini yaratma” eylemi yolculuklara ihtiyaç duyar.  İnsanın kendi içinde ve kendi dışında yapacağı uzun ve yorucu yolculuklarla daha sorumlu, daha yapıcı, daha üretken kimlikler yaratır. Yarattığı bu kimliklerle yerel, halksal, ulusal, bölgesel ve etnik yapısını aşarak (ama yadsımadan) evrensel olanla yakınlaşır.

Yolculuklar değişimin temel disiplinidir. Bu yolculuklardan biri dışa, diğeri içe dönüktür. Dışa dönük yolculuklar, dışındaki dünyayla ilişkileri, kurduğu bağı ve etkileşimini içerir. İçe dönük olanı ise, bu yolculukta yaptığı çıkarsamalarla kendini yeniden ve yeniden tartması, tanımlayarak tamamlamasıdır. Zira insan yol almadan, dışa ve içe dönük yolculuklar yapmadan “biyolojik ve döngüsel zamandan” çıkamaz. Takılır kalır.  

Kavramsal karakter…

“Devrim”, “devrimci”, “devrimcilik”; politik çağrışımlar yapsa da kavramsal olarak sosyaldir. Bilinenin aksine iktidar arzusu taşımaz. Ötesine geçerek, birey ve toplum hayatının bütününü etkileyen içerikler oluşturur.

“Devrim”, “iktidar olmak ya da iktidarı değiştirmek” değil, iktidar davranışı göstermeyen birey ve toplumlar yaratmaktır. “Devrimcilik”, bunu başarma uğraşıdır.  “Devrimci” ise, başarma potansiyeli ve öz niteliklerine sahip olandır.

“Devrimler”, uzun evrimsel süreçler içerir ve bu süreçlerin sonucu ortaya çıkar. “Devrimci” de aynı diyalektiğe bağlıdır. Tıpkı “devrimler” gibi “devrimci” de uzun evrimsel süreçlerin ürünü olarak oluşur ve sürece yön verir.

“Devrimler”, uzun evrimsel süreçler içerir ve bu süreçlerin sonucu ortaya çıkar.

“Değişimci (devrimci) yim” demeden önce…

“Ben devrimciyim”, “devrimci sürecin içindeyim, öznesiyim” demeden önce şöyle düşünmeliyiz: Ben gerçekten de uzun evrimsel bir sürecin ürünü müyüm?”

Aslında post-modernist Sol’cular, aydınlar, ilericiler uzun evrimsel süreçlere ihtiyaç duymazlar. Geçmiş ile gelecek bağı oluşturmadıkları için, süreçleri ve bu süreçlerin değişim birikimlerini yadsırlar. Değişimci (devrimci) olduklarını söylerler ancak, değişim için tutum almaktan imtina ederler. Oysa değişim kadar değişimci de uzun evrimsel sürecin ürünü olarak ortaya çıkar. Yaptığı iç ve dış yolculuklarla kendini bulur ve hayatı değiştirir.

Buradan şu sonuca varıyoruz: “Devrim”, iktidar olmak ya da iktidarı değiştirmek değil, iktidar davranışı göstermeyen birey ve toplumlar yaratmaktır. Bu da “devrimci kimdir?” sorusunu yanıtlar. “Devrimci”, iktidar arzulamayan ve iktidar davranışı sergilemekten kaçınan kişidir.

———————————

(*) Bu kavramların günümüz karşılığı “Değişim”, “değişimci” ve “değişimcilik”tir. “Devrim”, “devrimci”, “devrimcilik”; köken olarak, “deviren”, “yıkan”, “ele geçiren”, “yer değiştiren” gibi tepeden inmeci, daha Jakoben, daha darbeci gelenekten gelir, ona dayanır. Günümüzde evrilmiş, değişim geçirmiştir. Dolaysıyla toplumsal karşılığı yoktur.

Post-modernizm ve “devrimci”liğin kavramsal evrimi-2
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir