escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Düşünce dünyasında yeni bir skolastik çağ mı?

Düşünce dünyasında yeni bir skolastik çağ mı?

featured

Bilgi çağı mı? Hayır! Üretim mekaniği açısından “data çağı” ya da “teknik çağ” denebilir; ancak “bilgi çağı” asla değil! Bayrağı emekçilerin ve ezilen halkların elinden alan kapitalist modernite, kavramlarla da istediği gibi oynuyor, kendince “çağlar açıyor ya da “kapatıyor!” Tarihe, tarihsel olaylara, çağa, döneme ad koyan “isim babalığı” yapan artık Marksistler, aydınlar değil! “Tarihin tekerleği” de devrimlerle ilerlemiyor!

Buraya nasıl mı geldik?

Dogmalar insan aklını kilitledi, yaratıcılığı körelterek toplumsal siyasal ilerlemeleri sekteye uğrattı. “Dogmatizmle mücadele” edenler bile kendi teorik belirlemelerini dokunulmaz kılarak dehşet düzeyde doğmatikleşti. “Kitabi” olmak, kitaplara bağlı kalmak bir tür karşı-din yarattı. Bu öncü/sınıf perspektifini daralttığı gibi skolastiği Sol’dan besleyen önemli unsurlardan biri oldu. Oysa “teori gri, hayat ağacı yeşildi”. Metodik olarak “somut şartların somut tahlili” dense de teori asla “gri” görülmedi ve pratik, “hayat ağacından” saparak dogmaların izinden gitti ve hayat, mutlak, değişmez düşünce ve teorilerin altında ezildi.  Devasa fillere dönüşen doğmalar çimleri ezdi durdu. Dünyanın üçte biri devrimsel değişimler yaşasa da, sonrasında trajik yıkımları tetikledi…

Dogmatizm, istibdatın geliştirdiği ve bir bakıma kurumsallaştırdığı skolastisizmle buluştu ve dramatik tarzda örtüştü. Akıl tutulmaları arttı, bilgi ve aydınlanma çağı kısa sürdü. Karanlığı kalkan yaban barbarlık, birey ve toplumu her alanda olduğu gibi düşünsel alanda da mitolojideki gibi haydut “Prokrustes yatağı”na aldı, kesti, biçti, uzattı, biçimledi, uydurdu!

Şunda ısrar edeceğim:

Toplumları bağlayan ve ileri itip geliştiren perspektifler bu örtüşmeyle yitip gitti! Artık yok! Olsa da volan kayışları koptu, sekteye uğradı! Açı kayboldu! Doğmalar, dinler, totemler geri dönerek, bilginin ve bilimin yerini aldı! Şimdiki zamanı en iyi ifade edecek sözcük yönsüzlük; kargaşa/kaos! Ancak tatlı su sosyalistleri (kent sosyalistleri), dominant seküler birey ve çevreler paradoks gibi görünse de durumdan son derece mutlu! Dehşet bir algı operasyonu seferindeler: “Z kuşağı geliyor. Bu kuşak çok farklı, yeni nesil bambaşka. Soran sorgulayan bir nesil geliyor.” deyip duruyorlar! Nasıl bir görü, nasıl bir tahlil nasıl bir tespit bu? Hangi domelere verilere dayanıyorlar?

Onlar için bunun önemi yok (!)

Yaratmak istedikleri tek şey algı! Aslında algı da değil, bir tür totem hatta ideoloji. Gericiliğin, dogmatizmin şimdiki zamana çağa uyarlanışı!

Günümüzde düşünce ve düşünsel üretim bilgelerden, filozoflardan alınarak “ilahi güçler”e devredilerek tekleşti! Totem, bağnazlık, tutuculuk, tekçilik baskın hale geldi. Orta çağda kilise yapılarında olduğu gibi tek ve hakim düşünce biçimi dışında başka düşünce biçimlerine izin vermeyen ve/ varsaymayan skolastik düşünce tüm toplumda egemen gibi. Bugün skolastik düşünce orta çağdan sonra en güçlü en baskın dönemini yaşıyor dersek abartı olmaz.

Bilimin ve bilginin yerini, kendilerine “çağdaş”, “sekülerler” diyen özünde ise her biri “papaz çömezi ve talmudçu” olan yeni tür gericilik almış durumda! Böylece toplumda bilim ve bilgiye (bilimsel sosyalizme) dayanma yerine, “toteme”, “meditasyona”, “enerjiye”, “burçlara” dayanan, buna inanan ve hayatı olayları bunlarla açıklayan davranışlar yaygınlaşarak öne çıktı/çıkıyor…

Skolastizmden beslenen bu davranışlar, erk’i ve erkin geliştirdiği tekçi skolastikçi zorlama ve dayatmaları da kamufle ederek koruma altına almış oldu!

İşte size “erk’in güç kaynağı ne, gücünü nerden alıyor?” sorusunun yanıtı!

Elbette konumuz sadece güç kaynaklarını deşifre etmek olamaz. Zihin bulanıklığı, belirsizlikler, kargaşa ve kaos sadece politik sistemlerin sorunu değil. Sonuçlarıyla, insanı ve tüm insanlığı doğrudan etkileyen küresel ölçekli ivedi bir sorun bu…

Böyle bir durumda, Nietzsche’nin dediği gibi: “İnsan, bir an önce kargaşasını, kendine anlam veren bir düzene çevirmezse, yıldız doğurtmazsa, karanlığında yok olacaktır.”

Bu karanlığı her alanda hissediyor, görüyor ve yaşıyoruz!

Demokratik aydınlanma ve açılımı doğmalardan totemlerden kurtarıp asıl güç kaynağına, yaratıcı kaynağa oturtmadıkça, Nietzsche’nin dediği gibi, kargaşayı bir an önce anlamlı bir düzene çevirmedikçe, kaos, insanın ve insanın anlam arayışının sonu olacak!

(*) Skolastik yalnızca tek bir doğrunun ve ona bağlı tek bir doğruluk sisteminin varlığını kabul eder. Bunun dışındaki tüm düşünce ve yaklaşım biçimlerini reddederek yasaklar. (Bkz. Skolastik felsefe (düşünce)

Düşünce dünyasında yeni bir skolastik çağ mı?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir