escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Siyasal Erk’ler (neden) çözüm arzulamaz?

Siyasal Erk’ler (neden) çözüm arzulamaz?

featured
Solipsizim, varlığı “ben”in tasarımları, ona ait olguları olarak görür.

“Erdem sonuçta değil, Yol’dadır. Bu Yol ruhun gerçek hareketidir.” (*) Değişim de sonuç değil, bir Yol’dur. Erdemli olan değişim yolunda süresiz ve kesintisi yürür. Yürüyerek değişir ve değiştirir.

Özellikle egosal varlık ilişkilerinin aşılması yürüyüşü üretken ve nitelikli kılar; değişim yaratır. Erdemli olmayanlar Yol bilmez. Değişimin değil, çözümsüzlüğün dinamiği olur. Politik benciller, akıl tutulmaları ve yürüttükleri pratik politikalarla süreçleri gerer; toplumları yorar.

Türk siyasal Erk’i Egoisttir. Erdemi bilmez.  Mala tutkunluk, Öteki’nin varlığını kendine mal etme ya da yadsıma, tahakküm etme, zihin ile beden arasındaki yarılmaya yol açan yabancılaşma egoyu septik, sanrılı ve paranoyal zeminlerde tutar.

Erk için sahip olma arzusu, “olma”nın yani “var olma”nın tek kanıtıdır.

Bu zemin, politik yetenekleri boğar. Aktörleri kısırdöngüye alınmış sonuçsuz ve sonsuz savaşların nesnesi yapar. Nesneleşen aktörler, Yol’dan çıkar. Tamamen şuursuz ve kontrolsüz biçimde sahip olmanın tadını çıkarır!

“Sahip olma, olma’nın efendisidir. Bir şeye ‘sahip değilseniz’, hiçbir şey ‘olmamışsınız’ demektir. (…) Her şeye sahipseniz ‘bir şey olabilirsiniz.’  Şeylere sahip olma arzusu Öteki’nin tanınmamasının ve varlıktan kopuşun kesin bir işaretidir.” (1)

Kapitalist Solipsizm’in tasarımları…

Bu kapitalist solipsizm, varlığı bağımsız özneler olarak tanımaz. “Ben”in tasarımları, ona ait olguları olarak görür. “Öznel ben”i tek ve mutlak varlık olarak dayatır. Buna kurumsal ya da yönetimsel bencillik de denebilir. Siyaset sınıfının sahiplik duygusu Öteki’ni özne olmaktan çıkararak “sahip olunan”a dönüştürür. Bu da öteki’ni en amansız biçimde dışlayarak kölelik hukukuna bağlar.

Bu bağlamda siyaseti bir tür işletme, toplumu da işletmenin (şef’in) malı gören anlayış şu nedenlerden dolayı değişim istemez:

Birincisi; erdemden dolaysıyla Yol’dan uzaktır, Yol bilmezdir. Öteki’ni kendi varlığının (Ben’in) tasarımları, ürünü olarak algıladığından değişim/çözüm arzuları yoktur ya da son derece problemlidir. Stratejik önem atfetmez.

İkincisi; Ego yani sahip olma arzusu, “olma”nın yani “var olma”nın tek kanıtıdır. Solipsist, sahip olmadan var olamaz. Özgürlük, çözüm, uzlaşı gibi erdem ve evrensel davranışlar, var olma biçimlerini yadsır. Erk olarak inkara götürür.

Sahip olma ile “olma” arasındaki bu hayati bağ, onlar için ölüm ile yaşam arasındaki bağ gibidir. Bu bağı yitirdiklerinde “aktörlük” de biter! Siyaset sınıfı yok olur.

“Neden değişmiyorlar, çözmüyorlar”ın yanıtı.

Neden çözmüyorlar? Neden hak ve özgürlükleri tanımıyorlar? Neden hemen vazgeçiyorlar? Neden diyalog kurmuyorlar? Gibi soruların yanıtı da siyaset sınıfının bu yapısında aramak gerekir. Çünkü bu sınıf, değişmeyi ve değiştirmeyi bir Yol olarak görmez ve benimsemez. Çünkü olmak, var olmak, yaşamak içinsahip olmaya” kodlanmış ve koşullanmıştır.

Sahiplenme, sahiplendiğini tüketme arzusu Erk’in ruhunda genetiğinde, matematiğinde vardır!  Vaz geçmeden, feragat etmeden, ötekine yaşam alanı tanımadan bu arzu, bu yıkıcı tekbencillik, bu arsız ego, bastırma-ezme hırsı değişmez!

Nedensellikleri sorgulama yetisi ve yeteneğine sahip olmamak bunaltır.

Bilince varışın özgürlüğü…

Umutsuzluğun, karamsarlığın geri çekilmelerin, vazgeçişlerin, ruhsal çöküş ve gerilmelerin nedeni de şudur: Bilmiyor olmak Solipsizm’in tasarımlarından bihaber olmak… Siyasal erk’in katı tutumunda ısrar edişinin arkasındaki düşünsel, ruhsal, ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenleri bilmemek Siyasal Erk tanımını politik partiler ve aktörlerinin pratik politikalarıyla sınırlandırmak… Arka planda işleyen nedensellikleri sorgulama yetisi ve yeteneğine sahip olmamak…

Böyle oldukça da demokratik Yol’da kırılmalar, dökülmeler, geri çekilmeler, inanç ve irade yitimleri kaçınılmaz olur. Korku derinleşir. Küsmeler, kabuğuna çekilmeler artar. Umut tükenir. Daha da önemlisi, her olumsuz durum, mutlak biçimde iç dinamiklere bağlanır olur…

———–

(*) Joel Kovel

Siyasal Erk’ler (neden) çözüm arzulamaz?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir