Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan açıklamada, “Narin için adalet, Gülistan için hakikat istiyoruz! Sessiz kalmayacağız, iktidarın sessiz kalmasına izin vermeyeceğiz!” denildi.
21 Ağustos tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan, dün itibariyle cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran için Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından açıklama yapıldı. Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.
“NARİN İÇİN ADALET İSTİYORUZ”
SES Şube Eşbaşkanı Serap Kahraman tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, “Daha hayatının baharında, çocuk yaşında, insanlık dışı bir cinayete kurban giden Narin için isyanımızla ve yasımızla alanlardayız. Buradan, yas tutmakla yetinmeyeceğimizi; adaletin sağlanması için sesimizi yükseltmeye, Narin’in faillerinin hak ettikleri cezayı almaları için mücadele etmeye devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz” denildi.
FAİLLERİ KORUYAN BİR İKTİDAR
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi; “İlk günden itibaren gündemimizde olan bu olayda, yaşanan ihmaller ve çelişkili açıklamalar, devlet içinde bazı güçlerin bilinçli olarak failleri korumaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Medyada oluşan spekülasyonlar ve bunların önlenmemesi, ancak uzun bir zaman sonra bir araçtan DNA örneği alınması, HTS kayıtlarının incelenmesindeki gecikmeler ve nihayetinde Narin’in cesedinin evine bu kadar yakın bir yerde bulunması, bu ihmallerin boyutunu gözler önüne sermektedir. İktidarın sergilediği bu ihmalkâr tavır, yalnızca adalete olan inancımızı hepten sarsmakla kalmamakta aynı zamanda failleri de cesaretlendirmektedir.”

BENZER İHMALLER VE ÇELİŞKİLER
“Bu noktada, hatırlatmak isteriz ki 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybolan Gülistan Doku hâlâ bulunamamıştır. Gülistan’ın kaybolmasıyla ilgili soruşturma süreci de benzer bir şekilde, ihmallerle ve çelişkilerle dolu ilerlemiş, devletin failleri koruma politikası bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Gülistan’ın akıbetini bilmediğimiz her gün, iktidarın bu ihmalkâr tavrını sürdürdüğünün işareti olarak anlaşılmalıdır.”
DAHA NİCE BENZER HİKAYELER VAR
“Narin Güran ve Gülistan Doku, hayattan koparılan ilk canlar değildir. Müslüme Yağal, Leyla Aydemir ve daha nicelerinin arkasında benzer hikâyeler olduğunu biliyoruz. Bu cinayetlerin ardından gerekli önleyici ve koruyucu tedbirler alınmış olsaydı, bugün Narin de, Gülistan da yaşıyor olacaktı. Narin’in ölümü ve Gülistan’ın kaybolması, toplum olarak hepimizi derinden sarsmıştır. Ancak bu acı olaylar karşısında susmak, sadece bir başka Narin’in, bir başka Gülistan’ın da kurban edilmesine yol açacaktır.”

YETKİLİLERE SESLENDİLER
“Narin ve Gülistan’ın faillerinin tespit edilip hak ettikleri cezayı almaları için bu davaların sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyor ve toplumun tüm kesimlerini, çocukların ve kadınların hakları için ayağa kalkmaya, bu tür vahşetlere karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Narin için adalet, Gülistan için hakikat istiyoruz! Sessiz kalmayacağız, iktidarın sessiz kalmasına izin vermeyeceğiz!”
