escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Kürtler hala bölgesel bir “problem”, Çünkü:

Kürtler hala bölgesel bir “problem”, Çünkü:

featured
Kürtler hala bölgesel bir “problem”, Çünkü:

Amacım “Kürtlere güzelleme” yapmak değil. İhtiyaç da duymuyorum. Kürtlerin de ihtiyacı yok. Kendimce yanıtlar arıyorum. Sorunun yanıtı Kürtlerin yapısında elbet. Yanıtın bir ucunda kolektif haklara odaklanan Kürtler var. Diğer ucunda ise Amerika ve öteki Ulus Devletlerin karakteristiği…

Nasıl mı? Açayım:

“Sosyal Devlet” tezi çöktü…

Sanayi Devrimi etkisiyle ortaya çıkan ve sonrası 1930’lu yıllarla kurumsal nitelik kazanan “Sosyal devlet” tezi dünya genelinde çöktü. Prototipleri oluşmuyor. Sistemler artık çözüm değil, buhranlar/krizler üretiyor. Tezlerin, Doktrinlerin, Planların, Arayışların hiç biri kurtuluş, refah ve özgürlük vadetmiyor. “Ortak akıl ve dil” artık yok. Gücü olan ötekine yöneliyor; yıkıyor, değiştiriyor ya da bozuyor. Ulusal ve küresel devletler “Demokrasi, uygarlık, eşitlik, adalet” vaatlerini çoktan rafa kaldırmış durumda. “Demokrasi, adalet, özgürlük” vadeden güçler bugün, ABD örneğinde olduğu gibi alenen “el koyacağım, petrolü, altını, madeni alacağım; olmasa başlarına yıkacağım” diyor. 

Yatak odasından devlet başkanlarını kaçırıyor. Yerine “kayyumlar” atıyor. Seçilmiş ya da atanmış fark etmiyor, alaşağı ediyor. Adalar, ülkeler satın almaya, olmasa iç karışıklar çıkarmaya çalışıyor. Amerika için önce Vietnam, Laos, Kamboçya gibi sömürgeler vardı; şimdi her alana, her ülkeye, her devlet ya da iktidara sömürge gözüyle bakıyor, sömürge muamelesi yapıyor.

Tam bir kolonyalist mantık. Tam vandallık, çetecilik. 

Ancak Amerika ile sınırlı bir durum değil bu. Ulus devletlerin tümü aynı yolda. “Sosyal” niteliğini yitirdikçe daha çok benzeşiyor, özdeşleşiyor, entegre oluyor.

Bunların hiç biri Ulusu, toplumu oluşturan değerlerden beslenmiyor. Ayrıca bu değerleri önemseyen ve önceleyen bir anlayışa da sahip değiller. Hiç birinin gündeminde demokrasi, insan hakları, yoksulluk, çevre ve sağlık sorunları filan yok.

Aslında içerik olarak ulus-devlet özelliklerini bile yitirmiş durumdalar. Ulus desen ulus değil, devlet desen devlet değil.

Ne peki?

Ulusal dinamikler yerine yapı dışı güçlere dayanan, toplumsal meseleleri değil; rant ve iktidar olanaklarından yararlanmayı merkeze oturtan; ulusal ve uluslararası ilişkileri de buna göre düzenleyen tanımı tarifi güç karmaşık bir yapı. Neo devlet ya da neo imparatorluk. Devlet olmayan devlet, ulus olmayan ulus!

Bu ulusların ya da devletlerin asıl dinamiği, halk, toplum, sınıf, sivil yapılar filan değil: Ulus, toplum özelliği olmayan paramiliter güçler. Aşiretler, çeteler, tarikatlar, cemaatler, devşirmeler, lejyonerler…

Denebilir ki, dünyanın hemen hemen her yerinde emperyal güçler kadar ulus devletler de bunlara dayanıyor. Savaşçı potansiyelini bu güçler oluşturuyor. Orta doğuda, Asya da ya da dünyanın herhangi bir yerinde, devletlerin asli unsuları bunlar.

Çok tehlikeli.

Çünkü bunların ideolojik ve ahlaki disiplinleri, idealleri, anlam yetileri, duyguları, somut hedefleri, toplumsal duyarlılıkları filan yok.

Onları harekete geçirici tek şey: Ganimet ve para! Kesinlikle başka şey değil. Ve bunun sosyo kültürel zemini çok güçlü.

Bakın: 19 ve 20 yüzyılın sosyal sınıfları, hatta ulus ve toplum yapıları yok; kalmadı. Ulusal güç meselesi de bugün hayli problemli ve karışık. Ulusal dinamiklerin yerini bir çok alanda özellikle de Orta Doğu da marjinal militer yapılar aldı.

Bunun anlamı nedir?

Anlamı şudur: Orta Doğuya demokrasi getiremezsiniz. Demokratikleştiremezsiniz. İsteseniz bile “Şimdiki zaman” a sığdıramazsınız. Belki biraz zemin yaratabilirsiniz; öznel hazırlıklar yapabilirsiniz, o kadar. Mevcut dinamikler sosyolojik ve kültürel olarak buna yakın ve yatkın değil.

Ortadoğu hala bir “atış sahası”, bir “Poligon” gibi. Dolaysıyla hala özel bir “askeri saha”. Kültürel geçişkenliği, evrimi önemli oranda köreltilmiş durumda. Bu coğrafya da demokratik toplumlar yaratmak ya da var olan devletleri demokrasiye duyarlı hale getirmek bu nedenle hayli zor. Hatta bazı özgül zeminlerde “imkânsız” gibi. Amerika da mümkün olmadığı gibi; İsrail, Suriye, Sudan, Afganistan bilmem daha nerede de mümkün görünmüyor. Nesnel ve öznel koşulları mevcut şartlarda yok.

Kürtler hala bölgesel umut…

Demokrasi, çok güçlü olmada da biraz Kürtlerle sınırlı. Biraz Kürtlerle mümkün gibidir. Çünkü Kürtler hala bir sosyolojik birimler. Militer ya da paramiliter yapıları pek yok. Hala toplumcu bir yanları var. Hala hak ve özgürlükleri önceliyorlar. Hala kolektif haklar arıyorlar. Hala entegre olmamak, düşmemek, çözülmemek için gayret ediyorlar.

Daha da önemlisi Küresel ve Bölgesel güçlere ve bu güçlerin siyasal anlayışına angaje olmuş/entegre olmuş değiller.

Kürtlerin hala “problem” görülüyor olmasının nedeni budur. Ortadoğu ölçeğinde sosyal hareket özelliğini koruyan bir başka güç, başka yapı, halk ya da ulus yok gibidir.

Toplumsal/kamusal haklar odaklı olması Kürtleri, Bölgesel ve küresel güçlerin çelişkisi /problemi konumunda tutmuştur. Problem Kürtlerin “anti emperyalist” filan olması değildir; kolektif haklar ve özgürlükler meselesinde yarattığı bilinç ve dirençtir. Bu özelliği Bölgedeki ulus devletler açısından da tehdit oluşturuyor. Hepsi bu.

Bundandır ki tüm gaye ve gayret Kürtleri bu konumdan çıkarıp egemen kültür düşünüş ve yaşayış biçimine entegre etmek; böylece paramiliter payanda haline getirmektir. Ancak zor. Ortadoğu zemininde demokrasi/demokratikleşme ne kadar zor ise, Kürtlerin Ortadoğu da emperyal “payanda” yapılması da bir o kadar zordur.

Kürtler hala bölgesel bir “problem”, Çünkü:
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir