escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Mehmet Leblebici
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor, Kurumlar Bakıyor

Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor, Kurumlar Bakıyor

Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor, Kurumlar Bakıyor
Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor, Kurumlar Bakıyor

Bu ülkede kadınlar sadece öldürülmüyor.
Önce susturuluyorlar.
Sonra yalnız bırakılıyorlar.
En sonunda ya mezara ya da sürgüne gönderiliyorlar.

Ben bunu masa başından yazmıyorum.
Ben bunu sahada yazıyorum.
Evlerde, karakollarda, adliyelerde, sığınma evlerinde, mülteci kamplarında yazıyorum.
Dinleyerek…
Konuşarak…
Bazen not alamayacak kadar ağlayarak yazıyorum.

Kadınlar bana şunu söylüyor:
“Ölmedim ama yaşamıyorum.”

İşte bu, yaşarken ölmenin tanımıdır.

Mihriban’ı gördüm bu ülkede.
Gözde’yi gördüm.
Zeynep’i gördüm.
Kimi toprağın altında,
kimi çocuğunun gözlerinin önünde hayatta kalmaya çalışırken…

Zeynep ölmedi belki ama yaşatılmadı.
Şiddet gördü, ezildi, yalnız bırakıldı.
Bir çocuğu var; o çocuk her gün annesinin korkusunu miras alıyor.

Bu da bir cinayettir.
Adı konmayan, dosyaya girmeyen bir cinayet.

Şiddet Sadece Yumruk Değildir

Şiddet bazen tokattır.
Bazen hakarettir.
Bazen “git, kimse sana inanmaz” cümlesidir.
Bazen kapatılan bir telefon,
bazen açılmayan bir kapıdır.

Kadınlar ülkelerini terk ediyor.
Canını kurtarmak için Avrupa’ya kaçıyor.
Mülteci kamplarında, yabancı evlerde, tanımadığı dillerin içinde
ikinci kez cezalandırılıyor.

Ben o kampları gördüm.
Ben o kadınlarla konuştum.
Bazıları hâlâ geceleri ışığı kapatamıyor.
Bazıları hâlâ kapı sesinde irkiliyor.

Ve soruyorum:
Bu kadınları kim itti bu yollara?
Kim itti onları vatanından, evinden, dilinden kopmaya?

Peki Ya Kadın Dernekleri, STK’lar?

Şimdi gelelim asıl utanca.

Bu ülkede yüzlerce kadın derneği var.
Platformlar var.
Fonlar var.
Projeler var.
Ama sahada kadın yok.

Ben gördüm.
Kadın sığınma evinde yer bulamayanları gördüm.
Hukuki destek için kapı kapı dolaşanları gördüm.
“Yarın gel” denilerek geri çevrilenleri gördüm.

Kadınlar öldürülürken bazıları panel düzenledi.
Anneler mezarlıkta ağlarken bazıları basın açıklaması yaptı.
Çocuklar annesiz kalırken bazıları rapor yazdı.

Bu mücadele değil.
Bu vitrindir.
Bu, kadınların acısı üzerinden kariyer yapmaktır.

Bazı kurumlar kadınları korumuyor,
kendi konforlarını koruyor.

Ve evet, bunu yazmak zorundayım:
Bu sessizlik, bu ilgisizlik, bu sahte duyarlılık
kadın cinayetlerinin ortağıdır.

Geride Kalanların Acısı

Kimse sadece bir kadını öldürmüyor bu ülkede.
Bir babayı da öldürüyor.
Bir anneyi de.
Bir kardeşi de.
Bir çocuğu da.

Babalar susuyor çünkü ağlarsa “zayıf” deniyor.
Anneler içine gömülüyor çünkü adalet yok.
Kardeşler öfkeyle büyüyor.
Çocuklar annesizliğe mahkûm ediliyor.

Bu acının telafisi yok.
Bu utancın affı yok.

Son Söz Değil, Son Sorular

Şimdi soruyorum, herkes duysun diye:
Bu ülkede kadınlar ölürken kim görevini yapmıyor?

Ve daha kaç kadın, kaç çocuk, kaç aile yok olacak ki
gerçekten birileri harekete geçsin?

Bunu yazmaya devam edeceğim.
Çünkü susarsam, ben de suç ortağı olurum.

Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor, Kurumlar Bakıyor
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

    • 1 Şubat 2026, 15:17

      Çok teşekkür ediyorum Handan Hanım. Tekrar tekrar kadınlar ile ilgili yazmaya devam edeceğim. Özellikle belirtmek istediğiniz konu olursa mail atabilirsiniz.

  1. Bir kadın olarak okuduğum bu yazıdan oldukça etkilendim . Dosdoğru düzgün gerçek kalemler her zaman kalıcı olacaktır.Yüreğinize sağlık

    • 1 Şubat 2026, 15:18

      Çok teşekkür ediyorum Ela Hanım. Sahada görüşerek yerinde tespit ederek gözlemleyerek kaleme alıyorum. Tekrar tekrar yazmaya devam edeceğim.
      İyi günler dilerim.