escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Felsefe
  4. Erildir birçok şarkı aşağılar kadını!

Erildir birçok şarkı aşağılar kadını!

featured

Cinsiyetçi şarkılar

İnsan şarkılarla yaşar, şarkılarla bulur kendini. Şarkılar da insanı izler düşmez dilinden. Dil şarkıları besler şarklılar da dili. Ancak her şarkı dilden gelse de ulaşmaz aynı güzellikle gönüle. Çünkü her şarkı, her ezgi, her söz, her ritim gönülden değildir; olamaz “gönül çelen…”

Erildir birçok şarkı, eril bir dil taşır, aşağılar, hakir görür kadını; şarabi bir kıvamla tadım tadım sofralara sürer. Kulağa hoş gelse de düşmese de dillerden, düşer gönüllerden. Silahı olur erilliğin, kabalığın, vandallığın, dile dolar vurur kadını!

Kadını sevgi nesnesi, erkeği sevgi öznesi gören şarkılar vardır; defosu bol şarkılar. Eril dilli şarkılar, türküler şiirler, söylenceler. Estetiği, etiği olmayan cinsiyetçi dizeler…

Güzelliğin on para etmez/Bu bendeki aşk olmasa/Eğlenecek yer bulaman/Gönlümdeki köşk olmasa” der mesela gönül gözü açık Veysel. Ama üzgünüm; duygulanımı erildir bu dizelerinde Veysel’in. Aşk’ı eril sayar, cinsiyetçi yorumlar sözlerinde. Kadın güzelliğinin erkekten geldiğini söyler. Kadının barınacak, sığınacak, yaşayacak tek yerinin de erkek yüreği olduğunu… Es geçer kadını…

Karacaoğlan da aynı yerden bakar, aynı pencereden görür kadını. 

“Ben güzele güzel demem/ Güzel benim olmayınca/ Muhannetin karın çekmem/ Gel deyip de gelmeyince” der O da. Her dizesinde bağlar kadını. Karacaoğlan’a göre “onun olmayan her kadın çirkindir” ve güzelliği ancak erkekten gelir. O’ da atar kadını bencilliğin kuyusuna. “Ya benimsin ya da kara toprağın” kıyıcılığı da bundan doğar…

Daha sayısız şarkı-türkü vardır, her dilden her kültürden, sözleri, dizeleri eril cinsiyetçiliği ayan beyan çağıran bağıran. Bazıları ise işi daha ileri götürür. Kadını “uyarıcı” bir obje olarak ele alır ve öyle de görür.  “Kaldır gelin kaldır koca budunu/zalim kocan bilmez senin tadını” sözleri, “dolandım geldim” şarkısında geçer.  Onu, “yavrum ben sana/melez gömlek alayım/indim derelere/ bilmem nerelere/ kaytan bıyıklarımı/ sürsem nerelerine” dizeleri izler.  “Misket” oyunu, “oy farfara farfara/ ateşte düştü şalvara” ile kadını “iştahlı” bir arzu nesnesi yapar. “Halime” türküsü kadını pazarlar: “Halime’yi samanlıkta bastılar/şalvarını gül dalına astılar/gecesini bin beş yüze kestiler”. “Entarisi ala benziyor” şarkısı ise, kadın anatomisini erotik materyale dönüştürmekte gecikmez: “Entarisi ala benziyor/Şeftalisi bala benziyor/şekerli misin vay vay/ kaymaklı mısın vay vay…”

Tatlıses’in de seslendirdiği “bul getir” şarkısı,  “tabip sen elleme benim yaramı/beni bu dertlere salanı getir/kabul etmem bir gün eksik olursa/benden bu ömrümü çalanı getir le le/git ara bul getir saçlarını yol getir.” dizeleriyle kadına şiddeti tolore ederken; Kaygusuz Abdal, dizelerinde küfrü hakareti onaylamakta gecikmez: “Eşeği saldım çayıra/ Otlaya karnın doyura/ Gördüğü düşü hayıra/Yoranın da avradını/ Münkir münafığın soyu/Yıktı harap etti köyü/ Mezarına bir tas suyu/ Dökenin de avradını…” 

Örnekler çoğaltılabilir.  Bir de özdeyişler (ata sözleri) var tabi… Atlamayalım onu da.  Yorum gerektirmeyecek kadar acık ve eril (erkekçe) olan özdeyişlerden birkaçını sıralamakla yetinelim: “Kız çocuğu ya er koynunda ya yer koynunda”. “Kız evde olsa da elden sayılır.” Al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don.” Kızı, kendi gönlüne bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya varır”. “Dam damlamasından, kadın vızıltısından duyulmaz.” “Karı gibi konuşma”. “Kadının şerri şeytanın şerrine eşittir.” “Kadın şamdanı altın da olsa mumunu dikecek erkektir.” “İyi ipek kendini kırdırmaz, iyi kadın kendini dövdürmez.” “Dişi köpek kuyruk sallamazsa erkek köpek yanaşmaz.” Daha uzar gider böyle…

“Ata sözü” değil bunlar diyeceğim ama “ata” sözü. Yani er sözü, erkek sözü. Atadan gelir, taa “kal û bela” dan… Ve ataerkil kuşaklar taşır onurunu (!)

“Ata sözleri” olarak yer edinen tüm bu eril ifadeler masum değil ama. Şarkılar, türküler masum değil. Her biri edebi, sanatsal sözler, metinler olarak da görülemez. Her birinin, toplumdaki kadın algısının, kadın imajının oluşmasında rolü var. Tacizlerde, pazarlamada, taşlamalarda, kapatmalarda, haremlerde, aşağılamada rolü… Büyük bir roldür bu. Ve bu role bağlı gelişen sahiplenici, tacizci, baskılayıcı, değersizleştirici tutum ve davranışların altında, zaman içinde tekrarlanarak kültürleşen aynı davranışlar, söylemler yatar, aynı kaynaktan beslenir. Erk ki, kışkırtılmış erkekliktir, her haliyle hazırlar, kışkırtır erkeği. Bununla da kalmaz erillik, sanattan-siyasete oldukça geniş bir alana yayılarak yıkıcılaşır.

Bir kuşatma, planlı bir yönelimdir bu. Şarkılarla, türkülerle de sınırlı kalmayan, dizilerle, filmlerle, konserlerle, gösterilerle de beslenen; kadını önce düşüren sonra “erkekleştirerek” güzellik, özgürlük, yaratıcılık formundan çıkarıp, “tanrıçalık” düşüne ket vuran…

İrdelenmesi gereken son derece önemli bir konudur bu… Ve bu da şarkılara, türkülere, şiirlere, öykülere, romanlara, özdeyişlere, dizilere, filmlere gömülü eril cinsiyetçi tema ve eğilimleri açığa çıkarmayı, dili, üslubu güzelleştirmeyi gerekli kılar. Ve eğitmek eril birey ve toplumu. Evde, okulda, sokakta aşmak cinsiyetçiliği; cinsiyet eşitlikçi bir kültür yaratmak ve kültürü, yeni şarkılar, türküler, şiirler, öyküler, özdeyişlerle aşmak. Kültür devrimidir bu ve baharı toplumun…

Her birimizde, kurumsal, siyasal, kültürel yapılarda yer edinmiş cinsiyetçi dil ve algıyı aşmanın, demokratik, özgürlükçü bir dil yaratmanın anlamlı bir adımı olabilir tüm bunlar. 

Evet olabilir…

Erildir birçok şarkı aşağılar kadını!
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Yeşilçam filmlerinin önemli bir kısmında tecavüze uğrayan bir kadın vardır ve film o kadınla bitmez. Filmde öldürülmesi onu kırk tas su döküp arınması gibidir. Ya da camiye götürülüp yıkanıp paklanarak başına eşarp geçirilmesi ile son bulur.