1. Haberler
  2. Bölge Haberleri
  3. Çetin Arkaş’tan ortak acı çağrısı: “Acıları yarıştırmak yerine anlamaya gayret edelim”

Çetin Arkaş’tan ortak acı çağrısı: “Acıları yarıştırmak yerine anlamaya gayret edelim”

featured
Çetin Arkaş’tan ortak acı çağrısı: “Acıları yarıştırmak yerine anlamaya gayret edelim”

İmralı Sekretaryası Üyesi Çetin Arkaş, çatışmalı süreçte yaşamını yitirenlerin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını belirterek, Türkiye’nin geçmişle yüzleşmesi ve bütün acıları anlayan ortak bir dil kurması gerektiğini söyledi. Arkaş’ın konuşması, gerillaların, askerlerin, polislerin ve sivillerin ardından kalan ortak acıyı “bizim çocuklarımız” duygusunda buluşturan güçlü bir çağrı olarak yankı buldu.

İmralı Sekretaryası Üyesi Çetin Arkaş, DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar ve siyasetçi Gültan Kışanak’la birlikte Ankara’da gazetecilerle buluştu. Toplantıda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hukuki ve kurumsal aşamaları ele alınırken Arkaş, çatışmalı yılların görünmeyen insani hikâyelerine dikkat çekti.

Cezaevinden tahliye edilmesinin ardından yaklaşık 100 bin kilometre yol yaptığını anlatan Arkaş, gerçekleştirdikleri halk toplantılarında sürece ilişkin kaygıları gidermeye ve barış umudunu büyütmeye çalıştıklarını söyledi.

Evlatlarının döneceğini beklerken ölüm haberini aldılar

Arkaş, farklı tarihlerde yaşamını yitiren yüzlerce gerillanın bilgilerinin savaş koşulları nedeniyle ailelerine ancak yeni ulaştırılabildiğini belirtti.

Yeni yasal düzenlemeyle birlikte çocuklarının dağdan eve döneceğini düşünen bazı ailelerin, kendilerini ziyarete gelen heyetlere “Evladımızın geleceğini haber vermeye mi geldiniz?” diye sorduğunu aktaran Arkaş, bu ailelere çocuklarının ölüm haberini vermek zorunda kaldıklarını söyledi.

Bu karşılaşmaları “çok ağır ve trajik” olarak nitelendiren Arkaş, Diyarbakır ve çevresinde kurulan hemen hemen bütün taziyelere katıldığını ifade etti.

Cezaevinde tanıdığı iki küçük çocuğun fotoğrafıyla karşılaştı

Arkaş, katıldığı taziyelerden birinde yaşadığı çarpıcı karşılaşmayı da anlattı.

Bir kadın ve bir erkek gerillanın ailesi, Arkaş’a çocukları tanıyıp tanımadığını sordu. Arkaş önce tanımadığını söyledi. Ancak aile eski bir fotoğraf gösterince, iki çocuğun yaklaşık 30 yıl önce aynı cezaevinde kaldığı amcalarını ziyarete geldiklerini hatırladı.

O dönemde üç-dört yaşlarında olan çocuklar büyümüş, daha sonra dağa çıkmış ve çatışmalarda yaşamlarını yitirmişti. Arkaş, yıllar sonra onların büyümüş hâllerinin fotoğraflarıyla bir taziye yerinde karşılaşmasını hayatının en acı tablolarından biri olarak anlattı.

“İsim yok, cisim yok”

Çatışmalı sürecin Batı’da çoğu zaman yalnızca sayılar üzerinden anlatıldığını söyleyen Arkaş, haberlerde kullanılan “40 terörist öldürüldü, 50 terörist öldürüldü” diline dikkat çekti.

Bu anlatımın insanların isimlerini, ailelerini ve hayat hikâyelerini görünmez kıldığını belirten Arkaş, “Biz de bir ana-baba evladıyız” diyerek her insanın geride sevdikleri, özlemleri ve yarım kalan bir hayat bıraktığını vurguladı.

Arkaş’ın konuşmasının merkezinde, çatışmada yaşamını yitirenlerin kimliğinden önce insan olduğunun görülmesi gerektiği düşüncesi vardı. Bu yaklaşım, gerillaların yanı sıra yaşamını yitiren askerlerin, polislerin ve sivillerin ailelerinin acısını da dışlamayan ortak bir toplumsal yas diline işaret etti.

Üç kuşağın hikâyesi

Diyarbakır Cezaevi’nin hikâyesiyle büyüdüğünü söyleyen Arkaş, kendisinden önceki kuşakla kendisinden sonra cezaevine giren çocukları hatırlattı. Yaşananları “kesintisiz üç kuşağın hikâyesi” olarak tanımladı.

Bu dönemde on binlerce insanın yaşamını yitirdiğini belirten Arkaş, çatışmanın “kazandık, ezdik, teslim aldık” gibi ifadelerle sona erdirilemeyeceğini söyledi. Böyle bir dilin doğru ve kalıcı bir gelecek kuramayacağını vurguladı.

“Hep beraber kazanacağımız bir gelecek”

Arkaş, barışın bir tarafın diğerini yenmesi üzerine kurulamayacağını ifade ederek, herkesin kazanacağı bir dil, gelecek ve duygu birlikteliği yaratılması gerektiğini söyledi.

Kürt tarafında hâlâ çocuklarının bir kemiğine dahi ulaşamayan, mezarı bulunmayan çok sayıda aile olduğunu hatırlatan Arkaş, gazetecilerden objektiflerini bu ailelerin yaşadıklarına da çevirmelerini istedi.

Konuşmasını geçmişin acılarıyla yüzleşme çağrısıyla tamamlayan Arkaş, toplumsal kesimlerin acılarını yarıştırmak yerine birbirlerini anlamaya çalışması gerektiğini belirtti. Arkaş’a göre kalıcı barış, yalnızca silahların susmasıyla değil, yeniden çatışmaya yol açabilecek bütün toplumsal ve siyasal zeminin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacak.

Çetin Arkaş’tan ortak acı çağrısı: “Acıları yarıştırmak yerine anlamaya gayret edelim”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.