escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Bekleyişin dili: “Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.”

Bekleyişin dili: “Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.”

featured
"Bir kuş havalansa, yanık yanık koksa karanfil" diye kaç "sabır" çekmişiz.

Hani der Cemal Süreya, “Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık. /Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.”

Beklemeyi bilmişiz. İfrit gibi nice yalnızlık geçse de içimizden, yaksa da yüreğimizi, beklemişiz.  Açılır bekli kapılar, sızar içeri gün ışığı; öyle çakmak çakmak beklemişiz. “Bir kuş havalansa, yanık yanık koksa karanfil” diye kaç “sabır” çekmişiz. Su yürür dallara, bir tomurcuk patlar diye, nice zaman saymışız. Kaç kılıç darbesi, kaç yara, kaç asır geçmiş, kaç yürek soğumuş yine de beklemişiz… Kabul görüp sevilmeyi beklerken, (sevmediğimiz halde beklemeyi), kaç zaman öğütmüşüz. Bundan mıdır gözü açık gidişlerimiz?

Ahir zaman olmuş, ruh bedenden ayrılmış, vazgeçmemişiz. Ve beklerken, dilimizde bir şarkı: “Bahar geldi geçti, sen gelmez oldun…” “Sen gelmez oldun…

Bekleyenlerin öyküsü…

Sevmişiz bir kere; vurulmuşuz canevinden, sürülmüşüz bin kere, yine de sevmişiz.

Beklemek ki, gözyaşları dinmeyen kaç bin yıllık hicrandır! Ve hicran bekleyenin acısıdır. Evren ki karanlık ve aydınlıktır. İlle de sonsuzdur. Evrende iğne ucu kadar yeri olmayanların, yer bulamayanların acısı… Lakin, içimizdeki “sabır taşı” çatlar, gök kubbe düşer, “dünya başımıza yıkılır”, umut viran olur yine de bekleriz.

Aşk yüklüdür bekleyişlerimiz ve iffetlidir! (*) Lotus çiçeği gibidir yani. Bir balçıkta yaşadığı halde taç yaprakları temiz ve lekesiz kalan Lotus çiçeği…

Yurdundan uzakta sıla hasreti çeken Odysseia’ya benzer hallerimiz. Ve onu, taliplerinin saygısız, küstah davranışlarına aldırmadan sabırla bekleyen Penelope’ye… Nasıl da yaman bir bağlılık bu ve sonsuz sadakat! Nasıl da içli-duyguludur; beklemesini bilmek ve doludizgin/destansı! Terk edilsen de asla terk etmemek…

Bundandır yıllar geçse de dizelerin tazeliği: “Terk etmedi sevdan beni, / Aç kaldım, susuz kaldım, /Hain, karanlıktı gece, /Can garip, can suskun, /Can paramparça… /Ve ellerim, kelepçede, /Tütünsüz uykusuz kaldım, /Terk etmedi sevdan beni…”

Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık. /Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.” Sevmişiz bir kere; vurulmuşuz canevinden, sürülmüşüz bin kere, yine de sevmişiz.

Melankoli değil, kavga bu! Kavuşmalara gönül verenlerin kavgası… Ahdetmişlerin, doğan güne yüz sürmüşlerin kavgası… Sonra bir şarkı sarmış bizi: “Yıllar geçse de üstünden/Bu kalp seni unutur mu /Kalbim seni unutur mu?  demiş ve beklemişiz.

Aptallık sanılır belki, ama değil. Yaralı bir aşktır bu… “Gelmeyeceğini bile bile beklemek, aşktır” zaten. Ve evrenin sessiz dilidir. Bekleyerek öğreniriz bu dili. Bekleyerek anlarız.  Öyle de çözeriz hayatın karmaşasını. Derinliğini de öyle kavrarız. Öyle ki, “zaman geçse de bekleyen kalp durmaz”, biliriz.  Bekleyen kalp yaşlanmaz.

Bekleyişler aşkın düetidir

Bekleyiş ki, aşkın düetidir. Ne de güzel olur bekleşenlerin düeti! Irak, çok ırak olsalar da öyle el ele, diz dize, göz göze… Şafak türküleri gibi üryan, baştan çıkarıcı… Aynı göğe bakar, aynı yıldızlara asarlar hayallerini…   “Elbet bir gün buluşacağız/bu böyle yarım kalmayacak” şarkı sözleri gibi kesin/kararlı…

Öyle bir bekleyiş ki, emsalsiz ve engelsizdir.  Darağacından alır son umut zerresini; aşka ve özgürlüğe dair son sözü… Son öpücüğü, son bakışı… Ve beklemek ne sonsuz ne imkansız resitaldir. Öyle bir resital ki, bırakır kendini hayatın kollarına kavuşmalar.  Sonra dillerde yeni bir şarkı başlar: “Ey özgürlük…!”  Özgürlük ki, kavuşmaya ahdedenlerin eylemidir!

Hiç gelmese de beklemek kendini yaratmaktır. Ve sorgulamaktır varoluşun anlamını…

Doğru durakta beklemek

Beklemek güzeldir, ama doğru durakta” der ya “Can baba”.Doğru da der.Beklemeyi anlamlı kılanda bu değil midir? Doğru yerde beklemek yani… Tüm kalbinle hissetmek. Gelmeyeceğini bilsen de beklediğini, yine de beklemek! Ve kim demişse pek de güzel demiş: “Birini beklemek, zaman içinde kaybolmak gibidir; sonunu görmesen de yolculuk her zaman değerlidir.” Budur bekleyişlerin son sözü: “Sonunu görmesen de yolculuk her zaman değerlidir.

Hiç gelmese de beklemek kendini yaratmaktır. Ve sorgulamaktır varoluşun anlamını…

______________________________

(*) İffet, “Sözüne güvenilen, emanete ihanet etmeyen, dürüst ve sadık olma hali anlamında kullanılmıştır.

Bekleyişin dili: “Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir