escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. “Öz güç” meselesinde Suriye ve yaklaşımlar.

“Öz güç” meselesinde Suriye ve yaklaşımlar.

featured
“Özgüç” meselesinde Suriye ve yaklaşımlar.

Genelde olduğu gibi özelde de Kürt bireyinde öz güç bilinci kavramsal ve pratik olarak pek geliştiği söylenemez. Özellikle politik süreçlerin problemli gelişimi buna olan inancı hayli sarsmıştır. Biliriz ki, “öz güç”ten kaçış eğilimi arttıkça, dış güçe olan ilgi, sempati ve beklenti de o oranda artar. Öz gücü ifade eden temel dinamiklerden çok, yapı dışı güçlerden medet umar hale gelir. Böylece Amerika, İsrail, Avrupa gibi stratejik olmayan ve olmayacak olan güçlerden beklentiler artar.

Özellikle Suriye değerlendirmelerinde Kürtlerde yaşanan yaklaşım yarılmasının bir yanını bu hakikat oluşturur. Diğer yanını ise, klasik sol yaklaşım tutar. Kendilerinin tutarlı bir anti emperyalist ve sosyalist olarak tanımlayan ancak gerçeklikten kopuk bu eğilim, devrimci tutum adına içe büzülerek küçülmeyi, marjinal siyaseti tercih eder.

Sanırım bu belirlemelere kimsenin itirazı olmaz!
İki eğilim de yanlıştır! Biri mutlak retçi bir yol izlerken; öteki taktiği mutlak ve stratejik düzeye çıkarır.

Ulusalcı eğilim…

Özellikler “ulusalcı Kürtler” ABD, İsrail gibi güçlerden çok şey beklemiş; pragmatist bir iştahla fazlasıyla angaje olmuştur. Biliriz ki taktik yaklaşımları aşacak her pragmatik anlayış ya da tutum, öz gücü zayıflatarak tali plana iter. Dışa bağımlı hissiyatı güçlendirir. Bu da öngörüyü ciddi anlamda zayıflatır.

Ulusalcı Kürtlerin, ABD’nin taktik yaklaşımına stratejik önem atfetmeleri, yaşanan hayal kırıklığının bir bakıma zihinsel ve duygusal zeminini oluşturmuştur.

Gerçek: ABD “kâğıttan kaplan” değildir.

Oysa gerçek şudur: Amerika “kâğıttan kaplan” filan değildir. Küresel bir güçtür ve hakimdir. Kim olursa olsun herkesle ilişkilerini taktik düzeyde tutar. Geniş zamanlı ilişkilere girmez. Amacına ulaştığı anda ilişkilerini keser ya da başka biçimler verir.

İŞİD faktöründen dolayı ABD için Kürtler bir ihtiyaçtı. İlişki geliştirdi, destekledi, olanak tanıdı. Kürtler de reddetmedi; doğru taktik bir yol izledi. Daha açık ifade ile Kürtler ABD’den, ABD Kürtlerden yararlandı. Cihadist tehdit bir ölçüde ortadan kalınca ya da önemli oranda problem olmaktan çıkınca ABD, Kürtlerle ilişkilerini yeniden yorumladı!

Bu sonuç Kürtlerin ABD ile ilişkisini yanlışlamaz. Taktik ilişkilerin doğasıdır bu… Adı üzerinde “taktik…” Gelişir, bozulur…

Durum şu: HTŞ ile şekillenen angaje İslami güçler, ABD tarafından IŞİD’i bir biçimde bloke eden ya da edecek olan etkin bir yapı olarak görülüyor! Ortadoğu büyük bir İslam toplumu ve ABD Ortadoğu sürecini henüz tamamlamış değil.

Ancak ABD’nin, HTŞ gibi İslami yapılarla nasıl ve nereye kadar yürüyeceği ise belirlenmiş değil. Bunu ABD’nin çıkarları kadar, bölgenin her an değişmeye açık dengeleri belirleyecek…

Durum bu kadar basit.

İkinci eğilime gelince… Bugüne kadar anti emperyal söylemlerin ötesinde bir şey üretmedi. Ne söylemine uygun alternatif bir yapı oluşturabildi ne de Küresel güçleri sınırlayacak araç ve argümanlar yaratabildi.

Peki üretebilir mi(ydi)? Hayır. Çünkü soyut, slogancı ve son derece hayalci söylem ve yaklaşımları “havanda su dövmek”ten öteye gitmedi; gidemezdi…

Bundandır ki Suriye meselesinde Kürtlere yüklenmek pek de mantıklı değil. Gerçekçi de değil. Kürtlerin ABD, Avrupa hatta İsrail ilişkileri; bu güçlerin ideolojik dokuları kadar emperyal karakter ve heveslerini bilerek hareket ettikleri söylenebilir. ABD ye dogmatik yaklaşmadılar ve açtığı olanakları doğru bir taktik anlayışla değerlendirmeye çalıştılar. Hepsi bu!

Ayrıca ABD’nin görece “değişen” tavrı kendilerini çok da şaşırtmamıştır. Büyük olasılıkla bekledikleri bir durumdu bu… Öyle “arkadan hançerlemek” filan da değil. Bu kavram asli güçler, öz dinamikler için kullanılabilir. Dışındakiler için kullanılamaz.

Bu bağlamda Suriye sahası üzerinden Kürtlere yüklenen, maniple eden,  teşhir ederek algı yaratmaya çalışanların haklı olduğunu söyleyemem. Doğru bir şey yapmıyorlar.

“Öz güç” meselesinde Kürtler hatalı mı?

Evet, Suriye Kürtleri bir konuda hatalı görülebilir. O da Öz güç” meselesini oldukça geniş bir perspektiften ele almalarıdır! “Demokratik birlik, halkların, etnik kimliklerin, inançların birliği” meselesini çok önemsediler ve ona uygun bir yapı yarattılar. Başarılı da oldular. Bunda sorun yok.

Ancak bilinir ki her yapının özgülü, kimliği, birlik içindeki amacı katılım düzeyi ve birlik dışı güçlere ilişkileri farklıdır; farklı gelişebilir. Herkes her biçimde aynı amacı gütmez, aynı gerekçeyle birlikte kalmaz ve aynı enerjiyle sonuna kadar gitmez. Süreç, ihtiyaçlar, amacın niteliği, sorunlar, değişen dengeler ve ihtiyaçlar birliği etkiler, zayıflatır hatta başkalaştırır. Ya da güçlendirir. Bunlar mümkün.

Olası bu değişkenlik insanı ana güce, çekirdek güce odaklar. Tam da burada çekirdek güç yani öz güç önem kazanır. Her şeyden önce buna odaklanılır. Öncelikle büyütülen bu olur. Sanırım sıkıntı biraz burada.

Yoksa birliklerin oluşması, dağılması, kopmaların, tavır değiştirenlerin olması şaşılacak bir durum değildir. Adı üzerinde “Birlik”, ya da “Demokratik Birlik”… Her neyse…

“Öz güç” meselesinde Suriye ve yaklaşımlar.
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir