Munzur Vadisi ve Dersim’in geniş coğrafyasında, kayalık alanlarda doğal olarak yetişen, endemik bir tür olan Tunceli dağ sarımsağı (Allium tuncelianum), yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Tunceli dağ sarımsağı, “Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı’nda” zarar görebilir bitkiler sınıfında yer alıyor. Dersim’e özgü endemik bir sarımsak türüdür. Yüksek rakımlı kayalık alanlarda yetişen bu bitki, tek dişli ve iri sarımsaklara sahiptir. Dağ sarımsağı, kendine özgü aroması ve lezzetiyle öne çıkmaktadır.
Tunceli dağ sarımsağını diğer sarımsak ve soğanlardan ayıran en önemli özellik çiçek açıp tohum bağlamasıdır. Bu nedenle çoğalma yöntemi ancak tohumlarını doğaya bırakmasıyla gerçekleşmektedir.
Özellikle çiçeklenme dönemlerinde sökülmesi Tunceli dağ sarımsağının neslinin tehlikeye düşmesine veya yok olmasına neden oluyor. Bu nedenle doğal çiçek soğanları sınıfında yer alan Tunceli dağ sarımsağı endemik bir tür olmasından dolayı koruma altındadır.
Sarımsağın doğal üreme döngüsü…

Kime karşı korunuyor derseniz, bize! Kendi coğrafyamızdaki bir endemik türü yok etmememiz için devlet bize karşı önlemler alıyor, yasaklar koyuyor!
Tunceli dağ sarımsağının pazara yönelik toplanması ve satılması yasak… Ama dinleyen veya duyarlılık gösteren kim?
Kısacası, düzensiz ve zamansız toplama, bu eşsiz bitkinin neslini tehdit eden en önemli tehlike… Bunu da yine Dersim’de bilinçsizce toplayıcılık yapan insanlar yapıyor. Buna son yıllarda diğer illerden de gelen toplayıcıları da eklemek gerek…
Bunun ticaretini yapıyorlar.
Toplayıcılar, bu sarımsağı 15 Ağustos‘tan önce, tohumlarını dökemeden topladıklarında doğal üreme döngüsünü bozuyor ve neslin tükenmesine neden oluyor.
Başlangıçta gayet masum gözüken bu olay bilinçsizce yapıldığında endemik bir türün yok edilmesine neden oluyor…
Doğayı, doğadaki varlıkları insanlar, insanlardan koruyor!

Valilik, bu tehdide karşı çeşitli önlemler almaya çalışmaktadır. Bu önlemlerden ilki, bu endemik sarımsak türünü kontrollü tarım uygulamaları ile kültüre almak ve böylece hem işsiz insanlara istihdam sağlamak hem de türün korunmasını sağlamak hedefleniyor.
İkincisi, toplanmasını yasaklamak ve cezai işlem uygulamak…
“Doğadan kontrolsüz şekilde sökülerek pazarlanması nedeniyle nesli tehlike altında olan Tunceli dağ sarımsağının milli park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanları gibi korunan alanlar ile meralardan doğal çiçek soğanı sökümü” yasaklanandı. “Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından nesli tehdit veya nadir bitki ve hayvan türlerinin korunması kapsamında 2872 sayılı Çevre Kanunu’yla ticareti de yasaklanan Tunceli dağ sarımsağını toplayanlara 387 bin 141 lira idari para cezası uygulanıyor.” (TRT Haber)
Tabi bu konuda Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü personelleri görevli. Bu arkadaşların sayısı da il toplamında 20 kişi.
Peki doğayı insanlardan korumak için daha fazla çalışana, memura ihtiyaç var mı? Olmaması gerekiyor, ama ne yazık ki var!
Doğayı, doğadaki varlıkları insanlar, insanlardan koruyor!
Bazı tedbirler…

Dağ sarımsağını korumak için çeşitli önlemler alınabilir. Örneğin;
Bölge halkı ve toplayıcılar, dağ sarımsağının önemi ve yok olma tehlikesi hakkında bilgilendirilmelidir. Bu konuda broşürler, afişler dağıtılabilir, sosyal medya araçlarıyla duyarlılık yaratılabilir ve halk toplantıları düzenlenebilir.
Dersim’de geçimini toplayıcılıkla yapan insanlar kesinlikle eğitime tabi tutulmalı ve sertifikalandırılmalıdır. Sertifikası olmayan bir kişinin doğada ticari amaçlı ürün toplaması yasaklanmalı ve ciddi yaptırımlara tabi olmalıdır.
Sarımsak gibi diğer bitki türleri (Işkın, Gulaherz gibi) coğrafik olarak haritalandırılmalıdır. Toplanması kontrollü ve sürdürebilir bir şekilde yapılmalıdır.
Sarımsağın toplama dönemi 15 Ağustos‘tan sonraya çekilmeli ve toplanma miktarı sınırlandırılmalıdır.
Vatandaşlar kaybolmakta yüz yüze olan sarımsağı satın almamalıdır. Duyarlı olmalı, belediyeler sarımsağın satışına kesinlikle izin vermemelidir.
Dağ sarımsağını korumak hepimizin sorumluluğudur.
Tunceli dağ sarımsağı, Dersim’in ve Türkiye’nin doğal bir hazinesidir. Bu eşsiz bitkinin yok olmasına izin vermemek hepimizin sorumluluğudur.
Unutmayalım ki, dağ sarımsağını korumak, gelecek nesillere doğal bir miras bırakmak demektir.
