“Burada oyun oynamıyoruz. Sizler birer devlet kurumusunuz ve bu ciddiyetle çalışmak zorundasınız. Keyfiniz geldiğinde adliyeden gidip keyfiniz geldiğinde gelme hakkına sahip değilsiniz”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi üyesi avukat Özgür Urfa, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Gezi davası tutuklusu Hatay Milletvekili Can Atalay‘ın seçilme ve kişi hakkının bir kez daha ihlal edildiğine hükmetmesinin ardından bir karar vermek için “gerekçeli kararı” beklediğinin kendilerine iletildiğini söyledi. Urfa, “Bir dakika bile gecikmeden Anayasa Mahkemesi (AYM) gerekçeli kararını yazmalı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de tahliye kararını vermelidir” dedi.
AYM’nin, TİP Hatay Milletvekili Atalay‘ın seçilme hakkının ve kişi hakkının bir kez daha ihlal edildiğine hükmetmesi üzerine yerel mahkemenin vereceği karar bekleniyor. Karar öncesi Çağlayan Adliyesi’nde Atalay’ın avukatları, arkadaşları ve hukukçular nöbet tutmaya başladı. TİP’in çağrısıyla çok sayıda partili de Çağlayan Adliyesi’nin önünde buluştu. Anka’nın aktardığına göre TİP Parti Meclisi üyesi avukat Özgür Urfa, hukuki sürece ilişkin adliye önünde şunları söyledi:
“Kararın yerine getirilmesini bekliyoruz”
“Bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi tarafından dün ikinci kez Can Atalay başvurusu ile ilgili ihlal kararı verildi. Saat 15.00 itibariyle dün bu karar İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kalemine gönderildi. Resmi olarak tebliğ edildi. Bu kararın yerine getirilmesini beklemekteyiz. Dün akşam 17.00 itibariyle mahkeme heyeti, ‘Mesaileri bitti’ bahanesiyle adliyeyi terk edip gittiler. Akşam saat 20.00 sıralarına kadar beklememiz devam etti ancak mahkeme heyeti geri dönmedi.
“AYM tarafından şu an itibariyle gönderilmiş bir gerekçeli karar bulunmuyor”
Bugün saat 10.00 itibariyle adliyede avukatları olarak beklemeye başladık. Mahkeme başkanının saat 11.30’a kadar adliyede olmadığı söylendi. Öğlen saatlerinde geldiği belirtildi. Bu saatten sonra bize ulaştırılan tek bilgi ve güncel bilgi şu şekilde; Mahkeme başkanı ‘Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararını beklediği ve herhangi bir karar vermeyeceği’ şeklinde bir bilgi iletmiş durumda. Anayasa Mahkemesi tarafından şu an itibariyle gönderilmiş bir gerekçeli karar bulunmuyor. Anayasa Mahkemesi kararı yazdığı ve bittiği anda göndereceği şeklinde bir bilgiye sahibiz.
“Keyfiniz geldiğinde adliyeden gidip gelme hakkına sahip değilsiniz”
Şu an itibariyle burada bekleyişimiz sürüyor. Karar yazılıncaya kadar, 13. Ağır ceza Mahkemesi kararını verene kadar beklememiz sürecek. Ama bir uyarıyı da yapmadan geçemeyeceğiz. Hem Anayasa Mahkemesi’ne hem de 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne. Burada oyun oynamıyoruz. Sizler birer devlet kurumusunuz ve bu ciddiyetle çalışmak zorundasınız. Keyfiniz geldiğinde adliyeden gidip keyfiniz geldiğinde gelme hakkına sahip değilsiniz.
“Hiçkimse tahliye kararı dışında bir karar vermeyi aklının ucundan geçirmesin”
Can Atalay 222 gündür cezaevinde siyasi bir esir olarak tutuluyor. Dün bu husus ikinci kez tescillendi. Artık bu keyfiyete son verilmek zorunda. Herkes oturduğu makamın koltuğu sorumluluğuyla hareket etmek zorunda. Bu ülkeyi daha büyük krizlere, siyasi krizlere, ekonomik krizlere sürüklemeye hiç kimsenin hakkı ve yetkisi bulunmuyor. Herkes bu ciddiyetle işini yapsın. Biz buradayız. Yargı darbesine bugüne kadar nasıl direndiysek bugünden sonra da direnmeye devam edeceğiz. Hiçkimse tahliye kararı dışında bir karar vermeyi aklının ucundan geçirmesin.
“Bir dakika bile gecikmeden Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını yazmalı”
Anayasayı yok saymak, ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımıyorum’ demek, biz bu ülkede artık rejimi ortadan kaldırdık, hukuku ortadan kaldırdık, canımız ne isterse onu yapacağız demek olacaktır. Bunu ilan etmek demek olacaktır. O zaman birileri Anayasa’yı tanımıyorsa, birileri mahkeme kararlarını tanımıyorsa bu hak herkes için doğar. Ülkeyi böyle bir tehlikeye kimsenin sürükleme hakkı, yetkisi yok. Herkes sorumlulukla hareket etmeli. Bir dakika bile gecikmeden Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını yazmalı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de tahliye kararını vermelidir. Biz buradayız. Bugüne kadar nasıl direndiysek bundan sonra da direnmeye devam edeceğiz.”
