escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Celil Kocataş
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Sıradaki Kim, Huzur Kime Gelecek?

Sıradaki Kim, Huzur Kime Gelecek?

featured
Sıradaki Kim, Huzur Kime Gelecek?

İran adım adım bir kuşatma stratejisinin içine mi çekiliyor?
Yoksa yaşananlar bölgesel gerilimin doğal sonucu mu?
Dünya gerçekten tarafsız mı izliyor?
Yoksa büyük planların aşamaları, krizler üzerinden birer birer mi uygulanıyor?
Yıllardır konuşulan “Büyük Ortadoğu” tasavvuru, haritalar üzerinden değil de iç karışıklıklar ve müdahaleler üzerinden mi ilerliyor?
Önce Irak.
Sonra Suriye.
Şimdi İran.
İnsan ister istemez soruyor: Sıradaki kim?
Cevap birçok kişinin zihninde var. Ama kimse açık cümle kurmuyor. Küresel dengeler hassas. Diplomasi kırılgan. İç politika hesapları ağır. Herkes gerçeğin etrafında dolaşıyor; merkeze inmeye cesaret eden yok.

Sayılar Var, İnsan Yok

Asıl dikkat çekici olan savaş değil. Savaşın anlatılış biçimi.
Televizyon ekranında şu cümleyi duyuyoruz: “Şu kadar kişi hayatını kaybetti.”
Kuru bir istatistik.
O cümlenin içinde bir annenin çığlığı yok.
Bir çocuğun babasız kalışı yok.
Bir ailenin dağılışı yok.
Sayılar var ama acı yok.
Rakamlar var ama gözyaşı yok.
Haber var ama insan yok.
Bir ülkenin iç işlerine müdahale etmek ne zamandan beri “özgürlük getirmek” diye pazarlanır oldu?

Irak müdahalesi özgürlük mü getirdi?
Libya’daki parçalanma huzur mu sağladı?
Suriye’deki yıkım istikrar mı üretti?
Eğer sonuç uzun süreli kaos, otorite boşluğu ve travma ise, aynı yöntemin yeni adresler için umut diye sunulması hangi akıl yürütmenin ürünü?

Görünmeyen Eller

Kızılderililere atfedilen bir söz vardır: “Nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan bir İngiliz geçmiştir.”
Tarihsel bağlamı tartışmalı olabilir. Ama metafor güçlüdür.
Enerji yolları, stratejik boğazlar, yer altı kaynakları ve askeri üsler söz konusu olduğunda, insani söylemler çoğu zaman geri plana itilir.

Ortadoğu’ya bakın.
İç gerilimler var.
Etnik fay hatları var.
Mezhep kırılmaları var.
Ama aynı zamanda büyük güçlerin hesapları var.
Bu gerçeği görmek komplo üretmek değildir. Güç siyasetini okumaktır.

“Sıra Bize Gelecek” Sözü

Necmettin Erbakan yıllar önce “İran’dan sonra sıra bize gelecek” dediğinde, birçok kişi bunu abartılı buldu.
Bugün bölgedeki askeri hareketlilik, ekonomik yaptırımlar ve diplomatik baskılar yan yana konduğunda, insan ister istemez soruyor:
Adım adım bir psikolojik zemin mi hazırlanıyor?
Yoksa biz bütünü göremediğimiz için parçaları yanlış mı yorumluyoruz?
Tanklar bir ülkeyi işgal eder.
Ama zihinler işgal edilmeden kalıcı dönüşüm olmaz.
Toplumlar önce medya diliyle şekillenir.
Sonra gündem kalabalığı içinde normalleştirilir.
Dizi var.
Magazin var.
Sosyal medya polemiği var.
Ama stratejik kırılmalar çoğu zaman gözden kaçar.

Tarih Uykuyu Affetmez

Yugoslavya parçalanırken halkın gündelik hayatına gömüldüğü anlatılır. Hikâyenin tarihsel doğruluğu tartışılabilir. Ama mesaj nettir: Toplum konfor alanına çekilirse, tarih başkaları tarafından yazılır.
Hazırlıksız yakalanan toplumlar, kendi geleceklerinin pasif izleyicisine dönüşür.
Mesele yalnızca İran değil.
Mesele bir yöntem.
Eğer model “kaos üret, müdahale et, yeniden şekillendir ve adına özgürlük de” üzerine kuruluysa, bunun kalıcı huzur getirdiği tek bir örnek göstermek zordur.

Özgürlük Dışarıdan Taşınır mı?

Özgürlük askeri güçle ihraç edilebilen bir ürün mü?
Yoksa milletlerin kendi iç dinamikleriyle inşa ettiği bir değer mi?
Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail Büyükelçisi tarafından dile getirildiği aktarılan “Nil’den Fırat’a uzanan bölge İsrail’in hakkıdır” ifadesi, yalnızca diplomatik bir polemik değildir. Bu, zihinsel bir tasavvurun dışavurumudur.
Sınırlar önce haritalarda değişmez.
Önce zihinlerde değişir.
Zihinde meşrulaşan fikir, bir gün sahada projeye dönüşür.

Son Soru

Ortadoğu’nun kaderi krizlerle mi yazılacak?
Yoksa halklar kendi iradesiyle yeni bir denge mi kuracak?
Soru ortada duruyor.
Sıradaki kim?
Ve daha önemlisi: Huzur kime gelecek?
Eğer toplumlar kendi geleceğine sahip çıkmazsa, huzur bir coğrafyaya gelmez. Sadece güç dengesi değişir.
Tarih, seyirci kalanları affetmez.

Sıradaki Kim, Huzur Kime Gelecek?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir