1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Seçim mücadelesinde hedef yine mülteciler

Seçim mücadelesinde hedef yine mülteciler

Seçim mücadelesinde hedef yine mülteciler

Seçim mücadelesinde hedef yine mülteciler

Türkiye’de bir seçime daha giren mülteci ve göçmenler, bu seçimde de propaganda ve sömürü kıskacı arasında…

Berna KARATAŞ – Özellikle son on yılda, savaşın parçaladığı komşu ülkelerden gelen mülteci ve göçmen akını ile beraber Türkiye milyonlarca mülteci ve göçmene ev sahipliği yapıyor. Türkiye bu sene de “kanayan bir yara” olarak mülteci ve göçmen tartışmalarıyla seçime gidiyor. Ve yine seçim sürecinde mülteciler ve göçmenler seçim tartışmalarının önemli bir parçası haline geldi. Mülteciler özellikle sağ tabanlı milliyetçi partilerin seçim propagandasına dönüşürken, kalsın ve gitsin kıskacının arasına sıkıştırılmış durumda.

Hem burjuva siyasetçilerin hem de her gün gelen zamlarla eriyen ücretlerinin öfkesini birilerinden çıkarmaya çalışan yerli halkın öfkesini doğru yere yönlendirmemesi için ırkçı siyasi partiler tarafından büyük bir çaba mevcut. Yapılan anketlere göre pahalılıktan sonra mülteciler ülkenin en önemli “ikinci sorunu” olarak görülüyor. Seçime giren partiler , yine bu seçimde de “Acil geri gönderilmesi gereken” ya da “İktidara gelirsek ilk yapılacak olan sığınmacıların biletini kesmek” sözleriyle mülteciler üzerinden oy kazanmaya çalışırken, gönüllü bir geri dönüş ya da eşit bir arada kalışın koşulları konuşulmuyor.

‘MÜLTECİ POLİTİKALARI DÜZENLE UYUM İÇİNDE’

Göçmen Sendikası Girişimi Sözcüsü Bahriye Meltem Akbaş, mülteci ve göçmenlerin seçim dönemindeki rolünü değerlendirdi.

Akbaş, göçmen sorununnu Türkiye kapitalizminin dönüştüğü ucuz emek odaklı parçası olduğu küresel emperyalist işbölümü politikaları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti. Siyasi partilerinin büyük çoğunluğunun mülteci tutumlarının “kurdukları düzenle uyum içinde” olduğunu belirten Akbaş,”Ucuzlaşan emeğin rıza üretimi emeğin ucuzlaştığı ölçüde fakirleşen kitleleri kültürel ayrımlarla tanımlamayı gerektirdiğinden bunun üstünde kurulan siyasi atmosfer korku temelli bir siyasi ‘sorun’ oluştururak otoriter pratikleri meşrulaştırır. Bizim esas aldığımız nokta bugün Türkiye’de ve dünyada mülteci sorunundan öte ucuzlaşan emek” dedi.

Göçmen Sendikası Girişimi Sözcüsü Bahriye Meltem Akbaş
Göçmen Sendikası Girişimi Sözcüsü Bahriye Meltem Akbaş

Türkiye ve dünyadaki düzen partilerinin mülteci tutumlarının düzenle uyum içinde oldukları ölçüde hitap ettikleri kesimlerle ilgili olduğuna dikkat çeken Akbaş “Burada partilerden ziyade daha önemli olan sermaya sahiplerinin kendi tabanını konsolide etmek için başvurduğu yollar var. Seküler kesime hitap eden sermaye fraksiyonu TÜSİAD için göçmen emeği yeri geldiğinde nitelikli işgücü ile bir ihtiyaç olarak tanımlanırken, mütedeyyin kesime seslenen sermaye fraksiyonu MÜSİAD için ümmet kardeşliğidir. Ne var ki bizce sermayedarlar kendi içlerinde politik olarak farklı ya da çatışır gözükse de göçmen emeğinin ucuz sömürüsü noktasında uzlaşırlar” ifadelerini kullandı.

‘SÖMÜRÜ DÜZENİNDE DOĞRU BİR POLİTİKADAN SÖZ EDİLEMEZ’

Akbaş Türkiye’de özellikle son 10 yılda artan göçün doğru yönetilmediğine işaret ederek, bu sorunun Türkiye ile de sınırlı kalmadığını ve dünyanın hemen hiçbir yerinde doğru politikalar uygulanmadığını belirtti. Akbaş, sistemle uyum içinde kurulan bir düzende doğru politikalardan bahsedilmeyeceğini de sözlerine ekleyerek, “Doğru yönetilme meselesini bu çerçevede ele alırsak son 10 yıldaki göçmenlere dönük politikalar da bu bağlamda Türkiyede paralel,’olması gerektiği gibi’ yönetildiğini söyleyebiliriz. Zira dünyanın hemen hiçbir yerinde hak ve eşitlik temelli göç ve göçmen politikası izleyen tek bir ülke yok. Türkiye’de Geri Gönderme Merkezleri’nde (GGM( göçmenlere işkence edilirken, göçmen cinayetleri mahkemelerde örtbas edilirken, İkiyüzlü Avrupa demokrasiden söz ederken sahildeki askeri gücü Frontex ile göçmenlerin botlarını batırarak en temel hakkı olan yaşam hakkını elinden çalıyor. Kısacası bu sömürü düzeninde göçmenler için doğru bir politikadan sistemin doğası gereği söz edemeyiz” diye belirtti.

Seçim döneminde adayların ırkçı söylemleri ve ayrımcı siyaset anlayışını körükleyen noktada durduğuna işaret eden Akbaş, “Bu durum aslında sadece sağ milliyetçi partilere özgü bir durum değil. AKP açıktan göndereceğiz demese de her fırsatta tehdit olarak kullanıyor. Birçok ırkçı partiler de göçmenle üzerinden daha fazla oy için halkı birbirine düşüren bir yerde tehlikeli söylemlerde bulunuyor. Fakat bugün kendini sosyal demokrat imajı çizen CHP’de de durum farklı değil. Örneğin İstanbul Belediye Başkan’ı Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğimiz günlerde bir konuşmasında ‘Şu kadar para göçmenlere harcandı emeklilere para mı bulamıyorsunuz’ diye bir söylemde bulundu. Evet emeklilere daha fazla aylık verilsin bu herkesin talebi ama bunu göçmenlerle karşılaştırarak yapması mesele. Bu tarz fırsatçılık otoriterleşen bir ülke atmosferinde düzen partilerinden beklenen bir pratiktir” dedi.

‘GÖNDERECEĞİZ’ VAATLERİNİN HUKUKİ DAYANAĞI YOK!

Akbaş, “mültecileri göndereceğiz” propagandasının hukuki anlamda ve uluslararası sözleşmeler kapsamında bir yeri olmadığını ifade ederek şunları söyledi: “Tabii ki de seçim dönemlerinde artan tekil geri göndermeler söz konusu yine bahsettiğimiz seçim atmosferleri sebebiyle. Aynı şekilde sıkılaşan kimlik kontrolleri de bu tarz özellikle iktidarın net bir geri gönderme söylemi olmasa da pratikte kendi seçmenine ‘bu hassasiyetinizi de önemsiyoruz’ gösterisi. Bir diğer nokta OYP’de açıklanan nitelikli işgücü ihtiyacı ve bunun yanı sıra kobilerde göçmen çalıştıranlara verilecek uluslarası teşvik gibi hususlar da uzun vadede böyle toplu bir göndermenin pek olası olmayacağını gösteriyor.”

Son olarak AB’nin son göç yasasının önemli noktada olduğuna vurgu yapan Akbaş, “Bildiğiniz gibi Türkiye güvenli üçüncü ülke yani artık Avrupa sınırına ulaşmış ve sığınma kabulü alınmayan göçmenler belirlenen bu güvenli üçüncü ülkelere veya kendi ülkelerine geri gönderilecek. bu yüzden uluslararası bağlamda bu tarz toplu bir gönderme vaadi gerçekte rasyonel bir zemine oturmuyor” dedi.

Seçim mücadelesinde hedef yine mülteciler
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter