escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Pazarcının ve alıcının ortak derdi: Pahallılık 

Pazarcının ve alıcının ortak derdi: Pahallılık 

Pazarcının ve alıcının ortak derdi: Pahallılık 

Şehriban Abi / Van – Van’da her hafta farklı mahallelere kurulan semt pazarları ekonomik krizle boğuşuyor. Yakıt pahalılığından enflasyona kadar her şey pazarda ki satıcıyı ve alıcıyı etkiliyor. 

Kışın sert soğuğuna rağmen sabahın erken saatlerinde sebze halinden sebze ve meyve alarak saatlerce uğraştırıcı kurulumun ardından güne başlayan satıcılar günlük geçimleri için gün batımına kadar ayakta bekliyor. Evde istedikleri hesapla çıkan alıcılar pazardan umduğunu alamadan evine dönüyor. Hal böyle iken pazarcı da alıcı da gidişattan şikâyetçi. 

‘Ne mesleğimiz var ne de geleceğimiz’

Pazardaki yürüyüşümüzde karşımıza ilk çıkan 52 yaşındaki pazarcı İzzettin Semo, kamerayı görür görmez şikâyetlerini dile getirmeye başlıyor.

İzzettin Semo
İzzettin Semo

Semo, “Her gün farklı bir mahallede Pazar kuruyoruz. Sabahları sebze halına gidiyorum. Bulabildiğim sebzeleri almaya çalışıyorum. Pazara kuruyorum eşyalarımı ve akşam olunca da evin yolunu tutuyorum. Ne mesleğimiz var diyebiliriz, ne de geleceğimiz. Bu daha çok mecburi bir iştir. Bunu yapmasak aç kalacağız. 10 çocuğum var ikisi evli. 6 kız çocuğumu bu iş ile okutmaya çalışıyorum” diyor.

‘Bugün aldığın ürüne sabaha dek iki zam geliyor’

Her gelen yılın bir öncekini aratmadığına değinen Semo, “Bu iş eskiden daha iyiydi. Şimdi hem sebze pahalı hem de kazanılan para ile bir şey alınmıyor. Bir sebzenin kilosu 30-40 TL ancak pazara gelen halkın cebinde 10-20 TL yok. Bazıları 250 gram sebze alıyor. Mazot zaten pahalı ona çalışıyoruz. Başka iş yok zaten yoksa asla bu işi yapmayız. İşler böyle gitse belki de insanlar açlıktan ölecek. Bugün aldığın ürüne sabaha dek iki zam geliyor. Benim isteğim sürecin biraz normalleşmesidir. Herkes kendi yandaşı için çalışıyor ama millet perişan. Millet pazara geliyor yarım kilo domates alamıyor. Bazen ben acıyorum cebimden insanlara ürün veriyorum” sözlerini dile getiriyor. 

‘Önceden her hafta şimdi ayda bir pazara geliyorum’

Çocuklarıyla pazar tezgâhlarını hızlı adımlarla geçmeye çalışan Hülya Yavuz, 400 lira ile birçok ihtiyacını almayı düşünerek evden çıkmış. Poşetlerini bize gösteren Yavuz, “Pazara 400 lira ile geldim aldığım eşya ortada. Çocukların gözleri tezgâhlarda kaldı ama ben alamadım. Eskiden gelseydim kilolarca eşya alıyordum bu paraya. Şimdi ne alsan 100 lira. Eskiden her hafta pazara gelirdim ancak şimdi her şey çok pahalı olduğu için ayda bir defa gelebiliyorum. Ispanak, domates ve daha birçok ürün almak için pazara geldim ama alamadım. Çocuğum pazarda gördüğü bebeği almadığım için ağlıyor” diyerek sitemini dile getiriyor.  

Hülya Yavuz
Hülya Yavuz

‘Günlük masrafımıza çalışıyoruz’

Tek çocuğunu bu iş ile geçindirmeye çalışan sebzeci İdris Gezer, sadece kendisi için değil alıcılar içinde şikâyetçi oluyor. Dertlerini kimseye dinletemediklerini dile getiren Gezer, şu ifadeleri kullanıyor; “20 yıllık pazarcıyım bir çocuğum var ve hayat şartlarına göre onu doğru düzgün okutamıyorum bile. Anaokuluna gidiyor ama ihtiyaçları çok ve bazen karşılayamıyoruz. Sabahtan akşama kadar çalışıyorum. Kazandığımı günlük ev masrafına veriyorum ve bazen karşılamıyor bile. Sabah halden eşyalarımızı alıp geliyoruz. Akşama dek müşterilerimize sebze satmak için uğraşıyoruz.

İdris Gezer
İdris Gezer

Geçen sene her şey çok iyiydi şimdi yok. Hiçbir şeyi maliyet karşılamıyor. Ekonominin düzelmesini istiyorum. Mesela bir ürünü 10 liraya alacağıma 6 liraya alıp daha uyguna satmak isterdim. Bana 1-2 lira kar bıraksa yeterli. Alım gücü çok düştü. Ben kendim bir marula 35 lira veremem. Gelen müşterinin söylediği tek bir şey var pahaldır. Onlar derdini bize anlatıyor bizde sebze halına. Onlarda masraflardan dolayı pahalı satmak zorunda olduklarını söylüyorlar.” 

‘Evdeki hesap pazara uymuyor’

Pazardan eli boş dönen Mecbure Yacan, geçen yıla göre her şeyin daha pahalı olduğunu söyleyerek geçim sıkıntısını şu cümlelerle dile getiriyor; “Belirli bir planla geliyorsun ama evdeki hesap buraya uymuyor. Eskiden annemler pazara 200-300 lira ile gelirdi evin sebze ve meyvesini alıyorlardı ama şuan öyle değil. Şuan bin lira ile gelsen de istediğin sebze ve meyveyi alamıyorsun.”

Meryem Kaya
Meryem Kaya

Son olarak, yaşlılık maaşı ile geçimini sağlamaya çalışan Meryem Kaya, pazara sebze ve meyve almaya geldiğini ancak hiçbir şey alamadan geri döndüğünü söylüyor. Kaya, “Yaşlılık maaşı 2 bin tl alıyorum. Ama hiçbir şey alınmıyor. O parayı yağ mı alalım pirinç mi alalım? Ne alabiliriz ki ona. Talebim eşyaların ucuz olmasıdır. Şimdi Ramazan ayı geldi, 1 kilo et alamayacağız” sözleri ile elinde poşet olmadan evin yolunu tuttu. 

Pazarcının ve alıcının ortak derdi: Pahallılık 
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir