Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde Temmuz 2025’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Kürt sorununun çözümü ve PKK’nin silah bırakma süreci için çalışmalarını yoğunlaştırıyor. Ancak, DEM Parti’nin komisyonun PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerektiği yönündeki ısrarlı talepleri, siyasi partiler arasında hararetli tartışmalara yol açıyor. İşte 11 Eylül 2025 itibarıyla son gelişmeler:
Komisyonun Çalışmaları ve Hedefleri
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025’ten bu yana yedi toplantı gerçekleştirdi. Komisyon, Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik yasal altyapı oluşturmak, PKK’nin silah bırakma sürecini desteklemek ve toplumsal mutabakatı güçlendirmek amacıyla kişi, kurum, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçileri dinliyor. Komisyonun hedefi, barış sürecini kalıcı bir çözüme ulaştıracak adımları koordine etmek.
DEM Parti’nin Öcalan Çağrısı: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve parti sözcüsü Ayşegül Doğan, Öcalan’ın barış sürecinde “baş müzakereci” rolü oynayabileceğini vurguluyor. Doğan, “Komisyon, Sayın Öcalan ile görüşmenin formülünü bulmak zorunda. Barış, eski alışkanlıklarla değil, ezberlerin dışına çıkılarak inşa edilir,” diyerek İmralı’ya bir heyet gönderilmesi gerektiğini savunuyor.
Siyasi Partilerin Tepkileri
MHP ve AKP’nin Tutumu: MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, komisyondan bir heyetin Öcalan ile görüşmesinin “zaaf oluşturmayacağı” yönünde açıklama yaparak tartışmaları alevlendirdi. Ancak, Cumhur İttifakı ortakları AKP ve MHP, bu konuda kararı komisyonun vermesi gerektiğini belirtiyor.
CHP’nin Çekinceleri: CHP, Öcalan ile görüşmeye sıcak bakmıyor. CHP’li kurmaylar, sürecin seçilmiş temsilcilerle yürütülmesi gerektiğini, devletin zaten Öcalan ile üst düzey görüşmeler yaptığını ifade ediyor. “Öcalan’ın görüşleri DEM Parti aracılığıyla kamuoyuna ulaşıyor. Seçilmişler varken neden Öcalan’la görüşelim?” diyerek Meclis zemininde kalınmasını savunuyor.
Yeniden Refah’ın Tepkisi: Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, Öcalan ile görüşme önerisine sert tepki göstererek, böyle bir adımda komisyondan çekilebileceklerini belirtti.
Tartışmaların Odağında: DEM Parti, Öcalan’ın sürece doğrudan katkı sağlayabileceğini ve komisyonun onun görüşlerini almasının “doğal akış” olduğunu savunurken, muhalefet partileri sürecin şeffaflığı ve toplumsal mutabakat eksikliği konusunda temkinli. Komisyonun Öcalan ile görüşme kararı alması durumunda, bu görüşmenin “dar bir heyetle” veya “arka kapı diplomasisi” şeklinde gerçekleşebileceği konuşuluyor.
Toplumsal ve Siyasi Yankılar
X platformunda yapılan tartışmalarda, bazı kullanıcılar Öcalan’ın komisyonla görüşmesinin süreci hızlandıracağını savunurken, diğerleri bu adımın AKP-MHP ortaklığını zedeleyebileceğini ve toplumsal tepkilere yol açabileceğini öne sürüyor. Munzur Press olarak, komisyonun çalışmalarını ve bu tartışmaların barış sürecine etkilerini yakından takip ediyoruz.
Munzur Press’in Yorumu
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye’nin yıllardır çözülemeyen Kürt sorununa dair tarihi bir fırsat sunuyor. Ancak, sürecin başarısı, iktidar ve muhalefetin şeffaf ve samimi bir şekilde ortak bir zemin oluşturmasına bağlı. Öcalan ile görüşme konusu, hem destekçileri hem de karşıtları tarafından tartışılmaya devam ederken, diyalog kanallarının açık tutulması kritik önem taşıyor.
Kaynaklar: BBC Türkçe, Euronews, Agos, Sözcü, Medyascope
