Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öğretmenleri taban maaş talebiyle Ankara Meclis Parkı’nda eğitim nöbetine başladı. Öğretmenler, taban maaş başta olmak üzere, “Yasal haklarımızın korunduğu bir düzenleme istiyoruz” dedi.
Türkiye’nin farklı bölgelerinden Ankara’ya gelen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, eğitimde yaşanan sorunlar ve kamu ile özel sektör arasındaki ücret eşitsizliğine karşı dün Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaparak taleplerini dile getirdi.
Eğitimde şiddet, düşük maaşla geçinme ve atanamama sorunları yaşayan öğretmenler, buradan TBMM’nin yanındaki Milli Egemenlik Parkı’na oturma eylemi yapmak için yürümek istedi. Ancak polis müdahale etti ve çıkan arbedede bazı öğretmenler yaralandı. Polis müdahalesi sırasında öğretmenler, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de tepkilerini dile getirdiler. Sendikanın Genel Sekreteri Hüseyin Aksoy, öğretmenlerin talepleri yerine getirilene kadar Meclis Parkı’nda nöbet tutacaklarını duyurdu. İki gündür Meclis Parkı’nda nöbet tutan öğretmenlerle konuştuk.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, ülkenin dört bir yanından gelen ve özellikle özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerle birlikte, taban maaşı talebi başta olmak üzere birçok talebi dile getirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandıklarını ve bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini belirtti.
“BAKAN TEKİN SÖZÜNÜ TUTMADI”
Edebali, “Nisan ayında Bakan Yusuf Tekin ile yapılan görüşmede, taban maaşı hakkının Eylül-Ekim aylarında uygulanmaya başlayacağı ifade edildi ancak daha sonra basına yapılan açıklamalarda bunun mümkün olmadığı söylendi. Bu durum yüz binlerce eğitim emekçisini öfkelendirdi” ifadelerini kullandı. Taleplerinin arkasında olduklarını göstermek için tekrar Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandıklarını ifade eden Edebali, bu süreçte Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun ikinci kez yenilenmesinin gündemde olduğunu, bir önceki meslek kanununun Anayasa Mahkemesi tarafından eksik bulunduğunu ve değiştirilmesi gereken kısımlar olduğunun belirtildiğini, ancak yeni meslek kanununun yine öğretmenlerden uzak tutularak temsilcilerinin görüşü alınmadan yapılmaya çalışıldığını söyledi. Edebali, bu sıcak gündemde siyasi partileri ve hükümeti göreve çağırdı.
Edebali, çok basit bir talepleri olduğunu belirterek, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin asgari ücretle çalıştırılamayacağını belirten bir düzenlemenin Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda yer alması gerektiğini ifade etti. Bu talebin tartışılarak hayata geçirilmesi amacıyla bir eğitim nöbeti başlattıklarını belirten Edebali, şu an Milli Eğitim Egemenlik Parkı’nda olduklarını söyledi. Edebali devamla şu ifadeleri kullandı: “Dünlü eylemde bakanlık sürecinden sonra meclise yürüme kararı alarak bu nöbeti başlatmış olduk. Şu anda nöbetin ikinci gününün sabahındayız. Tüm kamuoyunu, eğitim sendikalarını, kitle örgütlerini, emek örgütlerini, velileri ve hatta öğrencileri bu eğitim nöbetine destek olmaya davet ediyoruz.”
“KARARLIYIZ SORUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ”
Yürüyüşleri için izin almaya gerek olmadığını ve bunu duyurduklarını belirterek, emniyetin yürüyüşlerini engellemeye çalıştığını söyleyen Edebali, “Kararlıyız ve bu meselenin çözülmesini istiyoruz. Bürokrasiyle ve siyasi partilerle tüm görüşmelerimizi tükettik. Artık onların vicdanı ve temel yaklaşımları burada belirleyici olacak. Şu an mesai yapan yüz binlerce arkadaşımızın gözü kulağı burada. Onlar, patronlardan yana mı yoksa öğretmenlerden yana mı olacaklarına karar verecekler. Dün emniyetin sert müdahalesi sonucu arkadaşlarımızdan yaralananlar oldu. Biz bu şekilde karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Bu sorunun çözülmesini istiyoruz” dedi.
“GEÇİNEMİYORUZ”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi Matematik Öğretmeni Burcu Çıra, ülkenin dört bir yanından gelen öğretmenlerle birlikte, 2014 yılında ellerinden alınan taban maaş hakkını geri almak için Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandıklarını ve bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini belirtti. Çıra, 2010 yılında çok sayıda özel öğretim kurumunun açılmasıyla öğretmenlerin ücret ve haklarının düşmeye başladığını vurguladı.
2014 yılında taban maaşın kaldırıldığını ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in girişimleriyle bu hakkın ellerinden alındığını ifade eden Çıra şu anda çok düşük asgari ücret düzeyinde maaş aldıklarını ve geçinmekte büyük zorluklar yaşadıklarını belirtti. İstanbul’da kira fiyatlarının yüksek olduğunu ve aldıkları maaşların kira ücretlerinin altında kaldığını söyleyen Çıra, ek iş yapmak zorunda kaldıklarını, kimilerinin özel ders verdiğini, kimilerinin inşaatlarda çalıştığını, taşımacılık yaptığını anlattı. Ekonomik sorunların çok ciddi olduğunu ve bazı öğretmenlerin inşaatlarda çalışırken iş cinayetlerine kurban gittiğini ya da intihara sürüklendiğini dile getirdi.
“ÖĞRETMEN OLARAK TANINMIYORUZ”
Öğretmenlerin mobbing ve kötü çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çıra, “Müdürler ve patronlar tarafından ciddi baskılar görüyoruz, iş yükümüz çok fazla ve öğretmen olarak tanınmıyoruz. Biz öğretmeniz, yıllarca okuduk, eğitim fakültelerinden mezun olduk veya formasyon aldık. Ancak hiçbir zaman öğretmen olduğumuzu hissedemiyoruz, kölelik koşullarında çalıştırılıyoruz. Öncelikle insan, sonra öğretmen olduğumuzu hissetmek istiyoruz. Bu usulsüzlükler için sendikamız kuruldu ve zamanla kazanımlar elde etmeye başladık” dedi.
“YASAL HAKLARIMIZIN KORUNDUĞU DÜZENLEME İZLİYORUZ”
Çıra, öğretmenlere haklarının verilmediğini ancak bu hakları söke söke almanın yollarını aradıklarını belirterek bugün de bu yüzden bu oturma eylemini yapıyor olduklarını ve en temel taleplerinin taban maaşlar olduğunu ifade etti. Geçinemediklerini, yaşayamadıklarını ve eğitimin ayrı bir iş kolu olmasını istediklerini söyleyen Çıra, “Çalışırken yıpranıyor da olsak, öfkemiz diri. Bu öfkeyi içimizde büyürerek mücadele ediyoruz. Dün de çok ciddi bir mücadele verdik. Yanımızda olamayan arkadaşlarımız da mesajlarıyla bize katkıda bulundu” ifadelerini kullandı. Çıra, Meclis’e ikinci kez gelecek olan Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) üzerinden baskı uygulamaya çalıştıklarını ifade ederek ÖMK’nın mevcut haliyle çürümüş bir kanun olduğunu ve kendilerine hizmet etmediğini belirtti. Çıra, yeşil pasaportla oyalamaya çalışan bir kanunu istemediklerini vurgulayarak yasal haklarının korunduğu bir düzenleme istediklerini söyledi.
“DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Yaklaşık bir ay önce özel sektörde çalışan bir öğretmen arkadaşlarını kaybettiklerini ve bunun tamamen güvencesiz koşullardan kaynaklı bir cinayet olduğunu belirten Çıra son olarak, “Çalışırken ölmek istemiyoruz, insanca bir hayat sürdürmek istiyoruz. Mücadelemize devam edeceğiz. Mücadelemiz tamamen buna yönelik ve kazanana kadar devam edeceğiz. Bu, öylesine söylenmiş bir söz değil; gerçekten direniyoruz ve mutlaka kazanana kadar direnmeye devam edeceğiz, bırakmayacağız” İfadelerini kullandı.
Kitle örgütlerine ve sendikalara çağrı
Fizik Öğretmeni Pelin Çapar ise sendika olarak gerçekleştirdikleri eylemler sonucu, mecliste sabah 9’dan akşam 9’a kadar sürecek bir nöbet eylemi başlatma kararı aldıklarını belirtti. Bu eylemlerin sadece Ankara ile sınırlı kalmayacağını ve tüm şehirlerde devam edeceğini belirten Çapar, tüm kitle örgütlerine, işçi sendikalarına, velilere, öğrencilere ve tüm eğitim sendikalarına destek çağrısında bulunarak, “Desteğinizi bekliyoruz. Yanımızda olmaya davet ediyoruz” dedi.
