escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Mehmet Leblebici
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. GÖÇ VE MÜLTECİ YOLCULUĞU SERİSİ – PART 3

GÖÇ VE MÜLTECİ YOLCULUĞU SERİSİ – PART 3

featured
GÖÇ VE MÜLTECİ YOLCULUĞU SERİSİ – PART 3

Yolculuk Hikâyeleri: Tehlikeler ve Kayıplar

Gece, insanın en çok korktuğu ve en çok saklandığı zamandır. Göç yolunda ise gece; hem umut hem de ölüm demektir. Sınır çizgileri haritalarda düz görünür. Oysa gerçekte o çizgiler; dağlar, ormanlar, nehirler ve insanın sınırlarını zorlayan karanlıklarla doludur. Bu yolculuğa çıkanlar için artık geri dönüş yoktur. Her adım, bilinmezliğe atılır.

Saha Notu ve Tanıklık

Bir araştırmacı yazar olarak bu satırları masa başında değil; sahada, yolun içinde, insanların yaşadıklarına dokunarak yazıyorum. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri’ne yaklaşık iki ay kala, göç yollarında yaptığım araştırmalarda; insanların sadece sınırları değil, kaderlerini geçmeye çalıştıklarına tanıklık ettim.

Bosna-Hersek ile Hırvatistan arasındaki geçişlerde, Slovenya, İtalya, İsviçre ve nihayetinde Almanya rotasında yüzlerce göç yolcusuyla birebir görüştüm. Gördüğüm her şey aynı gerçeği söylüyordu: Bu bir yolculuk değil, bir hayatta kalma savaşıydı.

Ölüm ile Yaşam Arasında: Nehrin Ortasındaki 13 Kişi

Bosna-Hersek ile Hırvatistan arasında, yerel halkın “Sava Nehri” dediği sınır hattında 13 Kübalı göçmen küçük bir adada mahsur kalmıştı. Soğuk, su ve karanlık… Kaçacak yer yoktu.

İçlerinden 55 yaşındaki Michel’in sağ ayağından üç parmağı kesilmişti. Donma, bedenden parça koparmıştı. Eğer Hırvatistan polisleri zamanında yetişmeseydi, o gece 13 insanın hayatı o nehirde sona erecekti. Ve muhtemelen kimse bunu hiç öğrenemeyecekti.

Dağdan Düşen Hayat: Haydar’ın Hikâyesi

Bir diğer tanıklığım… Afganistanlı Haydar. 30 yaşlarındaydı. Hırvatistan sınırına yakın dağlık bölgede, gece geçişi sırasında polislerden kaçarken dengesini kaybetti. Ve yuvarlandı. Dağdan aşağı… O an sadece düşmedi; hayatı da kırıldı. İki ayağı birden kırılmıştı.

Arkadaşları onu taşıyamadı. Çünkü durmak, yakalanmak demekti. Yol devam etti… Haydar ise geride kaldı. Sonrasında Hırvatistan’da bir mülteci kampına alındı. Yaklaşık bir yıl boyunca tedavi gördü. Bir yıl… Bir insan için uzun, ama göç yolunda sadece bir durak. Tedavisi bittikten sonra bana söylediği cümle hâlâ kulaklarımda: “Yola devam…”

Bugün Almanya’da bir mülteci kampında yaşam mücadelesi veriyor. Bedeni iyileşti belki… Ama o düşüşün izleri sadece kemiklerinde değil.

Soğuk, Açlık ve Sessizlik

Bu yolculukta düşmek sadece bir anlık olaydır. Ama sonuçları bir ömür sürer. Soğuk öldürür. Açlık zayıflatır. Susuzluk panik yaratır. Ama en çok sessizlik insanı parçalar. Çünkü bu yolculukta; ağlayamazsın, bağıramazsın, yardım isteyemezsin.

Birçok insanın anlattığı ortak bir duygu vardı: Kendini kaybetmek. Bir genç bana şöyle demişti: “Buraya gelene kadar insan olduğumu unutmadım. Ama yolda… sadece hayatta kalmaya çalışan bir şeye dönüştüm.”

Geride Kalanlar ve Devam Edenler

Bu yolda herkes hedefe ulaşamaz. Bazıları düşer. Bazıları kaybolur. Bazıları ise hiç bulunamaz. Ama yürüyenler yürümeye devam eder. Çünkü artık geri dönüş yoktur.

Bu satırlar bir hikâye değil. Bir tanıklık. Bir nehrin ortasında ölümden dönen 13 insan… Bir dağdan düşüp yeniden ayağa kalkmaya çalışan Haydar… Ve yüzlerce görünmeyen hayat…

Soru hâlâ aynı: Bir insanı, tüm bunları göze alacak noktaya getiren şey nedir? Ve daha da önemlisi: Biz bu hikâyelerin neresindeyiz?

GÖÇ VE MÜLTECİ YOLCULUĞU SERİSİ – PART 3
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir