escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Mehmet Bidav
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Barış, Cesur İnsanların İnşa Ettiği Bir Süreçtir -2

Barış, Cesur İnsanların İnşa Ettiği Bir Süreçtir -2

featured
Halkların ihtiyacı olan şey sahici bir çıkış yoludur.

Savaşın ve Çatışmanın Sömürülmesi

Bazı siyasi kişiler, kendine aydın, akademisyen diyenler ve gazeteciler bunu fırsat bilerek aklın sıra siyaset yapmaya; insanların savaş, çatışma döneminden kalan duygularını sömürmeye çalışıyorlar. Bilinçli veya bilinçsiz savaşı, çatışmayı körüklüyorlar. Bazıları da küfrediyor.

Onlara yapacağım öneri şudur: Gerçekten dürüst davranmak istiyorsanız bu savaşın, çatışmanın acılarını birebir yaşayan ailelere, kişilere “ne istiyorsunuz” diye sorun. 

Öyle ahkam kesmekle olmaz!

Kürt Cephesindeki Yanılgılar

Kürt cephesinde birçok kesim sosyal medya üzerinden “Kürt Yurtseveri”, “savaş yanlısı”, “bağımsızlıkçı” bir tutum sergiliyor. 

PKK ve Türk Devleti neredeyse yarım asırdır çok yoğun çatışma içinde. On binlerce insanımız hayatını kaybetti.  On binlercesi cezaevlerinde ağır bedeller ödedi. Göçe maruz kaldılar. İşkence gördü. Ölüm oruçlarında yaşamlarını yitirdi. Çatışma ise çatışmanın, savaşsa savaşın en yoğun halini yaşadılar. Yani şiddet adına her şey yapıldı. Bunun ekonomik maliyeti tahmin bile edilemez; her halde beş kez ülke yeniden inşa edilirdi. 

Tüm bunları yaşayanlar savaşın da barışın da ne olduğunu bilmiyor mu? 

Onlar silahsızlanmayı, örgütlerini feshetmeyi tartışırken, tüm bu süreçlerin dışında olan sen, sen kimsin? Barış çabaları gösteren insanları yaftalıyorsun; “ajandır”, “Türk’tür”, “Arap’tır” diyorsun. Hayatında bir kitlesel gösteriye bile katılmamış, kendi konfor alanından hiç çıkmamış birisin. Savaş dediğinde savaştan, barış dendiğinde barıştan kaçansın. Ama başkalarının canları üzerinden ahkâm kesmeyi sürdürüyorsun.

Eğer gerçekten siyaset yapmak istiyorsan, bu elbette saygıyla karşılanır. Ancak, art niyetli manipülatör değilsen unutma, burada mesele sadece Türkiye, Kürtler ve Türkler değil; bütün ülke ve Ortadoğu’nun geleceği. Eğer siyasal ve tarihsel gerçekleri biraz görebiliyorsan, en azından barış çabalarına destek vermiyorsan bile köstek olmazsın.

Bu insanlara şunu demek lazım; “döğüşenler barışıyor, seninle ilgili bir konu değil!”

Bir de bunların Türk versiyonları var. 

Bunlar genel olarak iki gruba ayrılıyor. Birinciler kendine “solcu”, “Kemalist” (Gerçek solcu ve Kemalistleri tenzih ederek), “ulusalcı” diyenler. “Komünist” diyenler de var. Bunlar oldum olası Kürt hareketine hep üsten, üstenci bakarlar. Asalaktırlar! Üretmezler. Geçmişin mirası üzerine tünemişler. Her şeyi yiyip tüketip, herkesi hakir görürler. Solculukla, komünistlikle zerre alakaları yoktur. Karşıt olmayı siyaset zannediyorlar; “Apo karşıtları”, “Erdoğan karşıtları”, “Bahçeli karşıtları”…

Kürtler söz konusu olduğunda ırkçıdırlar… Kafatasçı olacak kadar ırkçıdırlar! 

Bu çatışmanın sürmesi kimin işine geliyor? Kim nemalanıyor burada?

Bunların neye karşı çıktıkları da belirsizdir. Tek kaygıları var; “bu, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın iktidar ömrünü uzatmaya dönük bir anlaşmadır” diyorlar. Yani olayın içeriğiyle, gerekliliğiyle alakalı değiller. Saplantılı, ön yargılılar. Dar grupları dışında kimseyi de önemsemiyorlar. Siyaseten bir karşılıkları yok, ama kafa bulandırmada üstlerine yoklar. 

Kirlidirler; siyaseti, iletişimi, dostluğu, toplumsal duyguları, birlikteliği kirletiyorlar… 

Diğerleri ise, MHP’nin veya ülkücü hareketin dışına itilmiş, dışlanmış, sürekli bir yerlerde yer edinmeye çalışan kendine “muhafazakâr milliyetçi” diyen tiplerdir. Bunların çoğunun ülke için emek, çaba harcadığı inancını taşımıyorum.  Bu kişiler -ki, genelde kişilerden oluşuyor- kendilerine bir yer edinmeye çalışan, gündemde kalmak isteyenlerdir. Bir tür kendilerini pazara sürüyorlar. Sürekli odak değiştirirler. Yer ararlar. Fayda ve çıkar peşindedirler. İlkesiz ve cahildirler. Yüksek sesle konuşmayı, küfretmeyi meziyet sayan, günübirlik fikir değiştiren insanlardır. Birilerinin gelip onlara “tamam sen de değerlisin, ama artık bize çalış” demesini bekleyen faydacı kişilerdir. Geçmişte bunların çoğuna şahit olduk. 

Bu ülkede ‘sağ ve milliyetçi’ olarak Devlet Bahçeli’den daha fazla değilsiniz?

Hepsine şunu demek lazım; elbette eleştiri yapabilirsin, yöntemi tartışabilirsiniz. Ama art niyetli değilseniz artık bir gözlerinizi açın! Bu ülke çok değer, zaman, itibar kaybetti. Çok can kaybetti. Bu çatışmanın sürmesi artık bu ülkeyi bitiriyor. Daha ne kadar bu ülke kan kaybedecek? 

Bu tipler, “ne güzel kardeş kardeş savaşıyorduk, bu barış nereden çıktı” diyorlar. 

Barış ve Adaletin Birlikteliği

Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne dair barışçıl çabalar, zaman zaman kesintiye uğrasa da tarih bize gösteriyor ki, hiçbir savaş sonsuza kadar sürmez. Martin Luther King‘in şu sözleri, Türkiye’de barış sürecine dair önemli bir ders içeriyor: “Gerçek barış, sadece gerginliğin ortadan kalkması değil, adaletin varlığıdır.”

Kürt sorununun çözümü, sadece silahların susmasıyla değil, hakların tanınması ve toplumsal adaletin sağlanmasıyla mümkün olacaktır.

Kürt sorununun çözümü, sadece silahların susmasıyla değil, hakların tanınması ve toplumsal adaletin sağlanmasıyla mümkün olacaktır. Bugün Türkiye’de barış çağrısı yapmak cesaret gerektiriyor. Çünkü savaş dili, siyasette, medyada ve sokakta hâkim durumda. 

Barış, cesur insanların inşa ettiği bir süreçtir. 

Nelson Mandela’nın dediği gibi: “Barış istemek yetmez, ona inanmalı ve onu yaşatmalıyız.”

Kürt ve Türk halkı bugün büyük bir eşikte duruyor. Varlık ile yokluk arasındaki bu keskin dönemeç, zihinlerde soru işaretleri ve kaygılar yaratıyor. Yeni bir doğumun eşiğinde olmanın şaşkınlığı ve heyecanı var. Ancak bu tarihi anda, birileri yine büyük kaybetmemizi istiyor. Zaten hep bunu istediler. Bunu şimdiye kadar başaramadılar, şimdi bu önemli eşikte bir kez daha hevesleniyorlar.

Ellerinde çağrı metinleri, dillerinde zehir… Yalanın ve karanlığın elçileri… Kafa karışıklığı, karamsarlık ve güvensizlik yayıyorlar… 

Oysa halkların ihtiyacı olan şey, geleceğini şekillendirecek olan berrak bir irade ve sahici bir çıkış yoludur.

Barış, Cesur İnsanların İnşa Ettiği Bir Süreçtir -2
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir