escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Caner Aktan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kadın cinayetleri haberlerinde medyanın “cinnet getiren” hali

Kadın cinayetleri haberlerinde medyanın “cinnet getiren” hali

“Öfkeli Koca”, Platonik Aşık”, “Çılgına Dönen Sevgili”, “Cinnet Getiren Koca”... Sıkça okuduğumuz bu kavramlar kadın cinayetleri haberlerinde medyanın bir cinayeti nasıl meşrulaştırdığının kanıtı niteliğinde…

featured

“Öfkeli Koca”, Platonik Aşık”, “Çılgına Dönen Sevgili”, “Cinnet Getiren Koca”… 

Sıkça okuduğumuz bu kavramlar kadın cinayetleri haberlerinde medyanın bir cinayeti nasıl meşrulaştırdığının kanıtı niteliğinde…

Koca öfkeliyse bir kadını öldürmesinde sorun yok (!)

Aşık platonikse samuray kılıcıyla sokak ortasında bir kadını öldürmesi olağan karşılanabilir (!)

Sevgili herhangi bir nedenden dolayı çılgına dönmüşse bir kadına kurşun yağdırması haber merkezleri için rutin ve güncel bir haberden öteye geçmesi beklenemez (!)

Coğrafyamızda sonu bir türlü gelmeyen, çare olunamayan, kadın cinayetleri yaşanmaya devam ediyor.

Temelde bir erk ve erkek hegemonyanın sonucu olan kadın cinayetleri, beraberinde etik konusunu da tartışmaya açıyor.

Kadın cinayetleri haberlerinin veriliş şeklinden tutun da olayın yaşanış biçimine kadar…

Haberlerde kullanılan “eş”, “koca”, “sevgili” kavramlarından “öfkeli”, “platonik” gibi durum bildirimlerine kadar birçok etik ilkesi hiçe sayılıyor.

Bu kavramlar, kadın cinayetlerini olağan ve sıradan bir vaka haline büründürdüğü gibi, hiçleştiren, magazinleştiren ve cinayeti meşrulaştıran bir algının oluşturulmasına zemin hazırlıyor.

TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu’nun hazırladığı “Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu”nda yer alan kadın cinayeti haberlerinde dikkat edilecek noktaları bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

1- Melodramdan, sansasyon ve pornografiden kaçınılmalı. Cinayetin ayrıntılarını pornografik olarak resmederek şiddetin pornografisi üretilmemeli.

2- Öldürülen kadının değil, katilin fotoğrafları kullanılmalı.

3- Haber fail ifadesine dayanarak yazılmamalı, ölen kadının katilin/failin iddialarını yanıtlayacak ve çürütecek durumda olmadığı unutulmamalı.

4- Haberi yapan kişi psikolog, yargıç, falcı veya öykü yazarı değil, haberci olduğunu unutmamalı.

5- Cinayetin sorumlusu olarak cinnet, kıskançlık, öfke, namus, iflas, psikolojik sorun vb. gibi cinayeti haklı gibi gösterecek, cinayeti meşrulaştırmaya çalışan ifadeler kesinlikle kullanılmamalı.

6- Bu bahanelerin kadın cinayetlerinde meşrulaştırmanın yanı sıra haksız tahrik indirimi talebiyle mahkemede delil gösterilebildiği unutulmamalı.

7- Kadınların -varsa- cinayet öncesi koruma talepleri, maktulün -varsa- karakol şikayetleri, hakkında verilmiş savcılık kararı, geçmişte şiddete maruz kalıp kalmadığı, gelenekler, destek olmayan aile vb. gibi etkenler mutlaka haberde yer almalı.

8- Fikri takip yapılmalı. Cinayet haberinin ardından failin yakalanma, yargılanma süreçleri de takip edilerek haberleştirilmeli.

Medyanın Erkek Şiddetini Normalleştirme Çabası

Kadın cinayetlerinde medyanın tutumu genellikle cinayeti gerekçelendirme ve meşrulaştırma üzerine kurulu. Medyada ‘bakın erkek öldürdü ama neden öldürdü’ gibi cinayeti magazinselleştiren bir algı yaratılıyor. Kadının hangi saatte nerede olduğuna ilişkin bilgilerin ve kadının toplum “ahlak” normlarına uyup uymadığına ilişkin bilgilerin servis edilmesi normalleştirilerek veriliyor.

Medyanın Siyasal İktidardan Güç Alması

Coğrafyamızda son yıllarda artan dini ve baskıcı otoriterleşmenin bir ayağı da kadın düşmanı politikalar. Kadın politikaları konusunda sicili bozuk bir siyasal iktidar ve aynı çizgideki medya esasen birbirini besleyen bir tutum içerisinde. Kadınları ağırlıkla yok sayma, önemsizleştirme, olumsuzlama, kurbanlaştırma ya da suçlama şeklinde temsil eden medya, şiddet uygulayan erkeği de normalleştirme peşinde. Kadına yönelik şiddeti, erk ve erkek iktidar ilişkilerinin bir sonucu olarak görmek yerine sanki sıradan bir vakaymış gibi göstermek hem medyanın hem de iktidarın istediği bir durum.

Sonuç olarak, bu durum, şiddeti gündelik hayatın kaçınılmaz bir parçası olarak sıradanlaştırıyor ve kadının toplumdaki eşitsiz yerini güçlendiren bir zemin oluşturuyor.

Neler Yapılmalı?

Tüm medya kuruluşlarının, kadın çalışanlarının istihdamını arttırması ve çalışanlarına kadın odaklı habercilik eğitimini zorunlu hale getirmesi gerekmekte ve ayrıca haber metninde, şiddet durumunda kadınların başvurabileceği/yardım alabileceği kişi, kurum ve kuruluşların adı/listesi mutlaka hatırlatılmalıdır.

Şiddet haberlerinde kullanılan ifadeler açısından, haberlerin kaynağı da son derece önemlidir. Haber yazım sürecinde, uzman ve kadın kuruluşlarının ifadelerini dikkate almak, erkek egemen normların yeniden üretilmemesi ve erkek şiddeti ve eril tahakkümün toplum gözünde meşrulaştırılmaması açısından son derece önemlidir. Ve yüzlerce kadın örgütünün yıllardır ısrarla dile getirdiği gibi, kadının beyanının esas olduğu ilkesi unutulmamalıdır.

Kadın cinayetleri haberlerinde medyanın “cinnet getiren” hali
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir