İkinci Bölüm: Özgür Özel, AKP’nin simgesi haline gelen “Ekoseli Ceketi” giydi… Bir dönem AKP’ye, doğal olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığını göstermek isteyen herkesin giydiği o kareli ceketi… Bunu bilmeyerek giymesi imkansız!
(Şehirlerde, kasabalarda, köylerde kim devletten iş almak istiyorsa, kim bir rantın peşindeyse ilk önce o ceketi giydi… bıyıklar da var işin içinde de ne ise…)
Özür Özel, geldiğinden beri bu yönlü mesaj verip duruyordu zaten. Baktı olacak değil, en doğrudan şekliyle kendini gösterdi; ceketi giydi karşısına geçti! “Ben hazırım” dedi!

Onunla da kalmadı! “Bunda şaşılacak bir şey yok!”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28. Dönem Meclis’in açılış oturumuna katılımı sırasında ayağa kalkarak alkışladı. “Makama saygıda bir eksik bırakmayacağımızı söylemiştik” dedi. CHP’nin Erdoğan’ı ayakta karşılamasına şaşıranlara da ‘şaşırdı’!.
Aslında CHP bunu –anlaşmanın bir gereği olarak- bütün milletvekillerinden istedi. Alkışlamayacak veya ayağa kalkmayacak olanların Meclis Genel Kuruluna katılmamaları daha iyiydi! O yüzden buna uymak istemeyen 60 kadar vekil açılışa katılmadı. Yine de Ali Mahir Başarır, olay esnasında arka sıralara bakarak kimlerin ayağa kalkıp kalmadığını kontrol etti. İdare Amiri Uğur Bayraktutan, eski Grup Başkanvekililerinden İstanbul Milletvekili Engin Altay, Ankara Milletvekili Okan Konulap, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçimez, Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı, Tekirdağ Milletvekili Nurten Yönter ile Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan ayağa kalkmayanlar arasındaydı.

Özel’e göre Cumhurbaşkanı konuşmasını “Cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, Parti başkanı sıfatıyla yaptığı için o yüzden giderken ayağa kalkmadık” dedi. Olaya bakın! Gelirken ayakta alkışla, hatta bu yönlü bütün gruba talimat ver, ama giderken ayağa kalkma! Sebep? “Parti başkanı” gibi konuştu! “Yeni mi öğrendin” derler sana…
CHP milletvekilleri en son 2017’de, Erdoğan Genel Kurul’a girdiğinde ayağa kalkmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu ise X hesabında konuya ilişkin “unutulmasın ki hiçbir yurttaşımızın Erdoğan ve Saray rejimini meşrulaştırma hakkı ve hukuku yoktur! Ancak mücadele etme sorumluluğu vardır!” diyerek, Özür Özel’in tavrını kabul etmediğini, bir anlamda CHP’nin içindeki ayrışmayı da açıklamış oldu.
Adı konmamış bölünme…
Kılıçdaroğlu yine X hesabında, “hakları gasp edilen KHK’lılar için, cezaevinde iradesine ipotek konulan Hatay halkı için ayağa kalkarız!” diyor.
Özgür Özel, karşılık olarak “Türkiye’de bir KHK mağduriyeti var. Nedir o? Bunların hepsi mağdur değil; bir kısmı katil, bunların bir kısmı darbe planlayıcısı, bir kısmı darbe finansörü, bir kısmı darbe yöneticisi. Onları affetmek, aklımızın ucundan geçmez” dedi karşılık olarak. (T24)
Adeta AKP’nin sözcüsü gibi konuşuyor. Dil, aynı dil! Sadece biraz yumuşama istiyor! “Darbe planlayıcısı”, “Darbe finansörü” deyip göndermeler yapıyor…
En son Medyascope’de “ben kazanılacak bir seçimi kaybettirecek işler yapmam. Ben kendi adaylığımı dayatıp en doğru adayın seçilmesine mani olmam” diyerek Kılıçdaroğlu’na gönderme de yaptı… (Medyascope)
Zaten seçimlerden sonra herkes, Kılıçdaroğlu’nun rahatsızlıklarını her halinden, davranışından ve demecinden anlıyordu. Bölünme 2024 Yerel Seçimlerine çok ciddi şekilde yansıdı. Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı büyükşehir belediye başkanları aday gösterilmedi. Tunç Soner gibi etkili insanlar çeşitli demeçler ve tavırlarla rahatsızlıklarını dile getirdi ve siyasetin dışına çıkmayacaklarını gösterdiler…
“Cumhurbaşkanı adayı değilim!”
Özgür Özel, “gelecekte ben cumhurbaşkanı adayı değilim” diyor. Zaten olmadığını herkes biliyor. Anlaşmaya ters! Senin işin Başbakanlık… Ki şimdiden o role ısınmaya başlamışsın bile…
Ancak anlaşmanın taşlarında bir dengesizlik gelişti. Anlaşmaya göre Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olması gerekiyordu, ama Mansur Yavaş’ı öne çıkarmaya başladılar. Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirecekler ve Mansur Yavaş’ın aday olmasının önünü açacaklar. Mansur Yavaş’a “Kürtler, sol ve sosyalistler, ilericiler oy vermeyecek” ve seçilemeyecek… Doğal olarak yeniden Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olacak…
“Ahmak Davası” İmamoğlu’nun başında Demokles’in kılıcı gibi sallandırılıyor… “Reis’in işi henüz bitmedi diyorlar O’na, sıranı bekleyeceksin! Acele etmeyeceksin!”
Anlaşma tamam. Takvim işleyecek. Önümüzdeki yıl veya en geç sonraki yıl erken seçim yapacaklar (CHP 2025, AKP 2026 tarihlerini istiyor) ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı son bir kez daha cumhurbaşkanı seçecekler.

Parlamenter sisteme kademeli olarak geçecekler ve tasfiye edilmezse, Özgür Özel’i ilk başbakan yapacaklar!
İmamoğlu “beş yıl”ı beklemek zorunda. Plan o yönlü. Zaten “ahmak davası”yla beş yıl siyaset yasağı gelecek (uzlaşmaya yanaşmazsa). Halk, mağduriyetinden ötürü ona büyük destek verecek ve onu kahramanlaştıracak. Devlet, tıpkı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiği süreç gibi, onu başa getirecek!
Ha, bu arada CHP ve Özgür Özel’in Türkiye geneli için bir senaryo yazıp yönetecek kapasiteleri yok. Senaryoyu yazan da yöneten de küresel güçler ve erkin sahibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Laf uzadıkça uzadı… Ama yoksullar, ezilenler, emekçiler için “Batı cephesinde yeni bir şey yok!” Hepimize hayırlı olsun!

Özgür özelin, Kafası ceketi tamam. Eksik olan Badem ve buğday taneli bıyıkları