escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
  1. Haberler
  2. Üst Kutu
  3. Demirtaş ve Mızraklı’dan barış mesajı

Demirtaş ve Mızraklı’dan barış mesajı

Demirtaş ve Mızraklı’dan barış mesajı

HDP’li Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın cezaevinden İHD’nin etkinliğine gönderdiği barış mesajında, şu ifadeler kullanıldı: ‘Bu yaz büyük askeri harekatlara hazırlanıyoruz’ diyenlerin, bunun yerine, ‘Bu yaz büyük barışa kapıları açacağız’ demeleri herkese kazandırır”

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi, “Kürt meselesinin çözümü ve barış konferansı” düzenliyor. İki gün sürecek programının bugünkü bölümünde, “Dünya’da Çatışma Çözümü ve Barış Süreçleri Deneyimleri”, “Ortadoğu’da Barış ve Kürt Meselesinde Demokratik Çözümü”, “Cumhuriyetin 2. Yüzyılında Türkiye’de Yeni Bir Barış Süreci Mümkün mü?” olmak üzere 3 oturum gerçekleştirilecek. Konferansa gazeteciler, aydınlar, kitle örgütleri ve siyasi partiler katıldı. 

Açılış konuşmalarını İHD Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban ve İHD Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Ercan Yılmaz yaptı.

Programda değişikliğe gidildi

Programda değişikliğe gidildi. Yılmaz, konferans programındaki değişikliğe dair açıklama yaptı. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Konferansımızın bugün öğleden sonra yapılacak ‘Cumhuriyetin 2.Yüzyılında Türkiye’de Yeni Bir Barış Süreci Mümkün Mü? ’oturumunda konuşmacı olarak bulunan Sayın Leyla Zana aramızda olamayacak. Birazdan sizlerle Sayın Zana’nın konferansımıza göndermiş olduğu yazılı mesajı paylaşacağız. Sayın Zana’nın ani gelişen bu durumu sonrasında, ilgili oturumda konuşmacı olarak Sayın Celalettin Can bizlerle beraber olacak. Kendisine bizi yalnız bırakmadığı için teşekkür ediyoruz. 

Programımızın yarın ki oturumlarından olan ‘Sivil Toplum Örgütlerinin Barışın İnşasında Rolü’ başlıklı bölümü yönetecek olan Sayın Nadire Mater, gelişen sağlık problemleri nedeniyle aramızda olamayacak. Buradan kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Nadire Mater’in rahatsızlığı nedeniyle katılamayacağı bu oturumu, İnsan Hakları Derneği MYK üyesi sevgili Handan Çoşkun yönetecek. Kendisine de bizi yalnız bırakmadığı için teşekkür ediyoruz.

Konferansımızın yarın öğleden sonra yapılacak son oturumu olan ‘Siyaset Erki ve Barış’ bölümünde konuşmacı olarak bulunan siyasi partilerin tarafımıza ilettikleri mazeretler nedeniyle bu oturumu ileriki bir tarihte daha geniş katılımlı bir çalışma yapmak üzere ertelediğimizi belirtmek isteriz. Ertelenen bu oturumumuzun yerine Sayın Ahmet Özmen’nin kolaylaştırıcılığıyla değerli katılıcılarımızın gerek konferansımız ile ilgili gerekse bir bütün olarak barış meselesi ile ilgili görüşlerini bizlerle paylaşacakları bir mini forum gerçekleştirme kararı almış bulunmaktayız.”

“Müzakere ile uzlaşı yolu açılmalı”

Yılmaz’ın ardından İHD Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban açılış konuşması yaptı. İHD’nin kurulduğu günden bugüne kadar barışı savunduğunu söyleyen Küçükbalan, “Dünyada devam eden bölgesel ve yerel savaşlar ile çatışmalar tüm dünya insanlarını derinden etkilemektedir.  Kürt sorununun çözümsüzlüğü ve yeniden başlayan silahlı çatışmalar nedeni ile yaşamını yitirenler ile ilgili oldukça ağır bir bilanço ile karşı karşıyayız. Çatışma ve savaş ortamı ile birlikte genel baskı ortamında şiddetin öne çıkması ve beraberinde nefret dilinin zehrini akıtması kaçınılmaz oluyor. Nefret saikı ile artan ırkçı saldırılarda ise yükseliş eğilimi devam ediyor. Müzakere ile uzlaşı yolu açılmalı ve bu süreçlere siyasal ve toplumsal kesimlerin katılması sağlanmalıdır.  Türkiye’nin siyasi partileri ve toplumsal muhalefeti barışa odaklandığı taktirde yeni bir barış sürecinin önü açılacaktır. Bu ülkenin tüm halklarının, emekçilerinin, yoksullarının, kadınların, gençliğin, çocukların yani hepimizin barışa ihtiyacı var. İHD olarak düzenlediğimiz bu iki günlük konferansı tam da bu ihtiyaca karşılık verebilmesi için düzenliyoruz” dedi. 

Programa katılmayan Leyla Zana’nın mesajı okudu

Konferansa katılmayacağı açıklanan Leyla Zana’nın gönderdiği mesajı okundu. Mesajda şu ifadeler kullanıldı: “Bu önemli buluşmada sizlerle birlikte olmak isterdim ancak ilk davet edildiğim zaman da belirttiğim gibi Mart ayı özellikle Kürtler açısından planlamaların kolay öngörülebildiği bir ay değil. Kürtler bir taraftan Newroz’u karşılamanın coşkusunu yaşarken diğer yandan kabuk bağlamamış, derin yaramız Halepçe’nin kavurucu acısını yaşıyor. Bir yandan acılarımız diğer yandan umutlarımız tazeleniyor. Tüm bu gündemlere Kürtlerin ve kadınların iradeleri açısından çok önemli bir seçim yoğunluğu da eklenince ne yazık ki sizlerle buluşamadık. Anlayışla karşılamanızı umuyorum. Başta İHD genel merkezi olmak üzere, yıllardır binbir zorluğu göğüsleyerek insan hakları mücadelesi veren, bunun için ısrarlı bir duruşa sahip olan tüm yaşam hakkı savunucularını, bu konferansın emektarlarını ve katılımcıları sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 21 Mart’ta Diyarbakır Newroz alanında buluşmak dileğiyle.”

“Filistin için dayanışma arttırılmalıdır”

Açılış konuşmalarının ardından ilk oturum olan “Dünya’da Çatışma Çözümü ve Barış Süreçleri Deneyimleri” gerçekleştirildi. Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumunda  ilk olarak Avrupa’daki Filistinli Topluluklar ve Örgütler Birliği Başkanı George Rashmawi, “Filistin Halkının Kendi Kaderini Tayin Etme Mücadelesinde Uluslararası Dayanışmanın Rolü” üzerine konuştu. 

Filistin’de kadınların ve çocuklarının hedef alındığını belirten Rashmawi, bütün yaşamın etkilendiğini söyledi. “Yüzlerce çocuk ve kadının tutuklanmasının 7 Ekim’deki olayla tanımlanabilir mi?” diyen Rashmawi, ortantısız güç durumluyla karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Sistematik bir saldırı olduğunu ifade eden Rashmawi, en ağır katliamların yaşandığını vurguladı. İsrail’in yasalara uyarak saldırılarını durdurması gerektiğini söyleyen Rashmawi, “Uluslararası dayanışmayı artırmak için dünya çapında İsrail’e baskı arttırmak için gösterilmelidir. Bu insani yardımların Filistin’e ulaştırılması için yapılmalıdır. İnsan haklarını desteklemeliyiz. Avrupa medyasını da doğru bilgilerle bilgilendirmeliyiz” dedi. 

Demokrasi, Barış ve Alternatif Politikalar Araştırma Derneği’nden (DEMOS) Dr. Ferda Fahrioğlu Akın, “Yerel Aktörlerden Dini Grupların Barış İnşasındaki Rolleri” üzerine konuştu. 

Barıştan bahsedilince dini grupların önemine dikkat çeken Ferda, yaptığı tez çalışmasındaki mikro çatışmalarını anlattı. 

“Kürt halkının mücadelesini desteklemeliyiz”

Sinn Fein Milletvekili Francie Molloy, “Çatışma Çözümünde İrlanda Deneyimi” üzerine konuştu. 

Barış meselelerini sürdürmenin kolay olmadığını söyleyen Molloy, “İrlandalılar ile Kürt’lerin ortak yanları vardır. İkimizde barış istiyoruz. Şu an bizim için fazla bir zorluk yoktur. Ama Kürtler için daha zor bir durum vardır. Çünkü Kürtlerinin topraklara dörde bölünmüştür. Bizim sorunlarımız vardı ve buna barışçıl yaklaştık. Süreçler yeni politik sürecin başlangıcı olmalıdır. Kürtler kendi sesini duyurmalıdır. Bu çok önemlidir. Barış için ortaklarınız olması gerekiyor. Tarafları masaya getirmek çok zor oluyor. Bütün insanları masaya getirmeliyiz. Bu şekilde tüm Kürtler için barışı sağlayabiliriz. Tutukluların özgürlüklerini sağlamayız, mücadelelerini desteklemeyiz. İrlanda halkı olarak Kürt halkının mücadelesini desteklemeyiz. Bu süreçler uzun ve meziyetli bir süreçtir, ileri ve geriye dönüşler olacaktır” dedi.  

“Herhangi bir barış Kürtler arasındaki barışa son verebilir”

Bugünkü programın ikinci oturumu “Ortadoğu’da Barış ve Kürt Meselesinde Demokratik Çözümü” üzerine gerçekleştirildi. İnsan Hakları Derneği’nden Selahattin Esmer’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda ilk olarak University of Kurdistan Hewlêr’den Doç. Dr. Arzu Yılmaz, “Yeni Güvenlik Mimarisi ve Barış” üzerine konuştu.

Türkiye’nin Ortadoğu operasyonlarının artması ve Kürt sorununda barışı konuşmaları gerektiğinin ortaya çıkardığını dile getiren Yılmaz, “Barış en fazla savaşın olmadığına tekabül ediyor. Kürtler açısında nasıl değerlendirebiliriz. Kürtlerin arasındaki ilişki birlikten çok çatışma ihtimalin en fazla olduğu dönem. Bu kadar ciddi bir duruma geldiğinde herhangi bir barış Kürtler arasındaki barışa son verebilir. Eğer barış mekanizması kurulacak ise Kürt aktörlerinin hepsini kapsayıcı olması gerekiyor” dedi.

“Kürt sorununda en zor döneme gelmiş durumdayız”

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, “Ortadoğu’da Yeni Durum, Türkiye’nin Konumu, Kürt Sorununda Çözüm Perspektifleri” üzerine konuştu. 

Çandar, şunları söyledi: “Kürt sorunun çözümü noktasında en zor döneme gelmiş durumdayız. Şuan konuştuklarımız 2009 yılında konuştuklarımızın yanına yaklaşamayacak durumda. Türkiye’de son yıllarda Kürt sorunda çok çok değişiklik oldu.  Bu dönemde bir rejim değişikliği oldu. Bu Kürt sorunun çözümünü de etkiledi. Biraz geriye gidince 7 Haziran seçiminde Kürtlerin parlamentoda 80 milletvekili ile girmesi AKP’nin çoğunluğuna aldı, çözüm süreci sonlandırıldı. Sonrasında erken seçime şiddet içinde gidildi. İktidara 7 haziranda verilmeyen 1 Kasım’da verildi. AKP, MHP ile koalisyon kuruldu. Bütün Türkiye OHAL rejimine girdi. Tüm muhalefet baskı altına alındı. En çokta Kürtler etkilendi. 31 Mart Yerel Seçimlerinde ‘kartlarda yeniden dağılacak, çözüm süreci yeniden başlanacak’ deniliyor. Bu kulağa hoş geliyor ama arşivi taradım, Türkiye’de hiçbir zaman çözüm süreci olmamış, sadece kavram var, birbiriyle oturan taraflar yok. Tek Oslo görüşmeleri var. Bu işin üçüncü tarafı olmalı ama yok. Süreç bozulursa ne olacak? Neden bozuldu süreç? Silvan’daki olaydan dolayı. Barışa niyetiniz olsa, süreci Silvan’daki olayda askıya alırsınız, sonra devam edersiniz.”

“Çözüm süreci elbette mümkün”

Bugünün son oturumu “Cumhuriyetin 2. Yüzyılında Türkiye’de Yeni Bir Barış Süreci Mümkün mü?” üzerine gerçekleştirildi. 

Barış Vakfı’ndan Hakan Takmaz moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda ilk olarak Celalettin Can, “Kürt Meselesinde Yeni Bir Barış Süreci Mümkün mü?” üzerine konuştu.

Çözüm Süreci’nde halkın desteğinin yüzde 30 olduğunu ve bahar ayının sonunda “çatışma olmasın ve barış olsun” diyen bu oranın yüzde 84’lere çıktığını belirten Can, bunda akil insanların emeğinin olduğunu söyledi. HDP’nin oy oranının yüzde 13’lere çıkmasında da Akil İnsanlar’ın çabasının olduğunu belirten Can, derin devletin yüzde 13 sonrası bunların iktidar olabileceğini belirtmesi sonrası bitirildiğini söyleyerek, “Seçimler sonrası ben arkadaşlara ‘Asıl şimdi tehlikedeyiz. Keşke 13 almasaydık da daha az alsaydık’ dedim. Bana destek vermediler” dedi. 

Karar Gazetesi’nden Ali Bayramoğlu, “Taraflar, Stratejiler, Çatışma ve Barış” üzerine konuştu.

Çözüm sürecinin elbette mümkün olduğunu söyleyen Bayramoğlu, “Burada iktidar kendini zayıf hissediyor ve gittikçe otoriterleşiyor. Ve devlet krizi dediğimiz şey ortaya çıkıyor. Milliyetçi, muhafazar ve devletin dışişleri Kürt Sorununa göre şekil alıyor. İçişleri dahil tüm mekanizmaları öyle. Ama elde var sıfır” dedi.

Konferansın bugünkü programı oturumların ardından yapılan soru ve cevapları ile bitti. 

Demirtaş ve Mızraklı’dan barış mesajı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir