Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde yıllardır yapılan uyarılara rağmen hiçbir önlem alınmadı ve korkulan oldu.
Siyanür ve daha birçok zehirli maddenin karıştığı toprak kaydı, 9 işçi göçük altında kaldı.
Maden, 2021’de tam 50 ton siyanürlü su sızmasına rağmen tamamen kapatılmamıştı. Geçici olarak faaliyetleri durdurulduktan sonra şirket sahiplerine verilen ödül gibi cezayla yeniden açılmıştı.
Ve ilk kapasite artışının ardından yine uyarılara rağmen ikinci kapasite artışı yapıldı.
Kimin imzası vardı kararda?
Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı, şimdinin AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’un!
Peki şirket kime ait?
Kanadalı SSR Mining ile Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik’in kurduğu Anagold Madencilik’e… İşin içinde beşli çeteden biri olunca siyasi bağlantıları tahmin etmek de zor olmuyor elbette!

Altın madenine soruşturma açtığı için yargılanan Erzincan Eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ise durumu şöyle anlatıyor:
“Erzincan’daki altın madeni kuruluşundan itibaren şaibeli. Yani sadece siyanürle altın çıkarma projesinin ortaya koyduğu riskler, tehditler açısından değil. Örneğin bir siyasiyi kendisine ortak ederek işlerinin ‘yolunda gitmesini’ sağladı. Bu şirketin ortakları siyaseten güçlü isimlerden seçilmiş. Bunların etkisi olmadığını söylemek herhalde saflık olur.”
Şimdi Cihaner’in bu açıklamalarıyla birlikte defalarca yapılan uyarıları ve yaşananları hatırlayalım…
Erzincan Valiliği Haziran 2022’de siyanür taşıyan boru hatlarında meydana gelen bir arıza nedeniyle 20 metreküplük bir sızıntı yaşandığını duyurmuştu. Bunun ardından şirketin faaliyetleri geçici süreliğine durdurulurken 16 milyon 441 bin TL ceza kesilmişti.
TMMOB bu madendeki kapasite artışı projesine verilen Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu’nun iptal edilmesi için bir dava açmıştı.
TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül “Ortaya çıkan somut çevresel etkiler ve riskler göz önünde bulundurularak, bilimsel ve hukuksal açıdan birçok sorun barındıran ÇED olumlu kararının ve telafisi imkânsız zararlara neden olacağı açık olan kapasite artırımı işleminin acilen iptal edilmesi, durdurulması ve işletmenin kapatılması hayati öneme sahiptir” demişti.
Türk Tabipleri Birliği de konuyla ilgili bir açıklama yapmış, “Çöpler Altın Madeni İşletmesi acilen kapatılarak binlerce ton tehlikeli atığın, liç yığınlarının, pasa dağlarının bilimsel yöntemlerle zararsız hale getirilmesi gerek” ifadelerini kullanmıştı.
Bu hatırlatmaları yaptıktan sonra, facianın ardından konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamalarına bakalım:
“Bizim açımızdan işletmecilik ve madencilik anlamında da çok yakından takip edilen bir maden. En son denetim 2023 yılı Ağustos ayında yapılmış, gerçekleşen maden kazasıyla ilgili herhangi bir tespit yok. Dolayısıyla bu zaman içerisinde ne olmuş olabilir, kazaya neyin sebebiyet verdiğiyle ilgili araştırmamız devam ediyor.”

Çok acayip değil mi?
Yapılan tüm bilimsel açıklamalara ve uyarılara rağmen “Ne olmuş olabilir?” diye soruyor bakan. Üstelik kendi yetki alanındaki bir konuyla ilgili!
Göz göre göre halka yalan söylenildiği gibi şirkette sorumluluğu olan 4 kişinin göstermelik olarak gözaltına alınmasıyla birlikte, yıllardır buradaki ihmale ve doğa katliamına dikkat çeken Sedat Cezayirlioğlu’nu da apar topar gözaltına aldılar.
Peki suçu neymiş Cezayirlioğlu’nun?
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak.”
Şimdi kapasite artışı onayıyla birlikte yapılan uyarıları ve bakan Bayraktar’ın açıklamalarını tekrar okuyun.
Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu kimlerin işlediğini daha net göreceksiniz.
