6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan şiddetli depremlerin ardından ortaya çıkan gerçekler, engelli bireylerin acil ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini gösteriyor. Rehabilitasyon ve Erişilebilirlik Uzmanı Adem Kuyumcu, deprem anı ve sonrasında engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyuyla paylaştı.
6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilimizi vuran şiddetli depremlerde 53 bin civarında insanımız hayatını kaybetti, 107 binden fazla insanımız yaralandı. Yaralananların birçoğu uzuvlarını kaybetti ve hayatını engelli olarak sürdürüyor. Ancak, bu felaketin en çok etkilediği gruplardan biri olan engelli bireyler, deprem anında ve sonrasında karşılaştıkları sorunlarla yalnız bırakıldı. Yaralı olarak kurtulup hayatını engelli olarak sürdürenler çadır kamplarda veya konteyner barınma yerleşimlerinde engellilere uygun olmayan şartlarda kalıyorlar.

Deprem anında ve sonrasında engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Sosyal Pedagog ve Bakım, Rehabilitasyon ve Erişilebilirlik Uzmanı Adem Kuyumcu, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu ve deprem bölgesindeki gözlemlerini paylaştı. Kuyumcu, “Deprem anında ve sonrasında engelli bireylerin nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgi eksikliği var. Bu konuda farkındalık eğitimleri ve risk azaltma stratejileri oluşturulurken, engelli bireylerin özel ihtiyaçlarına yeterince değinilmiyor. Bu alanda çalışan yetkin ve etkin kişiler de engelli ve diğer özel gereksinimli bireylerin depreme hazırlanması konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip değiller” diyerek engelli bireylerin deprem anında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda eksiklik olduğunu vurguladı. Profesyonel ve gönüllü kurtarma ekiplerinin de engellilerin deprem sonrası kurtarma faaliyetlerinde yanlışlar yaptığını belirten Kuyumcu, “Çünkü gerekli bilgiye sahip değiller. Engelli bireylerin özel ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kurtarma operasyonları gerçekleştirilmediği takdirde, bu kişilerin hayatları daha da risk altına girebilir” dedi.
Engelli bireyler hala önemli sorunlar yaşamaya devam ediyorlar. Kuyumcu, engelli bireylerin deprem sonrasında karşılaştığı sorunlara da vurgu yaparak, “Erişilebilir ve hijyenik tuvalet koşulları olmadığı için çok sayıda engelli enfeksiyonlara bağlı hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Engelli ve engelli hale gelmiş öğrenciler erişilebilirlik sorunları nedeniyle okullara hala gidemiyorlar. Uzuv kaybı olan bireylerin ortez ve protez ihtiyaçlarının çoğunluğu hala karşılanmadı. Engelli ve depremde engelli hale gelmiş bireyler ile ailelerine ve diğer bakım yapanlara yeterli ve uygun psikososyal destek hala sağlanmadı. Rehabilitasyon ve kabullenme süreçleri yönetilmedi hala yönetilmiyor. Deprem bölgesinde ortopedik ve görme engellilerle hareket kısıtı olan bireylerin çoğunluğu hala erişilebilir çevreye ihtiyaç duyuyorlar. Deprem sonrası oluşturulan barınma alanlarında engel yaratan mimari yaklaşım nedeniyle engellilerin güvenli ve onurlu yaşamı için gereken erişilebilirlik ihtiyaçları sağlamadı. Engellilerin birçoğu dağıtılan destek ve yardımlara eşit bir biçimde ulaşamadı. Ortopedik Engelliler ve hareket kısıtı olanlar uzun süre hareketsiz kaldıkları için bası yaraları oluştu. Bası yaraları sonucu çok sayıda engelli ve yatalak bireyler hayatlarını kaybettiler ve kaybetmeye devam ediyorlar. Umuyoruz hükümet, belediyeler ve alanda çalışan profesyonel kurumlar ve gönüllüler anlattığımız olumsuz durumların düzeltilmesi için gerekli adımları atarlar.” dedi.
Kuyumcu, depremlerin ardından ortaya çıkan engel yaratan mimari yaklaşımların düzeltilmesi ve engelli bireylerin güvenli ve onurlu bir yaşam sürebilmeleri için erişilebilirlik ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini vurgulayarak, hükümet, belediyeler ve ilgili kurumların engelli bireylerin depreme hazırlanması ve sonrasında ihtiyaçlarının karşılanması için ciddi çalışmalar yapması gerektiğini belirtti.
Deprem ülkesinde yaşandığımız gerçeğine dikkat çeken Kuyumcu, özellikle acil durum anlarında engelli bireylerin özel gereksinimlerinin belirlenmesinin zor olduğunu ve bu nedenle kişiye uygunsuz yardım sunulabileceğini ifade etti. Örneğin, ortopedik, görme ve işitme engelli bireyleri enkazdan çıkarmak için özel bilgi gerektiğini, zihinsel olarak farklı gelişen bireylerle iletişim kurmak için özel eğitim ve deneyim gerektiğini örnekledi.
Özellikle otizmli bireyler ve farklı zihinsel gelişim gösteren bireylerin, acil durum anlarında tanımadıkları ortam ve kişilerle iletişim kurmalarının zor olduğunu belirten Kuyumcu, depremde engelli bireylere yardım etmek için özel yöntemler ve hazırlıklar yapılması gerektiğini vurguladı. Önceden planlanmış kurtarma süreçleri ve hizmetlerin, engelli bireylerin yaşamlarını kurtarmak adına kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Toplanma ve geçici barınma alanlarının erişilebilirlik konusunun incelenmesi, deprem sonrasında banyo ve tuvaletlerin erişilebilirliğinin sağlanması gerekliliğini vurgulayan kuyumcu, özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin konuyla ilgili eğitilmesi, apartman yönetici ve görevlilerinin eğitimi, sosyal işletme yönetici ve çalışanlarının eğitimi gibi birçok hazırlığın yapılması gerektiğini söyledi.
Son olarak, deprem öncesinde engelli bireylerin en çok zaman geçirdikleri yerlerde acil durum çantaları bulundurmalarının önemine dikkat çeken Kuyumcu, bu çantaların içinde su, toz maskesi, cep telefonu, ilaçlar ve acil sağlık bilgilerini içeren kartların bulunması gerektiğini belirtti.
