escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Tahir Elçi 8 yıl önce nasıl öldürüldü, hukuki süreçte son durum ne?

Tahir Elçi 8 yıl önce nasıl öldürüldü, hukuki süreçte son durum ne?

Tahir Elçi 8 yıl önce nasıl öldürüldü, hukuki süreçte son durum ne?

Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin Sur ilçesinde vurularak öldürülmesinin üzerinden 8 yıl geçti.

Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde tarihi Dört Ayaklı Minare’nin önünde bir basın açıklamasının ardından çıkan silahlı çatışmada başından vurularak öldürüldü. Gazi Caddesi’nde güvenlik güçleri ile iki PKK’li arasında silahlı çatışma çıkmış, polis memurları Ahmet Çiftasan ve Cengiz Erdur hayatını kaybetmiş, Tahir Elçi ve bir grup gazeteci de çatışmanın ortasında kalmıştı. Tahir Elçi’nin öldürülmesinin ardından Sur’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

HUKUKİ SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?

Olay yeri incelemesi 5 ay sonra gerçekleşti. Mermi bulunmadığı için kurşunun hangi silahtan çıktığı kesinleşmedi. Ancak sokaktaki kamera kayıtları saniye saniye Elçi’nin vurulduğu anları kaydetmişti. Adli Tıp, 2016 tarihli raporunda  Elçi’yi vuran silahın saptanmadığı ve net bulgular elde edemediğini bildirdi.

Diyarbakır Barosu güvenlik kamerası kayıtlarını Londra’daki Forensic Architecture (Adli Mimarlık) adlı kuruluşa gönderdi.

Elçi’nin öldürülmesine ilişkin ayrıntılı bir teknik rapor hazırlayan Forensic Architecture; görsel, işitsel ve belgesel kaynaklardan yararlandı. Raporda, polis memurlarından üçünün kuvvetli suç şüphesi altında olduğu saptandı.

Üç polisin Elçi’ye yönelik doğrudan ateş hattında olduğu ve silahlarını birden çok kez ateşledikleri kaydedildi. Polislerden birinin, Elçi’ye doğru açık ve engelsiz bir ateş hattıyla silahını ateşleyen tek memur olduğu ifade edildi.

Raporda, iki PKK’linin, Elçi’ye yönelik “öldürücü atış yapmamış göründüğü” bilgisi de yer aldı.

Soruşturma için ifade veren bazı polislerin, beyanlarının aksine uzak bir mesafeden uzun namlulu bir silahın ateşlendiğine dair herhangi bir işitsel delile ulaşılamadığı da belirtildi.

İDDİANAME 5 YIL SONRA TAMAMLANDI

Üç polis, “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekle” suçlandı. Forensic Architecture’ın, polislerden birinin silahından çıkan kurşunun Tahir Elçi’ye isabet etmiş olma olasılığının daha yüksek olduğu tespiti ise iddianamede yer almadı. Üç polisten biri, Gülen yapılanmasına yönelik bir soruşturmanın ardından KHK ile meslekten ihraç edildi.

Diğer ikisi görevlerini sürdürüyor ve duruşmalara SEBGİS aracılığıyla katılıyor.

HUKUKİ SÜREÇTE NELER YAŞANDI?

21 Ekim 2020’deki ilk duruşma yoğun güvenlik önlemleri altında yapıldı ve gergin başladı. Heyetin tarafsız olmadığı gerekçesiyle yapılan reddi hakim talep edildi. Dosya bir üst mahkemeye gönderildi.

2 yılda yapılan 6 duruşma da gergin geçti. Davacı tarafın birçok talebi reddedildi.

3 Mart 2021’deki ikinci duruşmada mahkeme heyeti sanıklar hakkında tutuklama taleplerini reddetti. Sanıklar hakkında, yurt dışına çıkış yasağı dahil adli kontrol tedbiri uygulanmasına, sanıkların duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katılmasına karar verildi.

14 Temmuz 2021’deki üçüncü duruşmada ikisi gizli tanık 5 kişi dinlendi. Gizli tanıklar ilk ifadelerindeki beyanları değiştirdiler ve olayı görmediklerini söylediler.

Mahkeme, TÜBİTAK’a müzekkere yazılarak olay anına ait silinen kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına, dijital kayıtların yurt dışında incelenmek üzere katılan tarafa verilmesine, olay anında görevli tüm polislerin isim listesinin istenmesine karar verdi.

12 Ocak 2022’deki dördüncü duruşmada olayın yaşandığı yerin karşısındaki kebapçının kamerasının hard diskinin boş olduğu ortaya çıktı. Sanıkların tutuklanması talepleri yine reddedildi.

15 Haziran 2022’deki beşinci duruşmada İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün görevlendirdiği iki Mülkiye başmüfettişi ve bir polis başmüfettişinin hazırladığı araştırma raporu 5 yıl sonra dava dosyasına girdi.

59 sayfalık raporda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma ile ilgili bilgi ve belgeleri idari soruşturmayı yapan müfettişlerle paylaşmadığı için bazı konuların raporun kapsamı dışında bırakıldığı bilgisi yer aldı.

Cinayet öncesi takip edilen PKK’li Mahsum Gürkan’ın telefonlarının 2 yıl boyunca İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından dinlendiği de ortaya çıktı.

12 saniyelik kayıp kamera görüntülerinin silinip silinmediği, montaj yapılıp yapılmadığı ya da görüntülerin neden kesik olduğunun sorulması için Adli Tıp Kurumu’na müzekkere yazılmasına karar verildi.

Avukatların, olay yerindeki istihbaratçıların dinlenmesi ve sanık polislerin doğrudan mahkemede dinlenmesi talepleri reddedildi.

Mahkeme heyeti, daha önce Diyarbakır’da yaptığı bir açıklamada “Tahir Elçi cinayeti siyasi bir cinayettir ve mahkeme heyeti çağırırsa ifade veririm” diyen dönemin başbakanı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun dinlenmesine karar verdi.

Ancak 19 Eylül’de taraflara bildirilmeden verilen bir ara kararla, mahkeme, dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle Davutoğlu’nu dinleme kararından vazgeçti.

TAHİR ELÇİ KİMDİR?

Tahir Elçi, ilk ve orta öğrenimini Cizre’de tamamladı. 1991 yılında Diyarbakır Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.1992’de Diyarbakır’da serbest avukatlığa başladı. Ceza ve insan hakları hukuku alanlarında yoğunlaştı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu üyesi olan Elçi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) da kurucularındandı.

1990’lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayetler, köy yakma davalarında mağdurların avukatlığını yaptı.

1994 yılında 26 kişinin ölümüne neden olan Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanması, Lice Davası, Temizöz Davası, Roboski Katliamı gibi pek çok davada avukattı.

Birçok sivil toplum örgütünün kuruluş ve çalışmalarında yer alan Elçi, öldürüldüğünde, iki dönemdir Diyarbakır Barosu Başkanıydı.

Öldürülmeden dakikalar önce yaptığı açıklamada “Silah, çatışma, operasyon istemiyoruz” demişti.

Bu açıklamasından bir süre önce ise CNN Türk televizyonunda yayımlanan Tarafsız Bölge programında “PKK terör örgütü değildir. Bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK, silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan, çok ciddi bir desteği olan bir siyasal harekettir” dediği için “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Elçi’nin 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapsi isteniyordu.

Tahir Elçi 8 yıl önce nasıl öldürüldü, hukuki süreçte son durum ne?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir