escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Pavarotti Munzur Festivaline neden gelmedi?..

Pavarotti Munzur Festivaline neden gelmedi?..

featured

Dersim’de hangi sokağa gitsem festival eleştirisi var…
İl dışında, ya da yurt dışında kim arasa festival ile ilgili yorumu şu:
“Bu kadar boş bir program olur mu?
Bu festivali hazırlayanlar hiç oturup düşünmez mi?
Neden biz hep halkın görüşlerini almıyoruz?
Halk için yaptığın bir etkinlikte halkın görüşleri neden alınmaz..
Neden sokaktaki insana sorulmaz…”

Cevabı şu:

“Çünkü halkı ciddiye almıyor tertip komitesi..
Halk farklı düşüncede onlar farklı düşüncede..
Değişen dünyadan bihaberler..
Gençlik ne istiyor?
Yeni kuşak ne talep ediyor..
Bihaberler…”

Şimdi bir iki Festival toplantısı anısı ile başlayıp bir iki konuya değinmek istiyorum..
Başta belirtmek isterim ki bu bir festival eleştiri yazısıdır…
Festival komitesi toplanır…
İçlerinde bir çok kurum var…
İl belediyesi, ilçe belediyeleri, siyasi partiler ve STK’lar
Toplanma yeri belediye…
Toplantılarda neler yapılmalı konuşulur…
Sonraki toplantılarda öneriler alınır…
Bir festival toplantısında, bir arkadaşımız, festival için tarihi önerilerde bulundu…
Belediye başkanı Hasan Korkmaz da…
“Povarotti ve Fidel Castro’yu bu yıl davet edelim Munzur festivaline” dedi bir arkadaş..
Hasan korkmaz, “Tanıyor musun” dedi “bunları”..
Arkadaş “hayır” dedi..
“Sadece biliyorum kim olduklarını…”
“Adresini biliyor musun yada telefonunu..”
“Hayır bilmiyorum ama buluruz” dedi..
“O zaman sen bu iş ile ilgilen irtibat kur çağır” dedi..
Sonraki toplantılarda bir gelişme olmadı..
Sanırım arkadaş irtibat kurmadı..
Aslında sadece Hasan korkmaz döneminde olmadı bu öneriler..
Pavarotti ve Fidel Castro birçok festival toplantısında önerildi…
Yine Venezüella devlet başkanı Hugo Rafael Chávez önerildi..
Dünyaca ünlü Yunan sanatçı Theodorakis bir çok kez önerildi…
Zülfü Livaneli çok kez önerildi..
Tarkan her festival toplantısında önerilir…

Ama ilginç olan, öneriyi yapanlar da öneriyi alanlar da hiçbir zaman bu kişilere ne ulaştı ne de bir girişimleri oldu…
Songül Erol Abdil Belediye başkanıyla..
Festival toplantısı oldu..
Zaman kısalmıştı..
Öneriler yine havada uçuştu..
Tarkan önerildi, Sezan Aksu önerildi..
Hiçbir zaman kimse Tarkan’a ulaşamadı..

Aslında öneriyi yapanlar Tarkan’ın nerede yaşadığını bile bilmiyordu..
Sırf öneri yapmak için öneri yaptıklarını toplantıya katılan bir çok kişi biliyordu zaten…
Songül Erol Abdul İstanbul’a gitti..
Beyoğlu Unkapanı’nda iki gün dolaşmış Sezan Aksu ile irtibat kuramamıştı..
Milliyet gazetesi o dönem şöyle bir başlık atmıştı;
“Sezen neredesin Tuncelililer seni arıyor”
Sonra bu haberi, nur içinde yatsın, Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık okuyunca devreye girdi ve Sezen Aksu’yu Munzur Festivaline getirdi…
Türkiye’de gündem oldu…

200 bin kişi Sezen Aksu’yu dinlemeye gelmişti…
Türkiye’de bütün gazeteler manşet yaptı..
Televizyonlar önemli haber olarak verdi…
Zerrin Özer, Munzur Festivaline geldi binlerce kişi heyecan ile dinliyordu…
Çok şarkı okudu diye sesini kestiler…
Yani gelen sanatçıların değerini bile bilemedik…
Hasan Saltık neredeyse bütün festivallere önemli katkılarda bulundu..
Birçok sanatçının gelmesini sağladı…
Gelen çok sayıda sanatçının ücretini cebinden ödedi…
Hasan Saltık Dersim tarihinin en önemli karakterlerinden biridir…
Hasan Saltık Dersim 38’in gün ışığına çıkmasını sağladı..
Bütün dünya, Hasan Saltık’ın belgeleri ile Dersim 38 Katliamı gerçeğini öğrendi.
Lakin bir zamanda aramızdan ayrıldı…
Bedenen yok ama yaptıkları ile hep yaşayan gerçek bir müzik filozofu…
Bütün dünya onun önünde sağı ile eğilirken ona ödüller verirken…
Bizim Munzur Festivali tertip komitesi Hasan Saltık ismini bile konuşmadı..
Bu yıl Hasan Saltık’a Munzur Kültür Sanat ödülü verilseydi herkes alkışlamaz mıydı?
Ama tertip komitesinin aklına gelmedi bile…
Dersim’in yüz akı Hasan Saltık’a yapılan bu vefasızlık unutulmaz asla…
Yani o kadar çok eksik var ki…
Ben ilk festival toplantısına katıldı…
Her kesim katıldı…
En az 50 kişi vardı..
Bir çok konu konuşuldu…
Bir yol haritası çizildi…
Ben o ilk toplantıda özetle şu konuşmayı yaptım:
“Bugün herkes burada güzel öneriler yapacak..
Önceki festival dışında daha iyi bir festival önerisinde bulunacak..
Sonraki toplantılarda da bu böyle olacak…
Ama ben şuna inanmak istiyorum…
Halkın tamamını kucaklayacak mı?
Şimdi sunulan öneriler çok iyi ..
Buradaki herkes makul önerilerde bulunuyor..
Ama şu durum olursa ki olacak diye düşünüyorum…
Herkes ilk toplantılarda öneriler yapacak..
Farklı talepleri iletecek..
Tarkan’ı davet edelin diyecekler..
Ama sonuç ‘kimseye ulaşamadık..’
Yani herkes sunduğu öneriye unutacak..
Festivale bir hafta kala…
5 kurum aranacak…
Panelist ismi söyleyin…
Sanatçı ismi söyleyin…”

Ben bunları söyledim ve keşke haksız çıksaydım..
“Bunu yapacaksanız bu toplantıları neden yapıyorsunuz” dedim..
“Hayır böyle olmayacak” dediler..
Sonuç ne oldu biliyor musunuz?.
İnanmayan festival programını açıp okusun..
“Sanatçılar, herkes kendine yakın sanatçıyı ve grubu çağırmış
Panelistler, 5 kurumun temsilcisi..
Tam 22 festivaldir aynı noktadalar…”

Önce Pavarotti ve Fidel Castro önerirler…
Hugo Chávez’i önerirler…
Theodorakis ‘i önerirler..
Zülfü Livaneli’yi önerirler…
Tarkan’ı önerirler…
Hiç biri olmaz..
Sonra 5 kurum oturur anlaşır..
Bir isim sizden bir isim bizden…
Öyle ki 15 festivaldir aralıksız sahne alan sanatçı var..
15 festivaldir aynı panelistler var..
Bir panelist il merkezinde konuşur yetmez ilçelere gider..
Bir sanatçı il merkezinde çıkar yetmez birde ilçelere gider..
Bu halk asla kendi istediklerini..
Kendi tercihlerini..
Bu gençler asla kendi istediklerini..
Kendi dinlemek istediklerini sahnede yada panellerde göremez..

Kentte uyuşturucu almış başını gidiyor..
Tertip komitesi bi haber…

Gençler bu kentte nasıl yaşıyor neler yapıyor…
Tertip komitesi farkında değil..

Bu kentte fiyatlar Bodrum’u Alaçatı’yı geçmiş tertip komitesi sesiz…
Bu kentte yaşlılar ne durumda tertip komitesi duyarsız…
Bu kentin çözüm bekleyen soruları nedir…
Tertip komitesi yine sessiz..

Tertip komitesi ne yapıyor biliyor musunuz?
Son toplantıdan sonra…
Komitede yer alan 5 kurum temsilcileri toplantıdan çıkınca şunu konuşuyorlar aralarında:
“Bu kez bizden bir sanatçı bir panelist diğer kurumlara göre daha fazla…”
Yani Festivalde toplantılarında Tarkan’ı Zülfü Livaneli’yi…
Pavarotti’yi, Fidel Castro’yu önerirler…
Ama en son gün kendilerine yakın sanatçı ve panelistler ile festival programını açıklarlar..
Munzur Festivali bu mantıkla hazırlanır..

Bu halk kimi dinlemek ister, kimlerin konuşmasını ister kimler gelmeli kimsenin umurunda değil…
Halkın görüş ve talepleri asla alınmadan her festival programı hazırlanır…
Şunu da belirtmek isterim..
İsimlerini saymadığım için özür diliyorum..
Dersim’de yıllardır hep halkın içinde olan yerel sanatçılarımız var..
Her daim bu halkın yanındalar…
Muhteşem yorumları var…
Yerel sanatçılarımız neden sahneye çıkarılmıyor..
Neden onların bu kente verdikleri emekler yok sayılıyor…

Yani kısacası…
Halkın kabul etmediği bir festival programı hazırlanmış…
Tertip komitesine;
İyi festivaller…

Pavarotti Munzur Festivaline neden gelmedi?..
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. 23 Temmuz 2024, 15:28

    Sevgili Ferit, eline, beynine sağlık. Getirdiğin eleştiriler yerinde ve doğru. Belediyeler ve festivale destek veren STK’lar ve getirdikleri önerilerle festival programının oluşumuna katkı sunan tüm canlara herşeyden önce teşekürler. Ama neyazık ki seninde programın oluşumuna ve içeriğine yönelik getirdiğin eleştriler geçmişte de bir çok kişi ve kurum tarafından yapılmıştı. Her defasında da bir sonraki yılın programının daha iyi yapılacağına ve getirilen eleştirilerin dikkate alınacağına yönelik açıklamalarla olay kapatılmıştı. Anlaşılan geleler gidenleri aratmıyor. Bugün Dersim nüfusunun on katı Dersim Kökenli Diaspora’da (Türkiye ve Avrupa) yaşamaktadır. Gerek Desim’de ve gerekse Dersim dışında yaşıyan Dersim Kökenlilerin sorunları ne derece festival programıyla tartışmaya açılmaktadır? Bunu sokaktaki vatandaşa sorsalar, seninde belirtiğin gibi çok net cevaplar alacaklardır. Program Dersime özgün sorunları kapsamadığı ve bu sorunların çözümüne yönelik siyasal, sosyal ve kültürel perspektivlerle toplumsal katılımın sağlandığı bir tartışma kültürüne yeni alanlar açılmadığı sürece eski yağda kızartma yapmaktan öteye gitmez. Festivaller bir etkinlik olarak iyi hazırlanmadığında sadece ve sadece aynaya yansıtılan bir gölgeden ibaret kalacaktır.Aynaya yansıtılan gölgeler kalıcı değildir. Festivaller toplumsal değişimin nasıl oalacağı ve yeni fikirlerin tartışıldığı bir araç olmalıdır. Kendimizi tatmin etmekten öteye gidemeyen festival programları toplumsal katılımcılığın önünü aldığı gibi, yeni değerlerinde gün ışığına çıkmasının önünü de tıkamaktadır.Herşeye rağmen güzel bir festival dilerim. Sevgiler Hıdır Eren Çelik

  2. 23 Temmuz 2024, 22:31

    Ama bunu böyle daha ne kadar tartışacağız? Yani neredeyse her yıl festivalle ilgili yazılar yazıyor yorum yapıyoruz. Sonuç yine aynı..

    Bu sene bütçe sorunu vardı diyelim… Her yıl bir takım sorunlar oluyor. Ancak burada önemsenmesi gereken en önemli husus, festivalin mutlaka ekonomik kalkınma veya üretimle bağlantılı olması gerekliliği….

    Örneğin bal ve tulum peyniri üretiminin ve satışlarının olduğu bir döneme denk gelmesi gerekir. Üreticiler ürünleri tanıtabileceği, en iyi ürünün seçilebileceği bir ortam yaratılmalı.. En iyi tulum peyniri hangi üreticiye ait? En iyi balı hangi üretici üretti? Ödüller verilmeli… vb.

    Ama gerçekten kendini sürekli tekrar eden bir hale büründü festival programları…

  3. Keşke Dersimdeki Devleti Temsil eden Kurumlarin Festivali engelleme zorluĝunu.Konaklama ve Konser için neler yaptiklarinida cesaretini toplayip yazsaydin.