Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik girişimi sert ifadelerle eleştirdi. Uçum, yaşananları yalnızca bir siyasi müdahale olarak değil, uluslararası hukukun, kurumların ve küresel düzenin fiilen tasfiye edildiğini gösteren açık bir emperyalist suç olarak niteledi. Mesajında, günümüz dünyasında hukukun yerini çıplak güç ilişkilerinin aldığını vurgulayan Uçum, milli devletlerin artık “emperyalist haydut devlet” tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek anti-emperyalist mücadelenin yükseltilmesi çağrısında bulundu.
Maduro’ya Karşı İşlenen Suç!
1- Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir.
2- Maduro olayı uluslarası hukukun, uluslarası kurumların ve BM’nin tamamen sıfırlandığını bir kez daha ortaya koyan bir suç eylemidir. Yani görünürdeki uluslarası sistemin emperyalist suçlarla tamamen tasfiye edildiği bir kez daha anlaşılmıştır.
3- Maduro olayı günümüzde çıplak güç savaşları dışında hiçbir realitenin olmadığını, saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın ve kurumun bulunmadığını, emperyalist saldırganlığa karşı güce dayalı mücadeleden başka bir seçenek olmadığını çarpıcı şekilde gösteren bir örnektir.
4- Maduro olayı artık günümüz dünyasında hangi mecrada olursa olsun gücü güçle sınırlamaktan, güce güçle karşı koymaktan başka bir varoluş imkanının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
5- Maduro olayı bir kez daha kanıtlamıştır ki emperyalist saldırganlığın bütün amacı dünyanın başta enerji, tüm kaynaklarına hakim olmaktır. Bu amaca ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu, vicdansızlığı ve ahlaksızlığı meşru gören insanlık dışı bir emperyalist zihniyet var. Halen daha tüm bu emperyalist saldırganlıkları hak ve özgürlük sahtekarlığıyla değerlendirmek emperyalizmin ideolojik uşaklığını yapmaktan başka bir şey değildir.
6- Milli devletler birçok açıdan ontolojik tehdit altındadır. Bunlara Maduro olayıyla birlikte ‘emperyalist haydut devlet’ tehditi de görünür şekilde eklenmiştir. Bugün her zamankinden çok daha fazla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek, milli devletlerin anti-emperyalist işbirliğini güçlendirmek gerekiyor.
Başka bir seçenek kalmamıştır.
