Diyarbakır’da yaz aylarının kavurucu sıcakları, ciğer ustalarının işlerini daha da zorlaştırıyor. Şehirdeki popüler ocakbaşı mekanlarında çalışan ustalar, 40 dereceyi aşan sıcaklıkta, kömür ateşiyle ciğer pişirmenin zorluklarıyla başa çıkmak zorunda kalıyor.

Yaz mevsiminde ciğer ocaklarında çalışan ustalar, yüksek sıcaklık ve işin yoğun temposunda özveriyle çalışıyor. Sıcak hava, ocak başında geçirdikleri saatleri daha da zorlaştırıyor, ancak ustalar işlerine olan bağlılıklarını kaybetmeden görevlerini yerine getiriyor.

“Sıcak işimizi etkiliyor ama satışta büyük bir düşüş yok”
1993 yılından beri ciğer ustalığı yapan Nizam Erdin, sıcakların işlerini etkilediğini ancak ciğeri severek yaptıklarını belirtiyor. Erdin, “Bir noktadan sonra ateşle haşır neşir oluyoruz. Yine de işimizi yapmaya devam ediyoruz,” diyor. Yaz aylarında ciğer satışlarında büyük bir düşüş yaşanmadığını vurgulayan Erdin, “Sıcak havalar gün içerisinde ciğer satışını az da olsa etkiliyor ama ilerleyen saatlerde tempoyu yakalıyoruz. Özellikle Ağustos ayında biraz düşüş yaşıyoruz” diye konuştu.

Diyarbakır’ın ciğer kültürü ve ustaların titizliği
Diyarbakır’ın ciğer kültürü, bölgenin en önemli gastronomik unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Sıcak havalara rağmen, ciğer ustaları kömür ateşinde ciğerleri mükemmel bir şekilde pişirmek için titizlikle çalışıyor. Ciğerlerin özel marinasyonu ve pişirilme teknikleri, ustaların yılların deneyimini ve becerisini gözler önüne seriyor. Ustaların bu konudaki deneyimleri, Diyarbakır’ın mutfak kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan ciğerin kalitesini artırıyor.
Yüksek sıcaklıklara rağmen işlerine olan bağlılıklarıyla bilinen bu ciğer ustaları, Diyarbakır’ın mutfak kültürünün yaşatılmasında önemli bir rol oynuyor. Hem işin zorluğu hem de yüksek sıcaklık koşullarına rağmen, bu ustalar, şehrin gastronomik mirasını koruyarak işlerine devam ediyor.
