Bir şehir düşünün; hafızası siliniyor, omurgası kırılıyor, değerleri birer birer ellerinin arasından kayıp gidiyor ve o şehir, bu çöküşü sadece “izliyor”. Malatya, bugün kendi ellerindekine sahip çıkamamanın, var olanı hoyratça kaçırmanın kitabını yazıyor.
Bu sıradan bir gerileme değil; bu, yetişmiş insan gücüne, kurumlarına ve geleceğine sahip çıkamayan bir kentin toplu intiharıdır.
Bölge müdürlükleri birer birer kaydırılırken, bu şehrin en iyi esnafı başka illerde rızık ararken, yetişmiş bürokratın küstürülüp sürülürken siz ne yapıyorsunuz? En iyi doktorların, mühendislerin bu şehirden umudu kesip göç ediyorsa, geriye kalan sadece enkaz yığınıdır.
Bu şehrin markası olan, bir dönemin lezzet durağı Hacı Baba Et Lokantası bile gidiyorsa, durup bir düşünmek lazım. Futbol takımın Süper Lig’den amatöre doğru düşüşe geçmişse, bu sadece bir spor başarısızlığı değil, vizyonsuzluğun sahadaki yansımasıdır.
Yıllardır “geliyor” denilen Hızlı Tren nerede? Kuzey-Güney çevre yolu projesi çoktan bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Üç bin esnafın ekmek yediği koca sanayi sitesini 700 dükkana düşürürken hangi akla hizmet ettiniz? Esnafın ekmeğiyle oynanırken, şehrin ticaret damarları kesilirken sadece seyrediyorsunuz.
Belediye başkanına sokakta küçük bir kız çocuğu “Amca evlerimizi ancak sen yaparsın” demiş… Başkan da kalkmış bu cümleyi bir zafer nişanesi gibi anlatıp övünüyor. O kızı bulamadınız, belki de hiç yoktu ama ortadaki gerçek şu: O evleri belediye değil, TOKİ yapıyor! Ortada bir başarı varsa o da merkezi hükümetindir; yerel yönetimin ise elinde sadece “bulunamayan çocuk” hikayeleri var.
Turizmin adı bile anılmazken, koca tekstil sektörünü tutup bir gazoz markasıyla kıyaslamak, olsa olsa “engin(!) bir ekonomi birikiminin” ürünüdür. On binlerce işçinin alın teriyle dönen, şehre katma değer sağlayan koca bir sektörü, bir içecek markasıyla mukayese etmek bu şehre yapılabilecek en büyük hakarettir. Aradaki işçi sayısı farkını, üretim gücünü görmezden gelmek vizyonsuzluğun zirvesidir.
Malatya her geçen gün kan kaybediyor. Sahip çıkamadığınız her değer, kaçırdığınız her fırsat yarın bu sokaklarda birer pişmanlık olarak yankılanacak. Ama siz, koltuklarınızda oturup bu çöküşü hikayelerle süslemeye devam edin.
Malatya bitiyor, siz sadece seyrediyorsunuz!
