İZMİR – Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yıl dönümü dolayısıyla Çağdaş Eğitim ve Köy Enstitüleri Derneği (ÇEKED) tarafından düzenlenen etkinlikte, eğitim ile sağlık arasındaki tarihsel bağ ve kamusal hizmet anlayışı yeniden gündeme taşındı. Derneğin daha önce duyurduğu dört etkinlikten biri olan “Köy Enstitüleri ve Sağlığın Sosyalleşmesi” paneli, 17 Nisan’da İzmir Konak’taki Na&KiL Kitabevi’nde gerçekleştirildi.
“Köy Enstitüleri Bir Eğitim Modelinden Fazlasıydı”
Panelde konuşan ÇEKED Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Torun, Köy Enstitüleri’nin yalnızca öğretmen yetiştiren kurumlar olmadığını belirterek, köy çocuklarını topluma kazandıran, onları birer “köy önderi” ve “çıplak ayaklı köy hekimi” haline getiren ilerici ve devrimci yapılar olduğunu vurguladı.
Torun, Türkiye genelinde demiryollarına yakın ve tarıma elverişli bölgelerde kurulan 21 Köy Enstitüsü’nün aynı zamanda bulundukları bölgelerde birer sağlık merkezi işlevi gördüğünü ifade etti.
Ancak bu modelin, dönemin siyasi atmosferi ve artan baskılar sonucu zayıflatıldığını belirten Torun, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un görevden alınmasının ardından enstitülerin kapatılma sürecine girdiğini hatırlattı. Enstitüler, sonraki süreçte köy öğretmen okullarına dönüştürülerek 1954 yılında tamamen kapatıldı.

Sağlığın Sosyalleşmesi Yasası: Enstitü Modelinin İzleri
Panelde ayrıca, 1963 yılında Prof. Dr. Nusret Fişek öncülüğünde hayata geçirilen 224 sayılı “Sağlığın Sosyalleşmesi Yasası”nın, Köy Enstitüleri modelinden ilham aldığına dikkat çekildi.
Torun, bu yasanın temelinde sağlık hizmetlerinin en uç noktadan merkeze kadar eşit, planlı ve erişilebilir şekilde sunulması anlayışının yer aldığını belirtti.
Yasanın öne çıkan ilkeleri şöyle sıralandı:
- Sağlık evleri, sağlık ocakları ve hastanelerden oluşan kademeli sistem
- Koruyucu hekimlik ve toplum sağlığı odaklı yaklaşım
- Ekip çalışması ve sürekli eğitim esaslı hizmet modeli
- Herkes için eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti hedefi
- Kırsal alanlara doğrudan ulaşan sağlık hizmetleri
Torun, yasanın hâlen yürürlükte olmasına rağmen işlevini büyük ölçüde yitirdiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Dijital Çağda “Enstitü Ruhu” Vurgusu
Panelin ikinci bölümünde söz alan ÇEKED Yönetim Kurulu Üyesi Uzman Klinik Psikolog Emine Çiçek, “Dijital Çağda Köy Enstitüsü Ruhu” başlıklı sunumunda, Enstitülerin eğitim felsefesinin günümüz gençliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Çiçek, özellikle Z ve Alfa kuşaklarının “bilgi obezitesi” ve “yalnızlaşma” sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Köy Enstitüleri modelinin bu sorunlara karşı güçlü bir referans sunduğunu ifade etti.
Sunumda öne çıkan başlıklar şöyleydi:
- Üretkenlik: Pasif tüketim yerine “iş içinde öğrenme” ile aktif birey modeli
- Bütünsel gelişim: Sanat, edebiyat ve teknik beceriyi birleştiren eğitim yaklaşımı
- Demokratik kültür: Özgür ve yapıcı tartışma ortamı
- Kolektif bilinç: Bireysellik yerine imece ve dayanışma
Çiçek, “Gençlere sadece kod yazmayı değil, o kodu toplumsal fayda için kullanmayı öğretmek gerekir” diyerek Enstitü ruhunun güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Yoğun katılımın olduğu panel, izleyicilerin soru ve katkılarıyla interaktif bir şekilde tamamlandı.

