escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Doğan Halis
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Maraş Katliamı dünde mi kaldı?

Maraş Katliamı dünde mi kaldı?

Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit’in olup bitenlerin ayrımına varmayacak kadar saf olduğunu düşünebilir miyiz? Evet ya da hayır, her iki cevapta vahimdir sonuçları itibariyle.

Maraş Katliamı dünde mi kaldı?

Bundan tam 46 yıl önce Kahramanmaraş’ta 19-24 Aralık 1978’de Anadolu topraklarının gördüğü en vahşi katliamlardan biri yaşanmıştı. Acı olan, Maraş katliamının dünde kalmadığı, katliamı yaratan zihniyet varlığını değişik biçimlerde de olsa hala sürdürüyor. Alevi toplumu; emperyalizmin işbirlikçisi faşist odaklar tarafından hazırlanan her katliam, darbe planları yapıldığın hiç unutulmuyor. Maraş, Sivas, Çorum, Malatya, Elâzığ vb. hemen akla gelen örnekler. Zihniyetin canlı örneklerini ararsanız çok zorlanmazsınız. 

Başlıktaki soruyu yine ben cevaplandırayım. 

Dün dünde kalmadı, hala yaşıyor!

Bugünkü (20 Aralık 2024) BirGün’de konuya ilişkin açıklamada aynı kanıyı güçlendiriyor: “Suriye’de cihatçı çeteler üzerinden ülkemizde de mezhepçi-faşist karanlık kışkırtılıyor. Amerikan güdümlü siyasal İslamcı tek adam rejiminin cihatçı politikaları bu kışkırtmalara zemin oluşturuyor. Yandaş yazarların dilinden Alevi yurttaşlarımıza karşı ayrımcı ifadeler düşmüyor. Sosyal medyada isimsiz bazı hesaplar üzerinden Alevi-Bektaşi inancına yönelik aşağılayıcı, küçümseyici ifadeler pompalanıyor.”

İnsanlıktan çıkmış vahşileşen sıradan ahali tuz alıp ateş verdiği komşusunu, okulda sıra arkadaşını, çarşıdaki esnaf meslektaşını, fabrikada aynı tezgâh başındaki kader arkadaşını salt Alevi olduğu için taşla, sopayla, baltayla ateşle silahlarla katletmişlerdi.

Ecevit gibiler, kanlı bilançoyu hem Maraş’ta hem de Sivas’ta seyrettiler. 

Resmi rakamlara göre 111 kişi yaşamını yitirmiş yüzlerce ev ve işyeri tahrip edilmiş Alevi ve demokrat insanlar için şehir yaşanmaz hale gelmişti. 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. 804 kişi hakkında dava açıldı; sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapisle cezalandırıldı. Toplam 804 kişi hakkında dava açıldı. Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürdü. Sanıklardan 29’u idam, 7’si müebbet, 321’i de 1-24 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldı.

İdam ve müebbet dışında hapse mahkûm edilenlere 1/6 oranında indirim uygulanarak cezalar azaltıldı. Sıkı yönetim mahkemesinin idam kararları da Yargıtay tarafından bozuldu. Katliamın müdahil avukatları Ceyhun Can 10 Eylül 1979’da Halil Sıtkı Güllüoğlu 3 Şubat 1980’de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980’de öldürüldü. Hapse mahkûm edilenlerin cezaları ise 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu ile ertelendi. Hükümlülerin cezalarının ertelenmesinin ardından serbest bırakıldı.

Yıllar sonra Ecevit’in çekmecesinden çıkan bir belge Maraş Katliamının anlık sıradan insanların galeyana gelmesinin bir eseri olmayıp uzun uzun planlanarak gerçekleştirilen profesyonel bir organizasyon olduğunu ortaya koydu. 

Dünün katillerinden bugün demokrasi beklenebilir mi? 

İçinde devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinden kimi unsurların da yer aldığı MHP/Ülkü Ocağı organizasyonu zamanla aşama aşama suyuzüne çıktı. 

Ne var ki daha katillerin ellerinden kan damlarken ve tüm yaşananlar alenen orta yerdeyken Demirel’in söylemiş olduğu ‘bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz’ sözleri bir arka çıkmanın ötesinde anlamlar taşısa gerekir.

Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit’in olup bitenlerin ayrımına varmayacak kadar saf olduğunu düşünebilir miyiz? Evet ya da hayır, her iki cevapta vahimdir sonuçları itibariyle.

Ecevit 26 Aralık 1978 günü Meclis’te ilan ettikleri sıkıyönetimi savunurken kürsüden bir gün öncesinin Günaydın gazetesini göstererek şöyle sesleniyordu: 

‘Değerli arkadaşlarım, Kahramanmaraş’taki olay bir savaş değildi, bir düşman istilası değildi; ama bir savaşın verebileceğinden daha büyük acılar bıraktı hepimizin yüreğinde…’

Ecevit’in gazetede dikkat çektiği resim Maraş Devlet Hastanesinin ameliyathanesinde çekilmişti. 

Resimde bir doktor elinde ayaklarından tuttuğu bir bebek ölüsünü gösteriyor. Ameliyat masasında ise yaşamını yitirmiş bebeğin annesinin cesedi vardı. Manzara savaşlarda bile rastlanmayacak türdendi. 

Yıllar sonra o doktor o resmin çekilmesine neden izin verdiğini şöyle açıklayacaktı:

‘Anne yaralıydı. Hamileydi… Vücudunda üç kurşun vardı. Gelişigüzel ateş etmişlerdi. Bir kurşun arkadan girip karnından çıkmıştı. Bir kurşun yandan girip çıkmıştı. İlk tetkikte bebeğin ölmüş olduğunu anladım. Biz anneyi kurtarmaya çalıştık. Çocuğu aldık. Bir kurşun bebeğin omuriliğinden vurup çıkmıştı. Çok uğraştım ama anneyi kurtaramadım.

Çocuğu alınca gazeteciye gösterdim. Gözyaşlarımı içime akıtarak bu vahşeti bütün dünyaya, bütün insanlara göstermek istedim. Bu insafsızlığı göstermek istedim.’’

Peki insanlık Maraş’ta yaşanan vahşeti gördü mü?

Doktorun insanlığın gözüne sokmak istediği o ölü bebek görüldü mü?

Keşke görülseydi! Bugün insanlığın yüreği kanamazdı…

Eşitsizlik, ayrımcılık hukuksuzluk yaşanmaya devam ettikçe yaralarımız kanamaya devam edecek.

Herkes için adalet, herkes için eşit yurttaşlık hakkı!

Ve herkes için insanların insanca yaşayacağı bir ülke. 

Evet ihtiyacımız olan Maraş’ta katledilen insanların anılmalarını engelleyen değil hep beraber insanlık için gözyaşı döküp döken bir zihniyet…

Ancak ortak gözyaşlarımızın umudu yeşerttiği zaman o bebeği görebiliriz.

Bugüne dönelim: 

Katliamın yaşandığı kent olan Maraş’ta AKP’li Vali bugün ne yapıyor?

“Kahramanmaraş Valiliği, “şehirdeki kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla” 26 Aralık gün bitimine kadar açık hava toplantıları, gösteri ve yürüyüşleri yasaklama kararı alındığını “duyurdu. 

Hakkını teslim edelim:” Ülkenin her yanını Maraş’a döndürülemediyse, faşist katliamlara karşı devrimcilerin Alevi’si Sünni’siyle bütün halkı birleştirerek mücadele etmesinin büyük payı vardır. Bugün eksik olan, bu onuru tekrar yaşamak isteyenlerin eksikliği ve örgütsüzlüğüdür. 

Maraş Katliamı dünde mi kaldı?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir