Ferit Demir/DERSİM – 2017 yılında Tunceli’nin Petek ilçesi ile Hozat İlçesi sınırında yer alan Ergen köyü yolunda Kendisine ait araç içinde göğüs kafesine aldığı iki mermi yarası ile ölü olarak bulunan Onur Sefer(25) soruşturmasının 7 boyunca tamamlanmaması üzerine aile etkin soruşturma yapılmadığı ve hak ihlali yapıldığı iddiası ile dosyayı Anayasa Mahkemesine taşıdı.

6 Mayıs 2017 günü Pertek ilçesi Ardıç köyünden Yalınkaya göyüne gidip orada kız arkadaşı S.İ ile görüştükten bir süre sonra kendisine ait özel araç ile köyüne doğru geri dönüş yapan 25 yaşındaki Onur Sefer Hozat İlçesi sınırları içinde yer alan Ergen Köyü yolunda kullandığı araç içinde göğüs kafesine 2 el ateş edilerek ölü olarak bulundu. İlk anda intihar ettiği düşünülen Onur Sefer’in aracı içinde av tüfeğine ait 2 boş kovan bulunması ve av tüfeğin ile iki el ateş açılması nedeniyle olay cinayet soruşturmasına dönüşse de Jandarma tarafından yürütülen soruşturmada hiçbir ilerleme sağlanmadı. Dosya da Hozat Cumhuriyet savcılığı 2 kez takipsizlik kararı verirken Aile avukatının itirazı sonrası Tunceli Asliye ceza mahkemesi itirazı kabul ederek etkin soruşturma yapılmadığına karar vererek soruşturmanın yeniden yapılmasını talep etti. Hozat Cumhuriyet savcılığının yürüttüğü soruşturmada hala hiçbir ilerleme kaydedilmezken Dosyada şu ana kadar 3 savcının değiştiği ancak erkin bir soruşturmanın yapılmadığı öne sürüldü.
Onur Sefer soruşturmasının Avukatı Cihan Ezer MunzurPres Muhabirine yaptığı açıklamada Onur Sefer soruşturmasında anlamadıkları bir şekilde dosyanın zaman aşımına bırakılmak istediğini ve aradan geçen 7 yıla rağmen savcıların etkin bir soruşturma yürütmediğini belirterek şunları söyledi; “ Bugüne kadar soruşturma dosyasında hala toplanamayan belgeler var. Dosya 7 yılda 3 savcı değiştirdi hala bir kişi gözaltına alınarak sorgulanmadı. Onur Sefer’in en son görüştüğü kız arkadaşı S.İ 3 defa ifade değiştirdi dosyada şüpheliler var ancak savcı bunları gözaltına alıp sorgulamıyor. Onur’un kız arkadaşı ve en son görüştüğü tartıştığı S.İ birçok defa ifadesini değiştirmiş. En son Onur’un kendisine tecavüz ettiğini iddia etmiş. Bu durumda olayın bir cinayet olma olasılığı yüksek olmasına rağmen soruşturma etkin yürütülmemiş ve yürütülmüyor. HTS kayıtları incelenmiyor ve Onur o gün birçok kişi ile yoğun bir telefon trafiği yaşıyor ama bu durumlar ciddi bir şekilde soruşturulmuyor.”

Avukat Cihan Ezer Savcıların dosayı neden tozlu raflara bıraktıklarını anlamak mümkün değiy diyerek açıklamasına şöyle devam eti; Biz dosyanın içeriğini 2022 yılına kadar görmedik dolayısı ile müdahele edemedik. Çünkü dosyada 2022 yılına kadar gizlilik kararı vardı. Gizlilik kararı güya etkin soruşturma için verilmiş ama hiçbir belge bilgi delil toplanmamış soruşturma etkin yürütülmemiş, şüpheliler gözaltına dahi alınmamış. Onur Sefer’in kız arkadaşı 3 defa ifade değiştiriyor ve en sonunda onur bana tecavüz ediyor demesine rağmen ve Onur’un aracında 2 boş kovan bulunması ve silah ile 2 el ateş edilmesine rağmen kız arkadaşı gözaltına alınıp sorgulanmıyor. Araç içinde olay günü olay yeri inceleme ekipleri çok iyi bir inceleme yapmadıkları da ortada bu durumda soruşturma bilinçli olarak geciktiriliyor bunun nedenini anlamak mümkün değil. Bizim itirazımız üzerine mahkeme ek kavuşturma kararı vererek soruşturmanın etkin yapılmadığına hükmederek soruşturmanın yeniden yapılmasına karar verdi ancak soruşturma ısrarla etkin bir şekilde yapılmıyor.”
DOSYAYI ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞIDIK
Ailenin Avukatı Cihan Ezer Dosyayı hak ihlali gerekçesi ile anayasa mahkemesine taşıdıklarını belirterek sözlerini şöyle tamamladı; “ Onur Sefer Soruşturmasında 7 yıl geride kalacak ama hala etkin bir soruşturma yapılmadığı, dediler toplanmıyor ortada duran bir gerçek. Dosyada 2022 yılına kadar gizlilik kararı vardı ve hiçbir müdahalemiz olmadı, gizlilik kararı neden verildi bunun gerekçesini bile açıklayamıyorlar. Kavuşturma yer yoktur kararına itiraz ettik, etkin soruşturmanın yapılmadığı delillerin toplanmadı, paralel telefon dinlemelerin toplanmadığını belirttik mahkeme bizi haklı buldu ve ek kavuşturma yapılmasını talep etti. Soruşturma dosyası yeniden açıldı ama savcı hala paralel telefon görüşmelerini toplamamak için direniyor. Dosyada sanık ve şüpheliler belli ancak hiçbir gözaltı yok, olayı çözmek için değil dosyayı kapatmak için çaba var. Olay belli failler belli, Onur’un kız arkadaşı S.İ birçok defa ifade değişiyor ve en son onur bana tecavüz etti demesine rağmen savcı soruşturmayı bu yönde derinleştirmiyor. Bunların dışında birçok eksiklik ve toplanamayan deliler var ve biz artık hakkımızı Anayasa Mahkemesinde aramak zorunda kaldık. Bir soruşturma nasıl 7 yılda tamamlanamaz bu kabul edilir bir durum değil. Şimdi Dosya Anayasa Mahkemesinde ve Anayasa Mahkemesi doğru bir karar verecektir biz bundan eminiz.”

[…] Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Ceza Kanunu’nun 220/6. fıkrasındaki “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır” hükmünü, “Anayasa’ya aykırılık” gerekçesiyle iptal etti. […]